Avrupa Birliği (AB) üye ülkeleri ile Avrupa Parlamentosu arasında müzekere edilen Basel III ıslahatına ahengin bir modülü olarak AB bankalarının dayanıklılığını artırmayı, kontrol ve risk idaresini güçlendirmeyi hedefleyen sermaye yükümlülük…

Avrupa Birliği (AB) kurumları, bankacılık sektöründe Basel III standartları uygulaması konusunda anlaştı.
AB Kurulu, üye ülkeler ile Avrupa Parlamentosu (AP) arasında müzakere edilen Basel III ıslahatına ahengin bir kesimi olarak AB bankalarının sermaye yükümlülük düzenlemelerinde değişiklik yapılmasında anlaşma sağlandığını açıkladı.
Buna göre, AB, global düzeyde muahedeye varılan Basel III düzenleyici ıslahatlarının uygulanmasını tamamlayacak.
Böylece Birlik içinde faaliyet gösteren bankaların dayanıklılığı artırılacak, kontrol ve risk idareleri güçlendirilecek.
Bankalara, iç modeller kullanılarak hesaplanan sermaye düzeylerindeki değişkenliği sınırlayan tabana ahenk için kâfi süre sağlanacak.
Kredi ve piyasa riski ile operasyonel risk alanlarında iyileştirmeler yapılacak.
Finansal kurumların yönetim kurulu üyelerinin ve çok önemli yöneticilerinin uygunluğunu pahalandırmak için uyumlaştırılmış bir çerçeve kurulacak.
Sektörde yönetim bağımsızlığını müdafaaya yönelik kurallar değiştirilecek. Bu çerçevede, sektörü düzenleyen ve denetleyen kurumlarda görev yapmış olanların bankalardaki konumlara geçmeden önce muhakkak bir süre beklemesi gerekecek.
Kripto varlıklar için de süreksiz bir ihtiyati rejim kurulacak.
Bankaların çevresel, sosyal ve kurumsal yönetişim (ESG) risklerinin idaresini geliştirmeye yönelik kurallarda değişiklikler yapılacak.
3’üncü ülke bankalarının şubeleri için geçerli olan minimum şartlar ve bunların AB’deki faaliyetlerinin kontrolü uyumlu hale getirilecek.
Söz konusu uzlaşı, bu etaptan sonra AP ve üye ülkeler tarafından resmen onaylandıktan sonra yürürlüğe girecek.
Basel III standartları, 2007-2008 finansal krizinin akabinde kesimin eksiklerini gidermek için hazırlanmıştı. Bu kapsamda, yeni sermaye ve likidite kurallarıyla bankaların mali yapılarının güçlendirilerek olası yeni global krizlerin önlenmesi hedefleniyor.