Uluslararası Af Örgütü’nün yeni raporunda Rusya’da ifade ve haber alma özgürlüğüne ilişkin uygulanan baskı mercek altına alındı. Rapora göre …

Uluslararası Af Örgütü’nün yeni raporunda Rusya’da ifade ve haber alma özgürlüğüne ilişkin uygulanan baskı mercek altına alındı. Rapora göre, Rusya yetkilileri, kamusal protestoları bastırmak için ifade ve haber alma özgürlüğüne dönük karmaşık bir kısıtlama ve şiddetli misilleme sistemi geliştirdi. Bu kapsamda gazeteciler ve bağımsız gözlemciler tarafından protestolar hakkında yapılan haberler engelleniyor ve gazeteciler çıkarılan hukuksuz maddelerle soruşturmalar ve cezalarla karşı karşıya kalıyor.
Uluslararası Af Örgütü’nün hazırladığı “Her şartta gözaltına alınacaksın”: Protestoları haber yapan gazetecilere ve medya çalışanlarına yönelik misillemeler başlıklı rapor, kamuya açık protestolar sırasında gazetecilere ve gözlemcilere yönelik keyfi gözaltı, güç kullanımı, tutuklama ve ağır para cezalarını içeren onlarca hukuk dışı engelleme hadisesini belgeledi.
“Putin barışçıl protesto hakkını 2000’den bu yana kısıtlıyor”
Uluslararası Af Örgütü Araştırmacısı Natalia Prilutskaya mevzu hakkındaki açıklamasında şu sözleri kullandı:
“Rusya yetkililerinin ne derece barışçıl olursa olsun her cinste protestoyu engelleme ve şiddetle cezalandırmanın yanı sıra protestolarla ilgili kamuoyu farkındalığını en aza indirmekte de kararlı olduğunu görebiliyoruz.
Vladimir Putin’in 2000 yılında başkanlığının ilk günlerinden bu yana Rusya yetkilileri barışçıl protesto hakkını peyderpey kısıtlıyor, bu hakkı kullanmak isteyen şahısları artan bir şekilde para cezalarına mahkum ediyor ve Rusya’yı neredeyse protestosuz bölgeye çeviriyor.
Şubat 2022’de on binlerce kişi, fahiş para cezaları ve hapis cezaları muhtemelliğine meydan okuyarak Ukrayna’nın işgalini protesto etmek için Rusya kentlerinde sokaklara çıktı. Yetkililer, çok sayıda protestocuyu olabilecek en ağır para cezalarına çarptırarak karşılık verdi. Polis, protestoları izleyen ve bağımsız olarak haber yapan medya çalışanlarına ve gözlemcilere karşı zalimce güç kullandı”
Prilutskaya sözlerini şöyle sürdürdü:
“Yetkililer bir yıl önce de aynı yaklaşımı, haksız yere hapsedilen muhalefet lideri Aleksey Navalni’ye destek protestolarına karşı sergilemişti. Kremlin, halkın protestolarla ilgili bilgi almasını ve protestoların gözlemlenmesini engelleyerek her cinste kamusal hoşnutsuzluk sözünü ortadan kaldırmaya çalışıyor.”
Savaş aksisi haberleri ve protestoları bastırmak için bağımsız medyaya yönelik yeni tehditler
Rapora göre, son birkaç yılda, Rusya yetkilileri, ifade özgürlüğünü kısıtlayan ve gözlemcilerin, gazetecilerin ve kamusal toplanmalarla ilgili haber yapan diğer medya çalışanlarının karşılaştığı riskleri önemli ölçüde artıran bir yasal sistem kurdu.
Yasaya göre, protestolarda gazeteciler “açıkça görülebilir şekilde bir kitle iletişim temsilcisi amblemi” taşımak zorunda.
Natalia Prilutskaya, “Devletin halihazırda basın özgürlüklerine getirdiği şiddetli yasal kısıtlamalar devam ederken polis de gazetecilerin ve diğer medya çalışanlarının, halkı protestolarla ilgili bilgilendirmesini engellemek için gittikçe daha keyfi hareket ediyor” değerlendirmesinde bulundu.
Eylül 2022’de mahkeme kararıyla kapatılan bağımsız bir kuruluş olan Gazeteciler ve Medya Çalışanları Sendikası’nın bildirdiğine göre, 23 Ocak 2021’de, Aleksey Navalni’nin hapsedilmesine karşı başlayan kitlesel protestoların akabinde bir hafta içinde en az 16 muhabir gözaltına alındı. Rusya’da önde gelen bir insan hakları örgütü olan İşkenceye Karşı Komite’nin yedi çalışanı protestoları izledikleri sırada keyfi olarak, hatta kimi olaylarda güç kullanılarak gözaltına alındı. Bu ve diğer birçok olayda medya çalışanları ve protesto gözlemcileri, “kanuna aykırı toplantıya katılmak” suçundan yargılandı ve para cezalarına yahut 10 gün ya da daha uzun müddetle kelamda idari nezarete mahkum edildi.
