Gülistan Doku’nun 2020 yılından bu yana kayıp olduğu soruşturmada yeni gelişmeler yaşanması, iktidar kanadını da harekete geçirdi. Eski Devlet Bakanı ve AKP İstanbul Milletvekili Salim Ensarioğlu, Adalet Bakanı Akın Gürlek’in, “Ucu nereye giderse …

Gülistan Doku’nun 2020 yılından bu yana kayıp olduğu soruşturmada yeni gelişmeler yaşanması, iktidar kanadını da harekete geçirdi. Eski Devlet Bakanı ve AKP İstanbul Milletvekili Salim Ensarioğlu, Adalet Bakanı Akın Gürlek’in, “Ucu nereye giderse gitsin” açıklamasını koşulsuz desteklediğini belirterek, “Devlet’n gücü hiç kimsenin suç işleme makinesi değildir” dedi.
Tunceli’de 5 Ocak 2020 tarihinde kaybolan Munzur Üniversitesi Çocuk Gelişimi Bölümü 2’nci sınıf öğrencisi Gülistan Doku soruşturmasında yaşanan yeni gelişmeler kapsamında soruşturmanın derinleştirilmesi, dönemin Tunceli Valisi Tuncay Sonel’in oğlu Mustafa Türkay Sonel dahil 12 kişinin gözaltına alınması iktidar tarafından da dikkatle izleniyor.
AKP İstanbul Milletvekili Salim Ensarioğlu, Adalet Bakanı Gürlek’in “Ucu nereye giderse gitsin” talimatı ile soruşturmada öncü rol oynadığını söyledi. Doku’nun kaybedilmesinin 6 yıl aradan sonra toplumsal vicdanda kanayan bir yaraya dönüştüğüne vurgu yapan Ensarioğlu, “Soruşturmasının tekrar açılıyor olması kamuoyu nezdinde bir “temiz eller operasyonu” beklentisini yaratması açısından memnuniyet vericidir. Bunda öncü rol oynayan Adalet Bakanımız Sayın Akın Gürlek’e özellikle teşekkür ediyoruz” diye konuştu. Bölgede Devlet ile halk arasındaki ilişkileri deforme eden bürokratların fiillerini gündeme getirmesi açısından bu soruşturmanın tekrar açılıyor olmasının önem arz ettiğini ifade eden Ensarioğlu, şöyle devam etti:
“Adalet Bakanı Sayın Akın Gürlek tarafından ‘Güçlüye dokulmaz algısı yıkılacak’ yaklaşımının yansımalarından biri olan Gülistan Doku soruşturmasının tekrar açılıyor olması ve gözaltına alınan isimlere bakıldığında, hiç kimsenin devletin nüfuzunu kullanıp suç işleme özgürlüğüne sahip olamayacağı bir kez daha görülmüştür. Soruşturmada suça doğrudan veya dolaylı olarak iştirak eden dönemin bütün sorumlularının ‘Ucu nereye giderse gitsin’ yaklaşımı ile davaya dahil edilmesini temenni ediyoruz. Gülistan kızımızın akıbetini ortaya çıkarmak için o dönemde şüpheli olan bürokrasi silsilesi içindeki en tepeden en aşağıya kadar isimlerin davaya dahil edileceği beklentisi meydana gelmiştir. Bu beklentinin yerine geleceğinden ve yargı mekanizmalarımızın ‘gücün hukuku ile değil hukukun gücü’ saikiyle hareket edeceğinden şüphemiz yoktur.
“Açık yara olan benzer davalar var”
Bölgede Devlet ile Halk arasındaki ilişkileri deforme eden bürokratların fiilerini gündeme getirmesi açısından bu soruşturmanın tekrar açılıyor olması önem arz etmektedir. Terörle mücadele kapsamında bölgede görev yapan kimi bürokratların suçlarını örtbas etmek için terörle mücadeleyi bu suçları gölgeleme aracına dönüştürmüş olduklarını hatırlatmak gerekir. Devletin gücünü kişisel çıkarlarına ve suç işleme özgürlüğünün hizmetine sokmaya çalışan kimi çevreler; hem terörle mücadele sürecine hem de Devlet-halk ilişkilerine zarar vermişlerdir. Devlet-halk ilişkilerini dejenere eden bu çevrelerin terörle mücadelede hedefe ulaşmayı geciktirdiği de tarihe bir dipnot olarak düşülmelidir. Bölgedeki çatışma ortamının gölgesinde suç işleme özgürlüğüne sahip olduklarını düşünenlerin yargılanması da yürüyen ‘Terörsüz Türkiye’ sürecini bir alt başlığı olmalıdır.
Bölgede faili meçhul cinayetlerden uyuşturucu ve silah kaçakçılığına kadar birçok alanda suç işleme özgürlüğüne sahip olduğunu düşünenler, kız çocuklarına da benzer yönelimlerde bulunmuşlardır. Bu duruma özellikle Mardin’de 2003 yılında kamuoyunu ayağa kaldıran N.Ç. davası buna en iyi örnektir. Bu açıdan ülkemizde bir ‘temiz eller operasyonu’ kapsamında N.Ç. davasının tıpkı Gülistan Doku soruşturmasının yeniden açılması gibi gündeme getirilmesi de temennimizdir. Devlet’in gücü, hiç kimsenin suç işleme makinesi değildir. Bakanımız Sayın Akın Gürlek’in ‘ucu nereye dokunursa dokunsun’ yaklaşımını koşulsuz destekliyor ve toplumsal vicdanda açık yara olarak kalan davaların da benzer şekilde ele alınmasını umut ediyoruz.”
İlgili haberler
Adalet Bakanı Gürlek’ten Gülistan Doku soruşturması açıklaması: Yoğun şüpheler var, talimatı biz vermedik
Gülistan Doku soruşturmasında sır perdesi aralanıyor | Gizli tanık: Cesedin yeri birden fazla kez değiştirildi
Gülistan Doku’nun avukatı Çimen: Örtbasçı üst düzey kamu görevlisinin eylemini delillerle paylaşacağız
TBMM’de gündem raftan indirilen Gülistan Doku dosyası; “Çok önemli deliller var”, “İlk günden beri cinayet olduğunu söylemiştik”
Gülistan Doku dosyasında ABD’deki şüpheli Umut Altaş hakkında yakalama kararı çıkarıldı
Oğlu da gözaltına alınmıştı: Dönemin Tunceli Valisi Tuncay Sonel’den “Gülistan Doku” açıklaması
Akın Gürlek’ten Gülistan Doku açıklaması: Ucu nereye giderse gitsin araştırılacak!
Gülistan Doku soruşturmasında gelişme: Dönemin Tunceli Valisi’nin oğlunun da aralarında olduğu 13 kişi gözaltına alındı