enflasyonemeklilikötvdövizakpchpmhp
DOLAR
44,9214
EURO
52,7054
ALTIN
6.829,56
BIST
14.335,49
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul
Az Bulutlu
15°C
İstanbul
15°C
Az Bulutlu
Cuma Parçalı Bulutlu
17°C
Cumartesi Açık
21°C
Pazar Açık
20°C
Pazartesi Parçalı Bulutlu
17°C

İran’da idam kararları: Yargılananlara savunma için 15 dakika veriliyor

İran’da idam kararları: Yargılananlara savunma için 15 dakika veriliyor

İran’da idam kararları: Yargılananlara savunma için 15 dakika veriliyor
16.01.2023 08:26
33
A+
A-

Maryam Afshang
BBC Farsça

7 Ocak’ta idam edilen 22 yaşındaki Muhammed’in öyküsü ve yargılanma süreci, İran’da yargılamaların ve idam cezalarının aksiyonlara karşı nasıl kullanıldığını da gözler önüne seriyor.

İran’da Mahsa Amini’nin ahlak polisi tarafından gözaltındayken ölümü sonrası başlayan protesto şovlarına katılanlar idam cezası tehdidiyle karşı karşıya.

İran İnsan Hakları Aksiyoncuları Haber Ajansı’na (HRANA) göre, şimdiye kadar 22 kişi hareketlerle bağlatılı olarak idam cezasına çarptırıldı, dört kişinin cezası infaz edildi.

Son olarak 7 Ocak’ta 22 yaşındaki karate şampiyonu Muhammed Mehdi Karami, idam edildi.

BBC Farsça Servisi’nin edindiği bilgiye göre, Muhammed’e kendisini savunmak için sadece 15 dakikadan az süre verildi.

Gözaltına alındıktan 65 gün sonra idam edilen Muhammed’in idam cezasına çarptırılması, İran’da otoritelerin protestocuları caydırmak için mahkemeleri nasıl kullandığını ortaya koyuyor.

Son olarak İngiltere için casusluk yapmakla suçlanan eski savunma bakan yardımcısı Ali İstek Akbari’nin idam edilmesi, dünya genelinden tepki topladı ve birçok ülke tarafından kınandı.

“Casusluk” suçlaması ve protesto eylemleri arasında bir münasebet olmasa da, Akbari’nin hücre cezasına çarptırılması ve zor yoluyla ‘suçunu itiraf etmesi’, diğer hareketçilerin yaşadıklarına benziyor. 

‘Anneme bir şey söyleme’

İdam edilen 22 yaşındaki Muhammed Mehdi, Tahran yakınlarındaki Kerec’de, paramiliter Besiç güçlerinin üyesi olan bir güvenlik görevlisinin öldürülmesiyle ilişkili olarak yakalanmıştı.

Söz konusu olayla ilgili suçlanan 16 bireyden birisiydi. Tüm şüpheliler 3 gün boyunca Kerec’deki mahkemede yargılandı.

İran’da yargılananlar bir avukatla temsil ediliyor fakat bunun benzeri olaylarda ve casusluk suçlamalarında, bu temsil genelde “bağımsız” olmuyor. Mahkeme, yargı otoritelerinin onayladığı listeden bir avukatı davaya atıyor.

Gazetecilerin ve ailelerin mahkemeyi izlemesine ise izin verilmiyor. Mahkemede neler yaşandığına dair tek görüntü, yetkililerin düzenleyerek yayınladığı bir video oluyor.

Bu duruşmadan yayınlanan görüntüde Muhammed Mehdi, telaşlı görünüyor. Güvenlik görevlisinin başına taşla vurduğunu itiraf ediyor.

Mahkemenin davaya atadığı avukat, bununla ilgili bir itirazda bulunmadan, hakimin Muhammed’i “affetmesini” istiyor. Muhammed ise “kandırıldığını” söyleyip yerine oturuyor.

Ardından vefat cezasına çarptırılıyor.

