Akif Beki: Yaşarken heykelini yontanlardandır Sırrı Süreyya

Karar yazarı Aki Beki, yaşadığı kalp rahatsızlığı nedeniyle önemli bir operasyon geçiren ve ağır bakımda olan Sırrı Süreyya Önder için kaleme aldığı yazısında, “Yaşarken heykelini yontanlardandır Sırrı Süreyya. Değecek bir hayat yaşayıp yaşamamak çok umurundaydı. Eyyamcılar gününü gün ederek, dünyalık peşinde koşturarak, sığ bir hayat sürmediği için hayatını daima sorguluyordu,” dedi.
“İlk Tahlil Süreci’ndeki rolünden ötürü ödediği bedel, onu ne küstürdü ne de barış için çalışmaktan alıkoydu”
Beki, Lider hakkında şöyle yazdı:
“Yaşarken heykelini yontanlardandır Sırrı Süreyya. Değecek bir hayat yaşayıp yaşamamak çok umurundaydı. Eyyamcılar gününü gün ederek, dünyalık peşinde koşturarak, sığ bir ömür sürmediği için hayatını daima sorguluyordu. Yoksa niçin o kadar dokunsun Akif’in Hasta şiiri?
Çileyle, zorluklarla, yolu cezaevlerinden geçen uğraşlarla dolu bir hayattı şimdiye yaşadığı.
DEM’in son İmralı heyetindeydi. İlk Tahlil Süreci’ndeki rolünden ötürü ödediği bedel, onu ne küstürdü ne de barış için çalışmaktan alıkoydu. Bir daha tövbe, deyip bir kenara çekilebilirdi; çekilmedi.
Türkiye onu lisanı, tutumuyla folklorik, kendine mahsus bir kişilik olarak tanıdı.
Bazılarını yalnızca uzaktan tanımış olmayı yeğlersiniz, yakından tanıyınca hayâl kırıklığı yaşarsınız. Sırrı Süreyya o denli değildir, göründüğü benzeridir. Hınzır zekâsı, işlek ve kuvvetli hafızasıyla bulunduğu her mecliste ilgiyiüstünde toplamayı başarır.
Meclis Başkanvekili olarak çıktığı kürsüye, yönettiği oturumlara kendi rengini nasıl verdiğini gördünüz.
Evet, hazır yanıt ve nüktedandır, güldürerek anlatır. Şeytan tüyü var, denilenlerden. Ondan bahsederken gülen yüzü canlanır gözünüzde. Hastane kapısında telaşla, iyi haberlerini bekleyerek hakkında konuşurken bile.
Ama o gülen yüzün altında derin bir hüzün duygusu da sezersiniz. Yaprak dökümlerinden, hazan mevsimleri görmüşlükten, feleğin çemberinden geçerkenki hayâl kırıklıklarından, çekilmiş acılardan süzülen ince bir hüzün. Bakışlarından başlayarak yüz sınırlarına vurur.
Hak ve özgürlük çabası veriyordu, hayat-memat çabası veriyor bugün.”
Yazının tamamı için .