Yeni Akit yazarı Abdurrahman Dilipak, adalet, siyaset ve bürokrasi ile ilgili değerlendirmede bulunduğu bugünkü yazısında “Kimse adalet istemiyor …

Yeni Akit yazarı Abdurrahman Dilipak, adalet, siyaset ve bürokrasi ile ilgili değerlendirmede bulunduğu bugünkü yazısında “Kimse adalet istemiyor. Kendi işinin görülmesini istiyor. Adamını bulup işini halletmek istiyor. Zira tek partiyi gördü, çok partili dönemi gördü, darbe devirlerini gördü, solcusunu, liberalini, sağcısını, milliyetçisini gördü. Akademisi sustu, medyası da o denli. Parayı veren düdüğü çalıyor. Çoğu 3 maymunları oynadı, oynuyor. Bürokrasi desen burnu hep Kaf dağında. Halka karşı kaba, buyurgan.. ” görüşünü dile getirdi.
“Aile dağılıyor, gençlik perişan, eğitim tabana vurmuş, kimin umurunda” diyen Dilipak, şöyle devam etti: “Bir devlette ilk kurtarılması gereken değer adalet olması gerek ama adalet kurumu, yargının ve maddelerin saygınlığı maalesef onlarca yıldır yerlerde sürünüyor. Yargının saygınlığını ne siyasetçi korudu, ne bürokrasi, ne de yargıçların kendileri.. Basın da, sivil toplum ve barolar, hukuk meslek örgütleri de yargıya onlarca yıldır inanmadı-nanmıyor, güvenmedi-güvenmiyor.”
En büyük yanlışın adalet konusunda yapıldığını ifade eden Dilipak, “Meclis şu her unsuru tartışma konusu olan uluslararası sistemin dayattığı makyaj yasa tasarılarını gündeminden çıkarsa ne iyi eder. Yönetmeliklerin kolaylaştırılması ve sayılarının azaltılması gerekir. Türkiye mevzuat çöplüğüne doldu. Batıdan ha bire çöp yasalar ithal ediyoruz. Adamlar da “Yeni normal” devirden söz ederken bize eski olağan kanunları üzerinden operasyon çekiyorlar!
Kanun devleti olmak, hukuk devleti olmak manasına gelmez. Yargı kontrolünün güçlendirilmesi gerek. Denetimsiz güç, güç değildir. Yargının da kendi kendini denetim sistemi güçlendirilmelidir.
Yoksa başımıza bir de Jüristokrasi belasını sararız” diye yazdı.
Yazının tamamını okumak için