Yeni Akit yazarı Abdurrahman Dilipak, “Siyasetçisinin, bürokratının, profesörünün, gazetecisinin, STK yöneticisinin, işadamının akli ve ahlaki …

Yeni Akit yazarı Abdurrahman Dilipak, “Siyasetçisinin, bürokratının, profesörünün, gazetecisinin, STK yöneticisinin, işadamının akli ve ahlaki düzeyi ortada. Hayır Türkiye bu düzey ile bir yere gidemez. Bu türlü kalabalıkları herkes güdüler.” fikrini dile getirdi.
Birilerinin hakkında soruşturma açılmasından ve işten atılmaktan korktuğu kadar Allah’tan korkmadığını yazan Dilipak, şöyle devam etti: “Kaset ve dosya savaşlarındaki savlarla, her düzeyde, her yerde, her kesimde, sizin şahit olduğunuz yahut ciddiye aldığınız tezlerle ilgili yaşanan gerçekleri bir ortada düşünün bakalım sonuç ne çıkıyor. İlginç! Birilerinin bu olaylardan hiç haberi yok. Daha doğrusu dünyadan haberi yok. Hiç kimse dünyada olup-biten şeyleri görmezden, duymazdan bilmezden gelme hakkına sahip değildir.
Bir kısmı ‘gemisini kurtaran kaptan’ havasında, madem alem bu türlü, ben de kazanan tarafta olurum, ben de yaparım..
Hakka-adalete bakmıyor. “Bana dokunmayan bin yaşasın” havasında. Herkes yapıyorsa o niçin yapmasın..
Hani ‘Haksızlıklar karşısında susan dilsiz Şeytan’dı.”
“Bilgisayar terazisinde din ve ahlak tartıyoruz” diyen Dilipak, şöyle devam etti:
Sanırım birtakım şeyler üzerinde yeniden düşünmemiz gerek.
Kaç Müslüman Kur’an-ı Kerim’in manasını okudu?
Ya da bir mealden daha kalın kaç roman okudu bir lise talebesi lise sürecinde! Ya da iş sahibi biri dünyadaki meskenimiz için kaç para harcadı ve ahirete yatırımımız ne kadar.
İnanın, okusalar da anlamazlar esasen yahut o haram paralarla ne Hacca gidilir, ne de kurban kesilir. 300-500 söz ile Kur’an-ı Kerim anlaşılmaz. 11 yaşındaki çocuk aklı ile pazardan doğru düzgün alışveriş de yapılmaz. Onlar papağan ezberler ve tekrarlar, sınıf geçer. Okumak yahut bilmek ile anlamak aynı şey değil. Onu yapmak, yaşamak başka bir sorumluluk gerektirir.
Ah şu insanoğlu! Ne kadar cahil, ne kadar zalim ve ne kadar da kibirli! Politikler ne kadar kendini beğenmiş. Partiler kendi kadrosundakileri “Peygamber ahlakı” ile kıyaslıyor, karşısındaki partiyi ise Yezid’le kıyaslıyor. En büyük meselelerden biri de bu. “
Yazının tamamını okumak için