Normalde aile üyeleri sessiz kalma baskısına maruz kalıyor. Lakin Muhammed’in sokaklarda mendil satan babası Maşaallah Karami, İran gazetesi Etemad’a konuştu.

Babası, Muhammed’in idam cezasına çarptırıldığı gün, gözyaşları içerisinde kendisini aradığını aktardı. Muhammed telefonda şunları söyledi:

“Baba, cezamızı kestiler. Benimki idam. Anneme bir şey söyleme.”

Babası, Muhammed’in saf olduğuna inandığını söyledi.

Ardından sosyal medyada ‘1500 tasvir’ (1500 resim) isimli anonim bir hesap, Muhammed Mehdi’nin işkenceye uğradığına ilişkin bilgiler paylaştı.

Hesapta, Muhammed’in bir görüşmede ailesine, gardiyanlar tarafından dövüldüğünü ve bayıltıldığını söylediği aktarıldı.

Muhammed’in öldüğünü sanan gardiyanlar onu uzak bir bölgeye bıraktı lakin sonradan hala hayatta olduğu fark edildi.

Muhammed, güvenlik vazifelilerinin kendisini tecavüzle tehdit ettiğini ve “her gün genital bölgelerine dokunduklarını” da açıkladı.

Yargıda süreç nasıl işliyor?

İran’da mahkemelerden birinin verdiği idam cezası, Temyiz Mahkemesi’ne gönderiliyor. Üst mahkeme kararı onaylasa bile buna itiraz edilebiliyor.

Muhammed’in babası, verdiği röportajda, devletin atadığı avukata birkaç kere ulaşmaya çalıştığını fakat karşılık alamadığını söyledi.

Aile daha sonra İran’ın önde gelen insan hakları avukatlarından Muhammed Hüseyin Aghasi ile temasa geçti.

Aghasi, “Muhammed beni cezaevinden üç sefer aradı ve onu savunmamı istedi. Ailesi de aynı talepte bulundu” diyor.

Avukat, yerel mahkemeye ve akabinde üst mahkemeye başvurdu fakat yer evrede, müracaatları yoksayıldı yahut reddedildi.

İranlı yetkililer, bu yargılamaların protestocuları caydırma amaçladığı taşıdığını tekraren kere dile getirdiler.

Savunmasız bırakılan ‘zanlılar’

Kerec’de idam edilen Muhammed Hüseyni de aynı bir yargı sürecinden geçti.

Ailesi hayatta olmadığı için sosyal medyadaki kampanyalarda “Hepimiz Muhammed’in ailesiyiz” sloganı kullanıldı.

BBC Farsça Servisi, zanlının bipolar bozukluğa sahip olduğunu öğrendi.

Öte yandan Muhammed Hüseyni, bağımsız bir avukatla savunma yapmayı başardı.

Avukat Ali Şerifzade Ardakani, onu cezaevinde ziyaret etti ve akabinde şu tweet’i attı:

“Ziyaret boyunca ağladı. İşkenceyi anlattı, elleri bağlı şekilde dövüldüğünü, gözlerinin bağlandığını, başına tekme atıldığını, şuurunu kaybettiğini söyledi.”

Avukat Ardakani, “Suçu işlediğine dönük itiraflar işkence altında elde edildi ve yasal geçerliliği yoktur” dedi.

Temyiz Mahkemesi’ne itiraz eden avukat, mahkemeye 7 Ocak’ta çağrıldı.

Ancak yola çıktığı sırada, Muhammed Hüseyni’nin asılarak idam edildiğini öğrendi.

Ardından avukat da gözaltına alındı lakin kefaletle serbest bırakıldı.

İnsan hakları örgütleri, ‘zor yoluyla alınmış itiraflara’ ve söylediği söz edilen duruşmalara tepki gösteriyor.

BBC Farsça, devletin atadığı avukatların her zaman’sorgu yargıcı’ gibi davrandığı, zanlıları savunmadığı bilgisini aldı.

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.