Akatlı’dan Halk TV’den ayrılan gazetecilere: İstifaları, Türkiye’de gazeteciliğin sadece bir geçim kaynağı değil, vicdan ve sorumluluk sorunu oldunu hatırlattı

Birgün Yazarı Zeynep Altıok Akatlı Akatlı, bugünkü yazısında, “İlkeler, zaman ve şartlara göre eğilip bükülebilecek şeyler midir?” diye sordu. Akatlı, Suriye’de HTŞ ile SDG’nin mutabakatını örnek vererek, “Bir yanda seküler ve demokratik bir yönetim iddiası taşıyan, bilhassa bayan hakları ve etnik özgürlükleri savunduğunu söyleyen bir yapı; diğer yanda cihatçı ideolojiyi benimseyen, geçmişte etnik ve mezhepsel temizlik yapmış bir örgüt…” dedi. “İşaret etmek istediğim, bu kadar çok katmanlı ve ağır yüküyle geçmişten bugüne gelen en derin yarayı kapatacak adalet ve vicdani tatminden mahrum adımları sorgulamayan ve daha düne kadar kendisine yapılan zulmün yanıbaşında öteki hayatları karartışına sessiz kalan toplumsal ve ferdî kavrayış yoksunluğu yahut öteki bir deyişle umursamazlık” diyen Akatlı, “Son günlerin çok tartışılan iki örneği beni bu umursamazlığı oluşturan rol modeller üzerinde düşünmeye yöneltti. Sedat Peker’in, İzzet Çapa’nın kitabını Çağdaş Ömrü Destekleme Derneği’ne (ÇYDD) bağışlaması ve ÇYDD’nin bunu reddetmesi söylemek istediğim bedeller yitimine iyi bir örnek. Akabinde Uğur Dündar’ın ÇYDD’nin ilkesel ve kendi misyonu içinde son derece dengeli tutumunu eleştirmesi, değer yitimine dair çarpıcı bir örnek” dedi. Akatlı, şöyle devam etti: “ÇYDD, yıllardır eğitime destek veren, bilhassa kız çocuklarının okutulmasını teşvik eden bir sivil toplum kuruluşu. Kurucu takımı öncelikle laik ve demokratik bir hukuk devletinin inşası için olmazsa olmaz bilimsel ve nitelikli eğitim hakkı için bilhassa kız çocukları koruyan bir anlayışla yola çıkmıştı. Mafya nizamına, kirli alakalara ve yasadışı yapılara karşı net hal alan bu derneğin bugün de aynı unsurları koruyarak, geçmişi suç örgütleriyle anılan bir figürün bağışını reddetmesinden daha doğal ne olabilir? Lakin ironik bir şekilde, gazetecilik mesleğinde mafya nizamına karşı mücadele ettiğini söyleyen bir isim, bu ilkesel hali eleştirebildi. Dün suç örgütleriyle, yolsuzluklarla mücadele edenler, bugün o yapıların ‘jestlerini’ savunur hale geldiyse, burada önemli bir çöküşten bahsetmek gerekir. Uğur Dündar toplumda dürüstlüğü ve doğruculuğuyla sağlam bir figür olarak güçlü karşılığı olan birinin neyi, kimi ve neden yasallaştırdığı elbette tartışılmalıdır. Ben kendi adıma bu ‘normalleşme’, “normalleştirme” hallerini münferit örnekler olarak göremiyorum. Bu tek bir örnek yahut durum değil kalıcı ve büyük problemlerin asal sebeplerinden biri kanımca. Etik kıymetlerin nasıl aşındığını gözler önüne serdi Benzer bir prensipsizlik örneği, medyada da yaşanıyor. Halk TV’nin Rasim Ozan Kütahyalı’yı konuk etmesi, etik pahaların nasıl aşındığını bir kere daha gözler önüne serdi. Geçmişte yandaş medyada en saldırgan lisanla muhalifleri hedef alan, Ergenekon ve Balyoz kumpaslarının medya ayağında rol oynayan bir figürün bugün muhalif bir kanalda uzunluk göstermesi, gazeteciliğin de tıpkı siyaset gibi her bölümün adamlarına kapı açtığını gösteriyor. Gazetecilik sırf bir geçim kaynağı değil Halk TV’de Rasim Ozan Kütahyalı isyanı; “Olsa olsa ‘itirafçı’ durumunda konuşabilmeli çok büyük hata!” Halk TV Yönetim Kurulu Başkanı Mahiroğlu’ndan Google tepkisi: Dijital teröre boyun eğmeyeceğiz Halk TV’de Rasim Ozan Kütahyalı krizi: Programcılardan tepki geldi, muharrir Serpil Yılmaz istifa etti Halk TV’deki ‘Rasim Ozan Kütahyalı’ krizi büyüyor | “Kayda Geçsin” ekibi ve Barış Terkoğlu istifa etti; Cafer Mahiroğlu sitem etti: Söz hakkı talebim reddedildi Halk TV’nin sahibi Cafer Mahiroğlu’ndan, istifa eden Barış Pehlivan’a: Linç edilirken yanındaydım, tweet atarken neden beni aramadı? Özlem Akarsu Çelik’ten Halk TV’nin işvereni Cafer Mahiroğlu’na: Yayına çıkacaklar için bir ak bir de kara liste ile dolaştığınız biliniyor, medya işvereni olmanız en büyük talihsizliğimiz! Halk TV, tartışma yaratan Rasim Ozan Kütahyalı röportajını YouTube’dan kaldırdı: İşveren Cafer Mahiroğlu “Haberim olsaydı onaylamazdım” demişti Fatih Altaylı’dan Halk TV’den istifa eden gazetecilere: Tüm imkanlarımız buyruklarına amade