enflasyonemeklilikötvdövizakpchpmhp
DOLAR
45,5176
EURO
52,9944
ALTIN
6.644,89
BIST
14.367,60
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul
Parçalı Bulutlu
25°C
İstanbul
25°C
Parçalı Bulutlu
Pazar Hafif Yağmurlu
22°C
Pazartesi Az Bulutlu
20°C
Salı Az Bulutlu
23°C
Çarşamba Hafif Yağmurlu
22°C

Aydın Amca öldü

Elif Ural Gittiğinden bu yana herkes Aydın Ağabey’i ya da Usta gazeteci Aydın’ı anlatıyor. Ben de Aydın Amca’yı dilim döndüğünce yazayım …

Aydın Amca öldü
30.03.2022 14:06
54
A+
A-

Elif Ural

Gittiğinden bu yana herkes Aydın Ağabey’i ya da Usta gazeteci Aydın’ı anlatıyor.

Ben de Aydın Amca’yı dilim döndüğünce yazayım istedim.

Babam ve Aydın amca sanırım ilkokul birinci sınıftan (daha önce de olabilir), Ödemiş’ten arkadaşlar.

Dedem, ilkokul öğretmeni Latif Bey’in okullar tatil olduğunda ikisini de il kütüphanesine götürüp, kütüphaneciye “Önlerine koyduğum kitaplar bitmeden salma bunları” diye tembihlemelerini hem babamdan hem Aydın amcadan dinlemekten hep keyif alırdım.

Ben ilkokuldan sonra İzmir’de yatılı okudum, babamdan hep bir “Aydın Engin” duydumevden uzakta olduğum ve Aydın Amca Ödemiş’e sık gelmediği için bu devirlerde o, benim için babamın çocukluk arkadaşı, gazeteci Aydın Engin’di, ta ki ben 20 yaşındayken babam Savga Ural beyin kanamasından ölene kadar…

Babam öldü. Aydın Amca Tırmık’a “Savga öldü” diye bir yazı yazdı. 

Üniversitedeydim. Sudan çıkmış balıkydim. Korkmuştum. Cenazeden sonraki ilk konuşmamızın tam tarihini ve yerini hatırlamıyorumben ağlarken “Tamam ağlama bakayım, merak etme artık ben varım” demesi hâlâ kulağımda. 

O günden sonra o “amca” sıfatını aldı ben de “yeğen”. 

İzmir’de Reuters’ta çalışıyorumfakat artık İstanbul’a gelme vakti. Aydın Amca’yı aradım, “Kapat arayacağım seni” dedi.

Benden sonra Çiğdem Anad ile konuşup “Ya benim bir yeğen var. Bu kız Reuters’ta çalışıyor. Çok iyi İngilizce konuşuyor. Bakın bakalım dış haberci olur mu?” demiş.

İstanbul’a geldim ve dış haberci oldum. Şu Anda Katar’da Al Jazeera’de Orta Dogu’dan sorumlu editörsem Aydın amcam o telefon konuşmasını yaptığı içindir. 

İstanbul’a ilk geldiğimde kalacak yerim yok, canım Oya ablam ile meskenlerini açtılar. Beylerbeyi’nde onlarda kalıyorum. CnnTürk’te vardiyalı çalışıyorum. Sabah 2’de servis almaya geliyor, 5’te işte olmak içinyollara düşüyorum. Aydın amcaher akşam, “Bana bak, servis sürücülerinden öteki birini gördüğün yok, meskenlerinde kalacaksın” diye benle dalga geçiyor.

Yıllar içinde İsrail’e gittim. Gazetecilik yapıyorum. Birtakım gazetelerden köşe için yazı istediklerinde her yazımı önce ona atmamı mecbur kıldı. Her bir yazıyı önce o onayladı, düzeltti. 

Orada kaldığım 5 yıl boyunca her patlamada, her savaşta, iki günde bir, “Nasılsın? Beni habersiz bırakma. İmza: Amca” diye mesajları hep yüzüme bir gülümseme koydu. 

Yıllar uzunluğu o bildirilerde, “Sesin çıkmıyor. Beni ara. Amca” ve “Aydın Amcacığım, düzgünüm merak etmeyin. İlk fırsatta arayacağım. Yeğen” cümleleri rutinimizdi.

Türkiye’ye yeniden geldiğimde çoğu zaman güzeliyle kötüsüyle hayatımda her ne oluyorsa, içinde oldu. Hele de onun değimiyle, kuyruğum her sıkıştığında, Aydın amca pusulam oldu.

Parasız kaldığımda cebime çaktırmadan para koydu. İşten kovulduğumda ya da iş bulamadığında “Karartma enseyi” diye azarladı. Yeni işlere başvururken taktikler verdi. Korktuğum kararlar alacakken cesaretlendirdi.

Ben daha dünyada yokken gazeteciliğe başlamış olmasına karşın, Orta Doğu konusunda bir gelişmeyi konuşuyorken “Peki Elif, bu ne demek?” diye hakikaten de merakla fikrimi sordu.

Bugün 48 yaşına merdiven dayamış ben, o olmasa nerede ve nasıl olurdum, en ufak bir fikre sahip değilim. 

En son ameliyattan bir gün önce konuştuk. “Ben sizi iki güne ararım tekrar dediğimde,” “Arama yav, biraz başımı dinleyeyim ameliyattan çıkınca, hazır hastayım bahanesiyle” diye takıldı güldük.

Son konuşmamız olduğunu tahmin bile edemezdim. 

Hâlâ güya telefon çalacak ve bana “Elif, sesin çıkmıyor merak ediyorum” diyecek aynıi geliyor.

İnanılmaz hayat kıssası, efsane gazeteciliği, pırıl pırıl insanlığı, muzipliği ve bence en değerlisi su katılmamış cüreti bana, bize kalan.

Her yerde yazılanları gördükçe hem yüreğim dağlanıyor hem de için için gurur duyuyorum, bana “yeğenim” dedi diye. 

Ama ne palavra söyleyeyim, şu anda telefonu her elime aldığımda ona yazasım var: 

Aydın Amca, herkes Aydın Abi öldü diye haber yaptı, yapıyor ama benim ikinci kere babam öldü yav, kimsenin haberi yok. Ne halt edeceğim ben?

İmza: Yeğen

ETİKETLER: , , , ,
Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.