Suçun ismi: “Rusya Silahlı Kuvvetleri hakkında yanlış bilgi yaymak”
Raporda, kamu gözlemcilerine ve medya çalışanlarına yönelik misillemeler, Ukrayna’nın geniş çaplı işgalinin akabinde arttığı belirtildi. Bu bağlamda 4 Mart 2022’de, ifade özgürlüğünü daha da kısıtlayan yeni bir mevzuat çıkarıldı.
Raporun yazıldığı sırada yetkililer, en az dokuz gazeteci ve blog yazarı hakkında, o tarihte çıkarılan “Rusya Silahlı Kuvvetleri hakkında yanlış bilgi yaymak” suçundan (Ceza Kanunu Madde 207/3) soruşturmalar başlatmıştı. Birtakım medya kuruluşları ve gazetecilere de Ukrayna’daki savaş hakkında bilgi paylaşmalarının akabinde, bir diğer yeni “suç” olan, yurt dışında görev yapan Rusya Silahlı Kuvvetleri’ni “itibarsızlaştırmak” suçu (İdari Suçlar Kanunu Madde 20/3/3) kapsamında para cezası verildi.
Yeni mevzuatla, savaş tersi herhangi bir mesaj içeren bir haber, muhtemel bir zulüm nedeni haline geldi. Haziran ve Temmuz 2022’de, Yekaterinburg merkezli bağımsız bir medya kuruluşu olan Veçerni Vedomosti ve yayımcısı Hoş Aitukova, savaş tersi çıkartmaların ve işgale karşı çıkan diğer görsellerin kısmen bulanıklaştırılmış fotoğraflarını yayımladıkları gerekçesiyle 450 bin Ruble (yaklaşık 135 bin TL) para cezasına çarptırıldı.
Diğer iki olayda, Vladimirli bağımsız bir internet gazetesi olan Dovod’un haber ekibinin çok sayıda üyesi ve Pskov’da basılan Pskovskaya Guberniya 5 Mart’ta polis, ilk defa Dovod tarafından haber yapılan, yerel bir köprüdeki savaş aykırısı grafitiyle kontaklı “vandallık” suçundan açılan ceza soruşturmasında şahit oldukları varsayımıyla Dovod’un yazı işleri sorumlusu Kiril İşutin’in ve 17 yaşındaki Evgeni Sautin’in de aralarında bulunduğu diğer üç gazetecinin evinde arama yaptı. aynı gün, polis ve özel harekat polisi, bir gün önce maddeleşen, yurt dışında görev yapan Rusya Silahlı Kuvvetlerini “itibarsızlaştırma suçuna” ilişkin idari bir dava kapsamında Pskovskaya Gubernia’nın ofisine baskın düzenleyerek arama yaptı ve bilgisayarlara, telefonlara ve diğer ekipmana el koydu. İsimsiz bir şikayete göre, gazetenin, e-posta bülteninde kitlesel protesto daveti yaptığı öne sürüldü. Sonraki gün Pskovskaya Gubernia, bir sonraki duyuruya kadar çalışmalarını askıya almak zorunda kaldığını açıkladı. Rusya’nın Ukrayna’yı işgalini ve savaş tersi hareketin etkinliklerini haber yaptığı için özgür basını hedef alan amansız taarruzlar, yüzlerce gazetecinin Rusya’dan göç etmesine sebep oldu. Bağımsız televizyon kanalı TV Rain ve Novaya Gazeta gazetesi, çalışmalarını durdurmaya zorlananlar ortasındaydı. Rusya’daki en eleştirel seslerin bir kısmı için bir platform görevi gören radyo istasyonu Ekho Moskvy yetkililerce kapatıldı. Bu kuruluşların çalışanları, Rusya’da haber alma hakkı engellenenleri bilgilendirmek için yeni çalışma biçimleri aramak zorunda kaldı. Uluslararası toplum tarafından daha güçlü inceleme ve destek gerekli Uluslararası Af Örgütü, Rusya’da ifade ve haber alma özgürlüğüne ilişkin baskılar karşısında şu açıklamayı yaptı: “Barışçıl protestocuları, muhabirleri ve bağımsız gözlemcileri hedef alan bu fecî uygulamalar derhal son bulmalıdır. Rusya’nın ifade özgürlüğünü kısıtlayan baskıcı kanunları yürürlükten kaldırılmalıdır.” “Rusya hükümeti ülkedeki hak ve özgürlükleri baskı altına alabildiği ve kendi kendini tecrit etme yolunda kaldığı sürece, Ukrayna’ya yönelik saldırı suçu dahil olmak üzere ülke çapındaki müthiş ihlaller devam edecek” diyen Natalia Prilutskaya sözlerini şöyle sonlandırdı: “Uluslararası toplumun yakın ve tesirli inceleme yapması gerekiyor. Bu benzeri karanlık vakitlerde, Rusya’nın kuşatma altındaki sivil toplumuna ve bağımsız medyasına yardım eli uzatmak, ülke içindeki ihlalleri gözlemleyen ve raporlayanlara destek olmak ve bunları tüm dünyaya anlatmak elzemdir.”