Bartın Cumhuriyet Başsavcılığınca Amasra’da maden ocağında meydana gelen patlamaya ilişkin haklarında gözaltı kararı verilen 25 şüpheliden …

Bartın Cumhuriyet Başsavcılığınca Amasra’da maden ocağında meydana gelen patlamaya ilişkin haklarında gözaltı kararı verilen 25 şüpheliden aralarında Kuruluş Müdürü Cihat Özdemir’in de bulunduğu 24’ünün İlçe Emniyet Müdürlüğündeki süreçleri sürüyor. Konuyla ilgili tartışmalar sürerken Çağdaş Hukukçular Derneği (ÇHD) bahse ilişkin bir müşahede raporu yayımladı.
Çağdaş Hukukçular Derneği (ÇHD), mevzuya ilişkin yayımladığı raporda, “İlk andan itibaren sorumluların cezalandırılması için Soma’da, Ermenek’te, Hendek’te, Çorlu’da edindiğimiz adalet gayreti tecrübemizle katliamın yaşandığı bölgedeyiz. İlk günden itibaren dilekçelerimizle ve alandaki faal katılımımızla soruşturmanın aktif şekilde yürütülmesi ve gerçek sorumluların tespiti için mücadele ettik ve etmeye devam edeceğiz” sözleri kullanıldı.
Yayımlanan raporda, hakkında gözaltı kararı verilmeyen malzeme başmühendisi ve 3 iş sağlığı güvenliği uzmanının da soruşturmaya dahil edilmesi gerektiği belirtildi.
ÇHD tarafından yayımlanan raporda şu tabirlere yer verildi:
“14.10.2022 günü Türkiye Taşkömürü Kurumu ait Amasra Taşkömürü İşletme Müessesesi’nde yaşanan katliamda 41 madenci hayatını kaybetmiştir. İlk andan itibaren sorumluların cezalandırılması için Soma’da, Ermenek’te, Hendek’te, Çorlu’da edindiğimiz adalet çabası tecrübemizle katliamın yaşandığı bölgedeyiz. İlk günden itibaren dilekçelerimizle ve alandaki etkin katılımımızla soruşturmanın faal şekilde yürütülmesi ve gerçek sorumluların tespiti için mücadele ettik ve etmeye devam edeceğiz.
“25 şüphelinin, kolluktaki gözaltı ve ifade süreçleri devam etmektedir”
27 Ekim 2022 tarihinde akşam saatlerinde Amasra Cumhuriyet Savcılığı, içinde kuruluş müdürünün de bulunduğu 25 kişi hakkında gözaltı kararı vermiş olup şüphelilerin kolluktaki gözaltı ve ifade süreçleri devam etmektedir.
18 ve 19.10.2022 tarihinde gerçekleşen ve katılım gösterdiğimiz keşif sırasında aynı Kuruluşta görevli yöneticilerin ocak hakkındaki bilgisine başvurulmuştur. Kuruluş çalışanları tarafından patlamanın nedeninin özetle; -320 kalın damar kotunda ilerleme sağlamak için yapılan dinamit patlatması sırasında emekçi yanlışından kaynaklı olduğu ifade edilmiştir. Kurumda görevli mühendislerin keşfin ilerleyen kademelerinde verdikleri; havalandırma kıymetleri, sensör yerleri ve isimlendirmeleri konusundaki bilgilerin de gerçekle uyuşmadığı görülmüştür. Aldatıcı bu beyanların bir kısmı keşif esnasında tarafımızca tespit edilerek tutanak altına alınması sağlanmıştır.
“Keşif sırasında verilen bilgilerin tamamen gerçek dışı olduğu sonucuna ulaşıldı”
Ölü muayene tutanakları, şahit ve müşteki beyanları, keşif müşahedelerimiz bir ortada değerlendirildiğinde keşif sırasında verilen bilgilerin tamamen gerçek dışı olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Patlama sonucu hayatını kaybeden ve yaralanan emekçilerin can kaybı muayene tutanaklarında genel vücut travmasına bağlı kırıklar, künt baş travması, yanık ve karbonmonoksit zehirlenmesi vefat sebepleri olarak tespit edilmiştir. Tespit edilen vefat nedenleri, şahit beyanları ve hayatını kaybedenlerin ocak içinde bulundukları yerler bir ortada değerlendirildiğinde patlamanın merkezi/merkezleri ve tesir alanları konusunda ön bir kestirim yapmak mümkün görünmektedir.
Kırık ve yanık nedeniyle hayatını kaybedenlerin patlama bölgesinde ve/veya yakınında olduğu, Karbonmonoksit zehirlenmesi nedeniyle hayatını kaybedenlerin ise patlama sonrasında yayılan zehirli gazların etkilendiği düşünüldüğünde, keşif sırasında bilgisine başvurulan kuruluş yetkililerinin olay anlatımının tamamen gerçek dışı olduğu görülmektedir. -350 Tavan Damar hattında çalışan 8 personelden 7 si hayatını kaybetmiş ve 1 emekçi ağır yaralı olarak kurtarılmıştır. Bu bölgede vefat edenlerin vefat nedenlerinin yüklü olarak kırık ve yanık olduğu tespit edilmiştir. Yaralı kurtarılan 1 kişi ise tanınmayacak derecede yanık nedeniyle hastanede ağır bakımda tedavi görmektedir.
