enflasyonemeklilikötvdövizakpchpmhp
DOLAR
46,0948
EURO
53,2071
ALTIN
6.399,99
BIST
13.726,78
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul
Açık
28°C
İstanbul
28°C
Açık
Salı Çok Bulutlu
25°C
Çarşamba Parçalı Bulutlu
26°C
Perşembe Parçalı Bulutlu
27°C
Cuma Açık
27°C

Tuncer Bakırhan: Söylüyoruz ama iktidar bildiğini okuyor; kapıları kırarak, yargı sopasıyla muhalefeti dizayn etmenin hiç kimseye yararı yok!

DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan, “Kapıları kırarak, yargı sopasıyla muhalefeti dizayn ederek cezaevlerini seçilmişlerle düşünceyi ve ifadelerini açıklayan insanlarla doldurmanın ne bu ülkeye ne de bu ülkede 86 milyondan hiç kimseye bir …

Tuncer Bakırhan: Söylüyoruz ama iktidar bildiğini okuyor; kapıları kırarak, yargı sopasıyla muhalefeti dizayn etmenin hiç kimseye yararı yok!
08.06.2026 16:00
0
A+
A-

DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan, “Kapıları kırarak, yargı sopasıyla muhalefeti dizayn ederek cezaevlerini seçilmişlerle düşünceyi ve ifadelerini açıklayan insanlarla doldurmanın ne bu ülkeye ne de bu ülkede 86 milyondan hiç kimseye bir yararı olmadığını belirtmek istiyoruz” dedi. “Söylüyoruz ama iktidar bildiğini okumaya devam ediyor” ifadelerini kullanan Bakırhan, süreç için yasal adımların atılması çağrısında bulunurken demokratikleşme vurgusu da yaptı, “Yeni dönemde iktidarın hazırlayacağı bütün yasalar, yerel demokrasiyi gözeterek geçirilmeli” dedi.

Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi Eş Genel Başkanı Bakırhan, partisince Diyarbakır’da düzenlenen Demokratik Yerel Yönetimler Konferansı’na katıldı. İki gün sürecek konferansın açılış konuşmasını yapan Bakırhan, gündeme ilişkin olarak değerlendirmede bulundu. PKK lideri Abdullah Öcalan da Demokratik Yerel Yönetimler Konferansı’na mesaj gönderdi.

Abdullah Öcalan: Demokrasinin bu denli kolayca inkar edilebildiği bir ülkede hiçbir sorun çözülemez

Türkiye en krizli dönemlerinden birisinden geçtiğini söyleyen Bakırhan, “Maalesef bir türlü düzelmedi. İktidara gelen muhalefet ile hesaplaşıyor. Bir öncekisiyle hesaplaşıyor. O kadar haksızlık ve ucuzluklar ortaya çıkıyor ki artık bunu örtmek zorlaşıyor” diye konuştu.

“Cezaevleri, devr-i sabıklarla dolu”

Bu ülkede devr-i sabık döneminin artık kapatılması gerektiğini bildiren Bakırhan, “Devr-i sabık bu ülkeye çok şey kaybettirdi. Bu ülkenin demokrasisine çok şey kaybettirdi. Cezaevleri, devr-i sabıklarla dolu. Yargılama dosyalarının çoğu devr-i sabık dosyalarıdır. Artık devr-i sabık yerine demokrasi devrine geçmemiz gereken bir dönemde, bir yüzyılda yaşadığımızı buradan belirtmek istiyoruz. Yine yakın dönemde birlikte izledik. Bu devr-i sabık sürecinin örneklerinden birisiydi” ifadelerini kullandı.

“Söylüyoruz ama iktidar bildiğini okumaya devam ediyor”

Cumhuriyet Halk Partisi Genel Merkezi’ne yapılan polis müdahalesine tepkisini yineleyen Bakırhan, şunları kaydetti:

“Geçmişte biz çokça yaşadık. Çokça kapımızı çaldı TOMA’lar, kapı kırmalar. Hemen geçmiş günlerde de ana muhalefet partisinin kapılarına TOMA’lar dayandı. O kapılar işte balyozlarla kırılarak içeri girildi. Biz artık partilerin kapısına TOMA’lar değil, özgür siyasetin gitmesini, o kapıların özgür siyasete açık olması gerektiğini söylüyoruz. Söylüyoruz ama iktidar bildiğini okumaya devam ediyor. Türkiye için çok önemli, aslında kısaca özetlersek Türkiye için güçlü bir demokrasiye ihtiyaç var. Kürtler için de onurlu bir barışa ihtiyaç var. Bu iktidarın bunların yolunu açacak pratikler içerisinde olması gerektiğini bir kez daha buradan, Amed’den, belirtmek istiyoruz. Kapıları kırarak, yargı sopasıyla muhalefeti dizayn ederek, cezaevlerini seçilmişlerle düşünceyi ve ifadelerini açıklayan insanlarla doldurmanın ne bu ülkeye ne de bu ülkede 86 milyondan hiç kimseye bir yararı olmadığını belirtmek istiyoruz.”

