enflasyonemeklilikötvdövizakpchpmhp
DOLAR
44,9122
EURO
52,7368
ALTIN
6.873,44
BIST
14.375,40
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul
Yağmurlu
11°C
İstanbul
11°C
Yağmurlu
Perşembe Az Bulutlu
15°C
Cuma Az Bulutlu
17°C
Cumartesi Parçalı Bulutlu
19°C
Pazar Parçalı Bulutlu
19°C

Anayasa Mahkemesi, “hükmün açıklanmasının geri bırakılması” düzenlemesini iptal etti

İptal kararının 1 yıl sonra yürürlüğe girmesi kararlaştırıldı

Anayasa Mahkemesi, “hükmün açıklanmasının geri bırakılması” düzenlemesini iptal etti
01.08.2023 14:00
14
A+
A-

Anayasa Mahkemesi, 2 yıl ya da daha az müddetli hapis cezasını öngören cürümlerde sanığın 5 yıl kontrole tabi tutularak süre sonunda suçu işlememiş benzeri sayılması şeklinde uygulanan hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına (HAGB) ilişkin yasal düzenlemenin iptaline karar verdi.

Resmi Gazete’nin bugünkü sayısında yer alan karara göre, Trabzon 2. Asliye Ceza Mahkemesi, “kasten yaralama” ve “görevi yaptırmamak için direnme” suçlarından açılan bir ceza davasında, Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 231. unsurunda düzenlenen “hükmün açıklanmasının geri bırakılması”nın Anayasa’ya aykırı olduğunu ileri sürerek iptali için Yüksek Mahkemeye başvurdu.

Başvuruda, HAGB kararı verilmesiyle mağdurlar açısından kâfi giderim sağlamadığı, faillerin cezadan muaf tutulmasına yol açtığı ve devletin bireylerin maddi ve manevi varlığını muhafaza ve geliştirme halindeki yükümlülüğünü yerine getiremediği belirtilerek, bunun Anayasa’nın 17. hususuna aykırı olduğu ileri sürüldü.

İptal istemini görüşen Anayasa Mahkemesi, HAGB’nin iptaline hükmetti. İptal kararının 1 yıl sonra yürürlüğe girmesi kararlaştırıldı.

Kararın gerekçesinden

Anayasa Mahkemesinin kararında, HAGB’nin işleyişine dair kanunda daha önce de iptal kararları verildiği hatırlatılarak, mevcut iptal müracaatındaki ilk değerlendirmenin “hak arama hürriyeti” kapsamında yapıldığı ifade edildi.

HAGB kararı verilebilmesi için sanığın öncelikle suçu işlediğini kabul etmesi gerektiği, bunu kabul etmesi halinde mahkemenin HAGB’ye hükmedebileceği aktarılan kararda, vakitte sanığın istinaf kanun yoluna müracaat hakkından da feragat ettiği anlatıldı.

Sanığın HAGB’yi kabule ilişkin irade beyanının ne zaman sorulacağı konusunda da yasal bir düzenlemenin bulunmadığına işaret edilen kararda, “Bu durum şimdi hakkında kurulmuş bir mahkumiyet kararı bulunmayan sanığı mahkumiyet tehdidinin varlığı karşısında savunmasız duruma sokmakta ve şimdi doğmamış olan istinaf kanun yoluna müracaat hakkından peşinen feragat etmeye zorlamaktadır” değerlendirmesine yer verildi.

Kötü muamele iddiaları kapsamındaki davalarda HAGB’nin uygulanması halinde de sanığın infaz edilebilir bir ceza almadığı ifade edilen kararda, Anayasa’nın 17. unsurunun maksadının ise “kişinin maddi ve manevi varlığına ilişkin bir mevt yahut yaralama olayında, mevzuat kararlarının tesirli bir şekilde uygulanmasını ve sorumluların tespit edilerek hesap vermelerini sağlamak” olduğu kaydedildi.

Bu suçlar açısından HAGB kararları verilmesiyle mağdurlar açısından “yeterli ve tesirli bir giderim sağlamadığı” değerlendirmesine yer verilen kararda, şu tabirler kullanıldı:

“Anayasa’nın 17. unsuruna aykırı muamelelerin kamu vazifelileri tarafından değil de üçüncü şahıslar tarafından gerçekleştirilmesi halinde devletin pozitif yükümlülükleri kapsamında daha esnek davranma imkanı bulunmaktadır. Buna rağmen failin kamu vazifelisi olduğu durumlarda hukuk dışı ve son derece önemli bir fiilin hiçbir şekilde güzel görülemeyeceğinin gösterilmesi gerekir. Bu manada işkence ya da kötü muamele gerçekleştirdiği tespit edilen kamu vazifelisi fiili olarak cezasız bırakılmamalıdır. HAGB kurumunun kamu görevlisinin görevi sebebiyle işlediği ve Anayasa’nın 17. unsuru manasında işkence, eziyet ve kötü muamele kabul edilen suçlar bakımından uygulanmayacağına dair yasal düzenlemenin bulunmaması ve ceza mahkemelerinin uygulamalarının da bu sorunu çözememesi Anayasa’nın 17. unsurunun devlete yüklemiş olduğu faillere fiilleriyle orantılı cezalar verilmesi ve mağdurlar açısından uygun giderimin sağlanması biçimindeki adap yükümlülüğüyle bağdaşmamaktadır.

Anayasa Mahkemesi, HAGB kurumunun mevcut haliyle kişisel müracaat kararlarında da işaret edildiği üzere kamu otoritelerinin keyfi uygulamalarını önlemekte yetersiz kaldığı ve başta ifade özgürlüğü ve toplantı ve gösteri yürüyüşü düzenleme hakkı olmak üzere temel hak ve özgürlükler üzerinde caydırıcı tesir doğurduğu anlaşılmaktadır. Açıklanan nedenlerle kural Anayasa’nın 13, 17, 35 ve 36. unsurlarına karşıttır. İptali gerekir.”

ETİKETLER: , , , ,
Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.