-350 Tavan Damar’dan itibaren -350 1. Rekup – 9. Bant – doğrultusunda hayatını kaybeden çalışanlarda kafatası parçalanması, kemik kırıkları ve önemli yanıkların gözlendiği, yinehat üzerindeki -300 Desandre başından alınan emekçilerde de benzer şekilde kemik kırıklarının mevcut olduğu, bu kavşak temasındaki -300 1. Rekup Lağım bölgesinden ve 6. Bant’tan alınan iki çalışanda de geniş yanıklar ve modüllü kemik kırıkları ve kopmalar olduğu görülmüştür.
“Meydana gelen katliamın kişisel bir kusurdan kaynaklandığının kabul edilmesinin mümkün olmadığını göstermektedir”
Katliamın gerçekleştiği andan itibaren gerek dosya kapsamında elde edilen dokümanlar, gerek alandaki müşahedelerimiz ve diğer araştırmalarımız; meydana gelen katliamın ferdi bir yanılgıdan kaynaklandığının kabul edilmesinin mümkün olmadığını göstermektedir. Tam tersine çalışılan kömür damarlarındaki yüksek metan riski bilinmesine karşın; 2018 yılından bugüne planlaması yapılan ana nefeslik modernizasyon projesinin sürüncemede bırakılarak gerçekleştirilmemesi, kömür tozu kaynaklı riskler bilinmesine ve uyarılmasına karşın patlayıcı kömür tozuna dair tedbir alınmaması, çalışma alanlarında taş tozu kullanılmaması, emekçi sayısının kâfi düzeye çıkartılmayıp ocak içi inançlı çalışma dinamiğinin sağlanmaması, iş güvenliği sıkıntılarının giderilmemesi aynıi işletme gereklerine uygun olarak yapılmayan meselelere karşı kayıtsız kalınmıştır. Bu durum TTK yetkililerince çizilmeye çalışılan tablonun tersine katliam sebebinin, sistematik altyapı eksiklikleri olduğunu, katliamın öngörülen risklere rağmen tespit edilen yapısal problemlerin çözülmemesi nedeniyle gerçekleşmiş olduğunu göstermektedir.
Bu nedenlerle Amasra Cumhuriyet Savcılığı tarafından başlatılan soruşturmanın genişletilerek en başta Türkiye Taş Kömürü İşletmesi’nin çeşitli yönetim ve karar alma sistemlerinde görevlilerin soruşturmaya dahil edilmesi gerekir. Enerji Bakanlığı ve MAPEG (Maden ve Petrol İşleri Genel Müdürlüğü), Çalışma Bakanlığı yetkililerinin de çeşitli biçimlerde kusur ve sorumlulukları bulunmaktadır. Bu sebeple soruşturmanın bir an önce bu yetkilileri de kapsayacak şekilde genişletilmesi gerekmektedir. TTK Yönetim Kurulu Başkanı Kazım Eroğlu, TTK Teftiş Kurulu Başkanı Hayrullah Çakmak, TTK Genel Müdür Yardımcısı, Ercan Gebeş, TTK Genel Müdür Yardımcısı Muharrem Kiraz başta olmak üzere diğer görevliler hakkında süreçlerin başlatılması gerekmektedir. Tarafımızdan belirtilen şahıslar ve denetleme sorumluluğu tespit edilecek bireyler hakkında tutuklama önlemi de dahil olmak üzere gerekli adli denetim önlemlerinin alınması talepli dilekçeler soruşturma evrakına sunulmuştur.
“Hakkında gözaltı kararı verilmeyen gereç başmühendisi ve 3 iş sağlığı güvenliği uzmanının soruşturmaya dahil edilmesi gerekmekte”
Özellikle keşif esnasında uzman heyetine, savcılığa ve bizlere karşı; olayın mümkün gelişimine, bedeninde kırık olan personellerin yerlerine, ocakta bulunan sensör yerleri ve verilerine dair alenen palavra söyleyen; İşletme müdürü Selçuk Ekmekçi, Kuruluş müdürü Cihat Özdemir, İş Sağlığı Güvenliği Başmühendisi, Üretim Başmühendisleri, Elektro mekanik Başmühendisi, Kuruluş Müdür Yardımcıları pozisyonları prestiji ile kanıtları karartabilecekleri ve soruşturmayı yönlendirebilecek davranışlarda bulundukları/bulunabilecekleri, olayın oluş biçiminin aydınlatılmasına mahzur olabilecekleri, ocakta çalışmaya devam eden personellerin benzeyenzamanda şahit olmaları sebebiyle amir konumlarını kullanarak şahitler üzerinde tesirde bulunabilecekleri dikkate alınarak biran önce tutuklanmaları gerekir.
Hakkında gözaltı kararı verilmeyen gereç başmühendisi ve 3 iş sağlığı güvenliği uzmanının soruşturmaya dahil edilmesi ve gerekli önlemlerin uygulanması gerekmektedir.”