Bakırhan’dan CHP’ye yönelik müdahaleye tepki: Bugün bir partinin kapısını kıran anlayış, yarın bütün siyasetin kapısına dayanır!

Bakırhan: Barışın yolu sadece Kürtlerle değil, muhalefetle de barışmaktan geçiyor

“Bir taraftan yasal adımların, diğer taraftan demokratikleşme adımlarının atılması gerekiyor”

Tuncer Bakırhan, konuşmasında çözüm sürecine de değinerek, şunları söyledi:

“Önemli bir süreç demokratik entegrasyon süreci diyoruz. Bunu demokratik entegrasyon, demokratik bütünleşme olarak da tanımlayabiliriz. Kürtler 100 yıl sonra kendi dili ve kimliğiyle yerel iradesiyle birlikte demokratik bir şekilde bu Cumhuriyeti demokratikleştirerek entegre olmak istiyor. Bunun önünde engeller yok değil. Bunun önündeki engelleri birlikte zaten izliyoruz. Ama bu konuda kararlılığımız devam ediyor. Türkiye bugüne kadar yaşamış olduğu kronikleşmiş sorunlarını ancak bu biçimde demokratik yol ve yöntemlerle aşabilir. Bir taraftan başlayan demokratik toplum ve barış sürecini ilerletmek için gerekli olan yasal adımları atması gerekiyor. Diğer taraftan da eş zamanlı olarak demokratikleşme adımlarının da atılması gerekiyor bu kronikleşmiş sorunun çözümü için.

“Toplum, iktidarın kararlı olmadığını, inandırıcı olmadığını belirtiyor”

Biz geçmişten beri aslında bu süreçlere hazır bir siyasi partiyiz. En zor dönemlerde bile barış dedik, demokrasi dedik. Bunun mücadelesini yürüttük. Ama iktidar buna ne kadar hazır, onu kestirmek biraz zor. Aksine topluma sorduğumuz zaman iktidarın bu konuda kararlı olmadığını, bu konuda inandırıcı olmadığını belirtiyorlar. Bunun sebepleri olarak da yasal adımları gerektirmeyen sadece bir bakanın iktidar bürokrasisi talimatıyla birlikte hayata geçirilecek olan kimi şeylerin yapılmadığını insanlar belirtiyor. Haklılar.

“Kayyım hukuksuzluğu hala devam ediyor, bu siyasetin ayıbı”

AİHM, AYM kararlarının uygulanmaması gerçekten bir ayıptır artık. Altına imza attığınız uluslararası sözleşmeler, ulusal hukukunuzun bu genel hukukun kararlarına uyacağını zaten belirtmiş. Yani bir hukuksuzluk hala devam ediyor. Selahattin Demirtaşların, Figen Yüksekdağların, Selçuk Mızraklıların içerideki bütün seçilmiş arkadaşlarımızın bırakılmama sebebi de bu kararların uygulanmamasıdır. Yine söylendi, tekrar etmekte yarar var. Kayyım hukuksuzluğu hala devam ediyor. Bu siyasetin bir ayıbıdır.”

“Tekçi, katı merkeziyetçi devlet, halkın haklarını da engelliyor”

Bakırhan, kayyım uygulamasının, halkın hak ve özgürlüklerini engellediğini belirterek, şöyle konuştu:

