enflasyonemeklilikötvdövizakpchpmhp
DOLAR
44,8573
EURO
52,8184
ALTIN
6.966,26
BIST
14.587,93
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul
Parçalı Bulutlu
17°C
İstanbul
17°C
Parçalı Bulutlu
Pazartesi Parçalı Bulutlu
18°C
Salı Çok Bulutlu
20°C
Çarşamba Yağmurlu
11°C
Perşembe Parçalı Bulutlu
14°C

Anksiyeteyi nasıl lehimize çevirebiliriz?

Dr. Tracy Dennis-Tiwar – Klinik Psikolog ve Müellif, BBC Future Anksiyete çağında yaşadığımıza dair farklı işaretler var. Google’ın …

Anksiyeteyi nasıl lehimize çevirebiliriz?
22.11.2022 12:21
39
A+
A-

Dr. Tracy Dennis-Tiwar – Klinik Psikolog ve Müellif, BBC Future

Anksiyete çağında yaşadığımıza dair farklı işaretler var. Google’ın trendlerine göre anksiyete sözünün İngilizce karşılığı anxiety ile ilgili aramalar 2004’ten bu yana yüzde 300 arttı.

ABD’de nüfusun yüzde 31’i hayatlarının bir aşamasında anskiyete bozukluğu yaşıyor. Bunlar arasında en yaygın olanları genel aksiyete bozukluğu, panik bozukluk ve sosyal anksiyete bozukluğu düya çapında her yıl yüz milyonlarca kişiyi etkiliyor.

Son 20 yılda bilhassa gençler arasında tasa bozuklukları gitgide yaygınlaşıyor.

Peki artan sayıda ve çeşitlilikte ilaç tedavisi, onaylanmış terapi metodu ve ferdî gelişim kitabı olmasına karşın bu sorun neden çözülemiyor?

Future Ciltse (Gelecek Tasası: Anksiyete Sizin İçin Neden Yararlıdır?) kitabımda yazdığım gibi, ben dahil, ruh sağlığı uzmanları geçmişte insanları istemeden anksiyetenin tabiatı hakkında yanlış yönlendirdik.

Ama artık 21’inci yüzyılda tasayı anlamak ve onunla yaşamak için daha yararlı ve umutlu bir yaklaşım sunuyorum.

Aslında anksiyete negatif hisler uzunca bir müddettir irrasyonellikten yıkıcılığa kadar geniş bir yelpazede kötü bir şöhrete sahip oldu.

Antik Roma şairi Horace 2 bin yıl önce öfkenin kısa bir meczupluk anı olduğunu yazmıştı. Lakin Darwin’in İnsanda ve Hayvanlarda Hislerin İfade Edilmesikitabıyla başlayarak son 150 yıldaki araştırmalar bize öfke, dehşet ve telaş gibi hislerin tehlikeli olmaktan çok yararlı hisler olduğunu gösterdi.

Duygular yüz binlerce yıllık birikimle şekillendirilen ve insanların hayatta kalmasını sağlayan araçlardır. Bunu iki şekilde yaparlar: Bilgi ve hazırlık.

Kaygı neden müttefikimizdir?

Anksiyete meçhul gelecek hakkında bilgidir: Kötü bir şey olabilir ama iyi bir şey de olabilir. Tasa, Covid-19 testinizin sonucunu beklemek, işvereninizle görüşmenizin sonucunu tahmin etmektir.

Ancak tasa, kaygıyla karıştırılmamalıdır. Endişe bizi savaşmaya, kaçmaya ve donakalmaya hazırlarken telaş, medeniyeti inşa eder.

Bizi dayanmaya, önlemli olmaya, muhtemel problemlerden kaçınmaya hazırlarken pozitif olasılıkların gerçeğe dönüşmesini sağlayabilir.

Kaygılıyken yalnızca daha yaratıcı ve yenilikçi olmakla kalmayız benzer vakitte beyinlerimiz belirsizlikle yüzleştiği için daha odaklı ve verimli çalışır.

Kaygı aynı vakitte ödül ve sosyal ilişki dürtülerimizi harekete geçirerek bizi önemsediğimiz şey için çalışmaya, diğerleriyle ilişki kurmaya ve daha üretken olmaya iter. Bu nedenle evrim teorisi açısından dert yıkıcı değildir. Anksiyete, hayatta kalma mantığıyla bütünleşir.

Buna karşın korkuyu potansiyel bir müttefik olarak ele almak yerine, ona bir düşman yaklaşıyoruz.

Tıbbi tasa bozuklukları dışında korku teriminin kötü bir his olarak tanımlanması problemli bir kullanımdır zira bu, iki temel yanılgıyı kabul ettiğimiz manasına gelir: (a) korku deneyimlemek tehlikeli ve yıkıcıdır ve (b) tahlili, korkuyu önlemek ya da ortadan kaldırmaktır.

