Ankara Eczacı Odası Başkanı Taner Ercanlı, çoğu eczanenin batma noktasına geldiğini belirterek, ekim sonunda yapılması planlanan büyük mitinge …

Ankara Eczacı Odası Başkanı Taner Ercanlı, çoğu eczanenin batma noktasına geldiğini belirterek, ekim sonunda yapılması planlanan büyük mitinge kadar eczacıların talepleri karşılanmazsa, kapanma yoluna gidebileceklerini söyledi.
Eczacılar, Türkiye genelinde iş bırakmaya hazırlanıyor. Sağlık Bakanı Fahrettin Koca’nın davetiyle 54 Eczacı Odası ve merkez heyeti, 27 Temmuz’da görüşme gerçekleştirmiş ve toplantıdan bir sonuç alınamamıştı. Talepleri karşılanmayan eczacılar ise seslerini duyurabilmek için kendilerine grevden öbür seçeneğin bırakılmadığını savundu.
“Sağlık Bakanı, topu maliyeye ve kurumlara attı”
Independent’e konuşan Ankara Eczacı Odası Başkanı Taner Ercanlı, Fahrettin Koca’yla yaptıkları toplantıyı “taleplerden çok uzak” gördüklerini ifade ederek, “Sayın Bakan kendisinin çok da bir şey yapamayacağını belirterek, topu maliyeye ve kurumlara attı” dedi.
Bu nedenle eylem planları yapıldığını ifade eden Ercanlı, “eylemlilik süreci başladı” diyerek ekim ayı sonunda büyük bir miting planlandığını söyledi.
Eczacılar odaları olarak taleplerinin, eylemin daha erken tarihte gerçekleşmesi olduğunu aktaran Ercanlı, “Kısa sürede tamamlanıp hareketlerin bir an önce hayata geçirilmesini talep ettikTürk Eczacıları Birliği (TEB) sürece yayma kararı aldı. Problemler çözülmezse ekim sonu eczaneler kapanabilir” sözlerini kullandı.
“Türkiye’de 40 binin üzerinde eczacı var, mevcut iktidarın bunu dikkate alması gerekli”
Ülkede 25 bin civarında eczane ve 40 binin üzerinde de eczacının bulunduğu bilgisini paylaşan Ercanlı, çalışanlar ve ailelerle birlikte önemli bir sayıya ulaşıldığını belirterek, mevcut iktidarın bu durumu dikkate alması gerektiğini savundu.
Eczacıları grev sürecine getiren duruma ilişkin de yorum yapan Taner Ercanlı, “Ekonomi erimiş vaziyette. Kira artışları, elektrik, su uygulamalar ve pahalılık, yaşamsal manada ayakta kalmaya imkan kılmıyor. Kamuda görev yapan meslektaşlarımız 7-8 bin TL maaş alıyor, emekli eczacılarımız 4-5 bin TL kazanıyor, açlık sonunun altında. Kamuda eczacılar bir bir istifa ediyor. Tabip, diş doktoru ile ilgili düzenleme yapılırken eczacılar dahil edilmiyor” tenkidinde bulundu.
Eczanelerin batmamak için direndiğini, her iki eczaneden birinin kapatma noktasına geldiğini, sermayelerinin eridiğini ve kredi borcunun katlandığını dile getiren Ercanlı, kamuda çalışanlar ve emekli olanların da dertte olduğunu kaydetti.
“Kamuda 10 bine yakın eczacı çalışması gerekirken, bu sayı 3 bin 300”
Eczanelerdeki istihdam sorunu ve kadro sorunu de en büyük külfetlerin başında geliyor. Kamuda 10 bine yakın eczacı çalışması gerekirken, bu sayının 3 bin 300 olduğunu belirten Ercanlı, bir eczacının üç kişilik iş yaptığı yorumunda bulundu.
Ülkedeki eczacılık eğitiminin geldiği noktayı da eleştiren Ercanlı, “Bölüm sayısı 60’a ulaşmışfakat ne kâfi akademisyenleri var ne de laboratuvarları. Kâfi sayıda akademisyeni olmayan eczacılık fakülteleri mi olur? Sıhhatle ilgili bir iş yapıyoruz” tabirini kullandı..
“25’ten fazlasının dekanı eczacı değil” diyerek üniversitelere yönelik bir tenkitte daha bulunan Ercanlı, Samsun’daki Ondokuz Mayıs Üniversitesi (OMÜ) Eczacılık Fakültesi’ne yerleştirilen öğrencilerin yetersiz koşullar nedeniyle Ankara’daki Gazi Üniversitesi’nde eğitim görecek olmasının absürtlüğüne vurgu yaptı.
3 hususta eczacıların talepleri
Eczacıların ekstra bir şey istemediğini, sadece hak talebinde bulunduğunu savunan Taner Ercanlı, pek çok meseleleri bulunsa da üç ana unsurun çözülmesini beklediklerini belirtti: “İlaç fiyat kararnamesinin bir an önce bareme göre olan eczacı karlılıklarının değiştirilmesi yani artırılarak eczacılara nefes aldırılması koşul. Üniversite puanlarına göre eczacılık kısmının 100 bin barajından 50 bine çekilmesi gerekli. Bu kusur kabul etmeyecek, sıhhatle ilgili, çok kritik bir kısım. Üniversitelerin Ar-ge merkezinin olması, kontenjanların azaltılması gerek. Emekli eczacıların ve kamudakilerin özlük hakları verilmeli.”
Son olarak Ercanlı, 54 Eczacı Odası ve Türk Eczacı Birliği’nin, kimi zaman fikir ayrılıkları yaşasa da husus meslekleri olunca, tek yürek bir halde tüm eylemleri firesiz şekilde sonuçlandıracaklarını da sözlerine ekledi.
Ne olmuştu?
Türkiye Eczacılar Birliği, 6 Haziran’da yaptığı açıklamada ülke çapında 28 bin 700 eczanenin yarısının kapanma noktasına geldiğini duyurmuştu. Birlik, bilhassa ilaç fiyat kararnamesinin günün şartlarına uygun ve gerçekçi şekilde düzenlenmesini talep etmişti.
Ancak uzun süredir eczanelerin ilaç tedariki ve yüksek maliyet konusundaki zahmetlerinin çözülmediğini ileri süren Türkiye Eczacılar Birliği ve Eczacılar Odası, 8 Temmuz’da yayımlanan ilaç fiyat kararnamesinin de “yetersiz” olduğunu ileri sürmüştü. Yüzde 25’lik fiyat artırımı ve ilaçların depocuya satış fiyatının 100 TL’ye kadar olan kısmı için eczacı kârının yüzde 25’ten yüzde 28’e çıkarılması da kâfi bulunmamıştı.
Eczacılar, yüksek enflasyon ve döviz kuru nedeniyle masraflarını bile karşılayamadıkları gerekçesiyle kapılarına kilit vurma tehlikesi yaşadıklarına dikkat çekmişti.
Ayakta kalmalarının güçleştiğini dile getiren eczacılar; fiyatların ve sistemin, eczacı ve halkın faydasına uygun şekilde güncellenmesini talep etmişti.