“Bu 2 ayda bir uzatılan bu kararların bir bakan tarafından uzatılmayarak seçilmiş yöneticilerin görevlerine dönebilecekleri bir zemin varken bunu hala uygulamıyor olmaları da bir ayıp olarak tarafımızdan değerlendiriliyor ve bir an önce AYM kararları ve bu kayyım gasbının da ortadan kaldırılması gerektiğini belirtmek istiyorum. Tekçi, katı merkeziyetçi devlet sadece demokrasiye engel değil, aynı zamanda cumhurun haklarını da engelliyor. Yani halkın hak ve özgürlüklerini de engelliyor. Bir yüzyıl daha biz bu katı, tekçi merkeziyetçi sistemle yaşamayacağımızı artık bu ülkenin bu katı merkeziyetçi sistemle yol almayacağını bir kez daha belirtmek istiyorum. Bu yüzyıl, demokratik Cumhuriyet yüzyılıdır. Sayın Öcalan da bütün görüşmelerinde bunu defaatle dile getirdi. Demokratik krizi aşmak için bu yüzyılda biraz önce söylemiş olduğum gibi demokratikleşme ve demokratik toplum ve barış sürecine ilişkin adımların atılması gerekiyor.

“İktidardan bir imtiyaz beklemiyoruz, buna tenezzül de etmeyiz”

İlk yüzyılda cumhuriyeti halktan kopardılar. Kürtlerden, Alevilerden farklı inanç ve haklardan kopardılar. Demokrasiden kopardılar. Şimdi bizim bugün burada yaptığımız gibi biz bu yüzyılda halklarla İnançlarla birlikte bu cumhuriyetin eksik kalan ayağını tamamlamaya çalışıyoruz. Şimdi biz iktidardan bir imtiyaz beklemiyoruz. Böyle bir talebimiz yok. Yani buna tenezzül de etmeyiz. Biz sadece iktidarın özellikle bölge belediyeleri, DEM Parti belediyeleri üzerindeki ayrımcı politikalarından vazgeçmesi gerektiğini belirtmek istiyorum. Bu sabah Amed Büyükşehir Belediye Eş Başkanlarımızla sohbet ettik. Hizmetler gelip bir yerlere takılıyor. Lütfen bu konuda artık siyasi iktidar bu ayrımcı politikaları, bu ötekileştiren bu muhalefetin hizmetlerini engelleyen bu durumdan vazgeçmelidir.

“Yeni dönemde iktidarın hazırlayacağı bütün yasalar yerel demokrasiyi gözeterek geçirilmeli”

Ne yerel demokrasinin güçlenmesi için bir şey yapıyorlar ne de gerçekten yerelin iradesini esas alıyorlar. Oysa yerel demokrasinin güçlenmesi aslında Ankara’yı da güçlendirir, iktidarı da güçlendirir. Yerel demokrasinin gelişmesi Türkiye’nin bu kronikleşmiş sorunlardan çıkması için en önemli demokratik formüllerden birisidir. Buradan da aynı zamanda iktidara çağrımız olarak bunu dile getiriyoruz. Yeni dönemde iktidarın hazırlayacağı bütün yasalar yerel demokrasiyi gözeterek geçirilmelidir. Yerel demokrasinin gelişmesine hizmet etmelidir. Evet, belki bunlar çok zor gözüküyor ama biz bunları dillendirmeye, bunları dile getirmeye devam edeceğiz.”

“İktidar, Avrupa Yerel Yönetimler Özerlik Şartı’na konulan çekinceyi kaldırmalı”

Bakırhan, Türkiye’nin, Avrupa Birliği Yerel Yönetimler Özerlik Şartı’na dair çekingenlerini kaldırması çağrısında bulanarak, “Türkiye, bu Avrupa Yerel Yönetim Özerklik Şartı’na çekince koymuş. Bir kez daha yerel yönetimlerimizle yapmış olduğumuz bu konferansta bir çağrı daha yapmamız gerekiyor. Bir an önce iktidar, Avrupa Yerel Yönetimler Özerlik şartına konulan çekinceyi kaldırmalı. Sadece kaldırmakla yetinmemeli. İçeriğine de uygulayacak bence sözler vermelidir. Yerel demokrasi geliştiği müddetçe Türkiye’yi demokratikleştirebiliriz. Bu içerisinde bulunmuş olduğumuz sorunları aşabiliriz. Yerel demokrasiden uzaklaştığımız müddetçe de Türkiye krizden, kaostan bir türlü kurtulamıyor. Tam da bu konferansın Türkiye’nin içerisinde bulunmuş olduğu yerel yönetimlerle ilişkin krizleri çözmesine dönük eleştirilerin, önerilerin yapılacağı çok önemli sorunların çözümü konusunda çözümle bir çerçeve ortaya çıkaracağına inanıyorum” diye konuştu.

( ANKA )

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.