Kaygıdan kaçınma ve bastırma tasayı artırırken, onunla başa çıkmak için üretken yollar bulmamızı ve duygusal dayanıklılık maharetleri geliştirmemizi engelleyerek bir imkan maliyetine yol açar.

Bu, telaşın denetimden çıkmasına neden olarak bir çeşit kısır döngüyü besler: Korkuyu tehlikeli olarak hissetmek, ondan korkmak ve nihayetinde bastırma ve kaçınma yoluyla ondan kaçmaya çalışmak.

Ancak telaş duygusu olağan ve sağlıklı hatta yararlı olarak görülmelidir.

Öncelikle anksiyetenin hedefine ulaşabilmesi için kötü hissettirmesi gerekir.

Kelimenin kökeninin Latince ya da Yunanca boğulma, acı verici bir şekilde daralma ve huzursuzluktan türemiş olması bu beğenilen olmayan tecrübesi yansıtır.

Ancak böylesine rahatsız edici bir his bizi odaklanmaya ve dikkatimizi vermeye mecbur bırakabilir ve gelecek ziyanları önlemek, daha pozitif bir yolda ilerlemek için sıkı çalışmaya itebilir.

Bu yüzden aksiyete görmezden gelinmemesi gereken bir yangın alarmıi düşünülebilir.

Bu zihniyet değişimi güçlü pozitif bir tesir yapabilir. Telaşla içli dışlı olmak güzelleşmekte kilit rol oynar.

Üç basamakta kısır döngüden çıkmak

Kaygının neden olduğu kısır döngünden çıkmak üç basamakta mümkün olabilir: Dinle, Avantaja çevir ve Bırak.

Dinle: Anksiyete odağımızı güçlendirir ve bulunduğumuz yerden gitmek istediğimiz yere ulaşmamızda itici güç görevi görür. Dert bu yüzden umut barındırır. Gelecek tehditlerin farkındayken mükafata kavuşmak isteriz ve bunun için çalışırız.

Anksiyeteyle gelen ağır hisler bu fırsatın kaçmasına neden olabilir bu yüzden derdimizi dinlerken merak en iyi yoldaşımızdır.

Avantaja çevir: Telaşımızı emelimizin peşinde koşmaya ve önceliklerimizi belirlemeye doğru yönlendirdiğimizde, yüreğe dönüştürürüz. Dert itici güdümüzü besler, gücümüzü açığa çıkarır.

Bırak: Anksiyeteden kullanışlı bilgiler çıkarmak çoğu zaman kolay olmaz. Bazen mesajı yavaş yavaş ortaya çıkar. Bu durumlarda gelecekle ilgili kaygılı ve bunalmış hissedebiliriz. Bırakmanın en iyi yoluysa bizi yavaşlatan ve ana odaklanmamızı sağlayan aktivitelerdir. Bu anlar duygusal farkındalık geliştirmek ve zor hislerle baş etmek, destek aramak konusunda marifetlerimizi geliştirmek için de imkan sunar.

Doğru biçimde telaşlı olmak

Salgın, siyasi kutuplaşma ve iklim değişikliği çağında, çoğumuz haklı olarak geleceğimiz için kaygıdan bunalmış hissediyoruz.

Bununla başa çıkmak için, korkuyu herhangi bir hastalık aynıi düşünmeyi öğrendik. Korkuyu önlemek, kaçınmak ve ne kıymetine olursa olsun ortadan kaldırmak istiyoruz.

Ama gerçek şu ki sorun tasa değil. Tasa bir habercidir; bize belirsizlikle karşı karşıya olduğumuzu ve zorlukların üstesinden gelmemiz gerektiğini söyler. Bize hayatımızda değişmesi gereken ya da dayanağa gereksinimimiz olan şeyleri gösterir.

Anksiyete bozukluğu teşhisi konan bir kişinin temel sorunu, ağır tasa yaşaması değil, bu hisleri denetim altına almak için elinde bulunan araçların işe yaramamasıdır.

Bu durum kişinin, kendisine bakmasının, çalışmasının, diğerleriyle ilişki kurmasının ve tatmin edici bir hayat yaşamasının önüne geçer.

Kaygıya yaklaşımımızı değiştirmek, korku yelpazesinde nerede olursak olalım yardımcı olabilir.

180 yılı aşkın bir süre önce, Danimarkalı filozof Soren Kierkegaard şöyle yazmıştı: “Kaygılı olmayı doğru şekilde öğrenen, en uygununu öğrenmiştir.”

Hepimiz telaşlı doğarız. Tasa zor; bazen ürkütücü olmasına karşın, onu bir müttefik, bir avantaj ve bir beceriye dönüştürmek insan olma eforunun bir kesimidir.

Kaygıyı kurtardığımızda kendimizi de kurtarmış oluruz.

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.