enflasyonemeklilikötvdövizakpchpmhp
DOLAR
43,6435
EURO
52,0515
ALTIN
7.116,84
BIST
13.787,15
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul
Az Bulutlu
10°C
İstanbul
10°C
Az Bulutlu
Perşembe Hafif Yağmurlu
13°C
Cuma Çok Bulutlu
14°C
Cumartesi Çok Bulutlu
14°C
Pazar Hafif Yağmurlu
19°C

ABD-Çin ticaret savaşı nereye gidiyor?

Coface, paylaştığı bir raporda ABD ile Çin arasındaki ticaret savaşının kritik bir eşiğe ulaştığını ve global ticareti önemli şekilde tehdit ettiğini belirtti.

ABD-Çin ticaret savaşı nereye gidiyor?
22.04.2025 12:00
4
A+
A-

Raporda ABD ile Çin arasında süregelen ticaret savaşının, eşi aynıi görülmemiş boyutlara ulaştığı belirtildi.

ABD’nin resesyon riskiyle karşı karşıya olduğu belirtilen raporda çeşitli senaryolarını paylaşan kurum şu değerlendirmeleri yaptı;

“Başkan Donald Trump’ın 2 Nisan’da kapsamlı gümrük tarifelerini duyurmasının akabinde, Çin aynı tedbirlerle karşılık verdi. Yalnızca bir hafta içerisinde, iki ülke karşılıklı olarak ithalat kalemlerine yüzde 125 oranında ek vergi getirdi. Uygulanan tarifeler; Çin’in dokuma ve oyuncak gibi imalat ürünlerini ve ABD’nin tarım ürünleri ile yüksek teknoloji ekipmanlarını kapsıyor.

Donald Trump’ın siyasetinde tarifelerin merkezi rolü

Donald Trump, tarifelerin kısa vadeli maliyetinin, uzun vadeli getirileri yanında epeyce düşük olduğunu savunuyor. Tarife siyasetlerini, vergi indirimlerini finanse etme, ABD’nin dış ticaret açığını azaltma ve yabancı sermayeyi üretimi ABD’ye taşımaya teşvik etme aracı olarak görüyor. Çini dış ticaret fazlası veren ülkelerle ticari bağların kopması, Trump’ın stratejisine tamamen uyumlu. Global ticaretin çökmesi riski ise Başkan Trump için telaş kaynağı değil; zira ona göre dünya ticareti sadece ABD’nin çıkarlarına hizmet ettiği sürece mana taşıyor.

ABD resesyon riskiyle karşı karşıya

Ekonomik ayrışma sürecine karşın, ABD ile Çin arasındaki ticaret, global iktisadın temel yapı taşlarından biri olmaya devam ediyor. Tarifelerin ithalatı sekteye uğratması; mamul ürün fiyatlarında dramatik artışlara yahut kimi ithal ürünlerin tamamen pazardan çekilmesine yol açabilir. Tedarik zincirlerindeki aksamalar; otomotiv, kimya ve elektronik gibi kritik bölümleri olumsuz etkileyebilir. Yıl sonuna kadar enflasyonun yüzde 4’e ulaşması ve işsizlik oranının yüzde 5-6’ya çıkması, ABD iktisadını resesyona sürükleyebilir.

En kötü senaryo: Güven krizi, sermaye kaçışı ve doların çöküşü

Daha karamsar bir senaryo ise, ABD idaresine olan inancın sarsılması sonucu yaşanacak uzun vadeli sermaye çıkışı ve ödemeler istikrarı krizi olabilir. Son bilgiler bu taraftaki mümkünlüğü artırıyor. 2 Nisan’dan bu yana ABD doları, Euro karşısında 0,93 düzeyinden 0,88’e geriledi; Hazine tahvil faizleri 50 baz puan yükseldi. benzeyendönemde S&P 500 endeksi yıl başından bu yana yüzde 7,6 değer kaybetti. Tüm bu göstergeler, sermaye kaçışının başladığını ortaya koyuyor.

Çin’in cevabı: İç pazarı destekleme tedbirleri

Çin açısından tarife şokunun tesiri, iç talebi canlandırmaya yönelik teşviklerle kısmen telafi edilebilir. Çinli sanayi şirketlerinin cirosunun yüzde 81’i hâlâ iç satışlardan gelirken, ABD’ye direkt ihracatın toplam içindeki hissesi sadece yüzde 2,7 düzeyinde. Bu nedenle iç pazar, Çin iktisadının temel desteklerinden biri olmaya devam ediyor. Nisan sonunda yapılacak Politbüro toplantısında, Çin hükümetinin KOBİ’lere ve ihracatçılara yönelik sübvansiyon ve destek paketlerini artırması bekleniyor. Lakin dış kaynaklı belirsizliklerin devam etmesi, firmaların ve tüketicilerin yatırım ve borçlanma konusunda temkinli davranmasına yol açarak bu tedbirlerin tesirini sınırlayabilir.

Ticaret ortakları için yeni bir değerlendirme dönemi

ABD ile Çin arasında tırmanan ticaret savaşı, her iki ülkenin ticaret ortaklarını da stratejilerini yeniden gözden geçirmeye zorluyor. Ortak ülkeler, ya kendi endüstrilerini muhafaza yoluna gidecek yahut daha düşük tarifelerden faydalanmak için ABD siyasetine yakın durmayı tercih edecek. Bu ikinci seçenek, ASEAN bölgeler üzerinden yapılan taraf değiştirme (re-routing) fliyetlerini azaltacaktır. Bu durumu dengelemek isteyen Pekin, çok taraflı ticaret sistemini savunan ihracat odaklı ekonomilerle (Japonya, Güneydoğu Asya ve Avrupa) bağlantılarını onarmaya çalışabilir. Fakat bu stratejinin başarılı olması için Çin’in öncelikle ticaret ortaklarının damping konusundaki telaşlarını gidermesi gerekebilir. Bu da Çin’in kendi ihracatına kota yahut taban fiyat sınırlamaları getirmesini gündeme getirebilir.”

ETİKETLER: , , , ,
Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.