Haber Vakit yazarı Abdurrahman Dilipak, bugünkü 2023’te yapılacak seçimlere ve ittifaklara ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Seçime girme …

Haber Vakit yazarı Abdurrahman Dilipak, bugünkü 2023’te yapılacak seçimlere ve ittifaklara ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
Seçime girme yeterliliğine sahip parti sayısı 27 olduğunu aktaran Dilipak, “Peki, şu anda kaç grup var: Cumhur ittifakı: AK Parti, MHP, BBP… Daha sonra destek vereceğini açıklayan partiler: Vatan Partisi, ANAP, AS Parti, GAAP, Osmanlı, Cumhurbaşkanlığında HÜDA PAR destek açıklaması yaptı. Bu durumda direkt ve kaideli destek açıklaması yapan 9 parti var Cumhur İttifakında. Millet İttifakı’na gelince; CHP, İYİ Parti, DP, SP ile başlayan harekete DEVA, GP, BTP’de katıldı. Yani bu ittifak da 7 partiden oluşuyor. Aslında Cumhur İttifakı 9, Millet İttifakı 7 partiden oluşuyor. Toplumda ise Millet İttifakı’nın daha çok paydaşlı bir ittifak olduğu zannediliyor” değerlendirmesinde bulundu.
Partilerin Meclis’teki vekil sayısını paylaşan Dilipak, seçimden sonra asıl sorunun parlamentoda sandalye paylaşımında yaşanacağını ifade ederek “Şimdi karşılığını arayan asıl soru şu, bu partiler, İttifaklar ve ittifak içi gruplar, bu 600 milletvekilini nasıl paylaşacaklar? Paylaşamayacaklar, zira bu yalnızca İttifak içi bir sorun değil, ittifakı oluşturan partiler içinde de sorun var. Bunların hiç biri eski parti değil” fikrini dile getirdi.
“Bakın mevcut parlamento çok büyük ölçüde yenilenmesi gerek” diyen Dilipak, “Onların çoğu gitmek istemeyecek bir gidenin yerine de 5 taliplisi olacak. ‘Aç tavukların kendilerini darı ambarında görmesi’,hepsinin de ayakları yerden kesik uçuyorlar. Blok için çatışmalar kadar parti içi çatışmalarda bu süreçte çok önemli tartışmalar, hesaplaşmalara kopuşlara sebep olacak” değerlendirmesinde bulundu.
İttifaklar nedeniyle zirve partilerin seçimlerden sonra ‘azınlık’ olacağını ifade eden Dilipak, yazısına şöyle devam etti:
Şimdiden söylüyorum: Takımlarında değişim mecburî, değişmeden olmaz.fakat bu değişim çok sancılı olacak. Değişim tabanda kırılma, çözülme ve dağılmalara sebep olacak. Hem de bu durum bütün partiler için geçerli. Sonuç izafi olarak kümelerin zirve partileri için daha zor ve sancılı olacak. Herkes sonuçta ayakta durmak için bir sacayağına muhtaç. Bu sacayağında en güçlü kendi içinde tek başına en güçlü olan yüzde 51’e sahip değilse, küçükler, güçlüyü teslim alacak. Sorun yalnızca son olarak seçmenin yüzde 51’inin oyunu almakta değil. Mesela, CHP yüzde 25 de kalırsa, İYİ parti, HDP ve öbürleri yüzde 26 ise, burada zirve parti, aslında azınlıklar ittifakının yanında azınlık olacak. AK Partinin yeni ittifak arayışını bir kenara bırakın, MHP’nin dışında da parti içindeki güç odaklarını hesaba katarsanız AK Parti’nin de işi zor. Bahis kimin aday olacağı sorusuna tek seçici olarak Erdoğan karar verse de tabanın buna tepkisi ve parti içi hiziplerin tepkisi de önemli. Kimsenin evdeki hesabı bana kalırsa çarşıya uymayacak. Tencere yuvarlanacak kapağını bulacak, sonucu hep birlikte göreceğiz.”
Yazının tamamını okumak için