enflasyonemeklilikötvdövizakpchpmhp
DOLAR
45,4345
EURO
53,3278
ALTIN
6.861,79
BIST
14.722,70
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul
Az Bulutlu
17°C
İstanbul
17°C
Az Bulutlu
Cuma Az Bulutlu
20°C
Cumartesi Az Bulutlu
25°C
Pazar Parçalı Bulutlu
22°C
Pazartesi Hafif Yağmurlu
20°C

BM Özel Raportörü Reem Alsalem: Türkiye bir yol ayrımında; ya tarihin doğru tarafında olmayı seçebilir yahut toplumunun yarısını kaybedebilir

Birleşmiş Milletler (BM) Bayana ve Kız Çocuklarına Yönelik Şiddet, Sebepleri ve Sonuçları Özel Raportörü Reem Alsalem, ’25 Kasım Bayana Yönelik …

BM Özel Raportörü Reem Alsalem: Türkiye bir yol ayrımında; ya tarihin doğru tarafında olmayı seçebilir yahut toplumunun yarısını kaybedebilir
23.11.2022 18:27
32
A+
A-

Birleşmiş Milletler (BM) Bayana ve Kız Çocuklarına Yönelik Şiddet, Sebepleri ve Sonuçları Özel Raportörü Reem Alsalem, ’25 Kasım Bayana Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele Günü’ kapsamında Türkiye’nin İstanbul Sözleşmesi’nden çekilmesini değerlendirdi. Alsalem, “Türkiye Sözleşme’nin ilk imzacısı. Söylemek istediğim, Türkiye hakikaten şimdi bir yol ayrımında. Ya hakikaten tarihin doğru tarafında olmayı ve bayanları ve kız çocuklarını korumak için bütün eforları seferber etmeyi seçebilir yahut toplumunun yarısını kaybedip onları geride bırakabilir” dedi.

BM Bayana ve Kız Çocuklarına Yönelik Şiddet, Sebepleri ve Sonuçları Özel Raportörü Reem Alsalem, ’25 Kasım Bayana Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele Günü’ kapsamında; dünya genelinde bayana yönelik şiddete karşı mücadeleye ilişkin yaptığı değerlendirmede Alsalem, salgın seviyesinde bir şiddet durumunun söylediği söz edilen olduğunu belirtti.

“Kanserli bir beden sağlıklı değildir, gelişemez; bayana yönelik şiddetin yüksek olduğu toplumların başına gelen tam olarak budur”

BM Genel Sekreteri’nin bu durumu toplumlardaki ‘kanser’ olarak nitelendirdiğini anımsatan Alsalem, “Bu, bence onu tanımlamanın iyi bir yolu. Zira kanserli bir beden sağlıklı değildir, gelişemez, potansiyelini yerine getiremez. Bayana yönelik şiddetin yüksek olduğu toplumların başına gelen tam olarak budur. Gerektiği benzeri gelişemezler, ilerleyemezler zira toplumun yarısı geride kalmıştır. Elimizde bulunan verilere göre, her üç bayandan en az biri hayatı boyunca şiddete maruz kalıyor. Biliyoruz ki bu, buzdağının yalnızca görünen bir kısmı. Zira önemli bir eksik raporlama sorunu da mevcut” diye konuştu. 

Kadına yönelik şiddetle çabadaki pozisyonuyla ilgili Türkiye’ye Temmuz 2022’de yaptığı ziyaretten edindiği izlenimlere atıfta bulunan Alsalem, şunları söyledi:  

“Kadınların şiddeti duyurabilmeleri için ekonomik açıdan güçlü olmaları çok önemli”

“Ziyaretim sonucunda yaptığım değerlendirmede, Türkiye’nin pek çok alanda bayana yönelik şiddetle mücadelede çok önemli adımlar attığı sonucuna ulaştım. Örneğin, ulusal eylem planı var, hami ve önleyici (kısıtlayıcı) önlem kararları alınıyor ve Ceza Kanunu’nun birtakım faydalı düzenlemeleri var. Bayanları ekonomik açıdan güçlü kılma konusunda çalışmalar işe yarıyor ve biz biliyoruz ki, bayanların şiddeti duyurabilmeleri için ekonomik açıdan güçlü olmaları çok önemli.” 

Türkiye’nin bayana yönelik şiddetle mücadele konusunda yapması gereken pek çok şeyin olduğunun da rapor kayıtlarına geçtiğini belirten Alsalem, 20 Mart 2021 tarihli Cumhurbaşkanlığı kararnamesi ile Türkiye’nin 1 Temmuz 2021’de resmen İstanbul Sözleşmesi’nden çekilmesine ilişkin olarak, “Bu, ülkenin bayana yönelik şiddetle mücadeleye kendini adamamış olduğuna dair bir işarettir” tabirlerini kullandı.

Alsalem, sözlerini şöyle sürdürdü: 

“Türkiye hakikaten şimdi bir yol ayrımında”

“Türkiye tabii ki Bayana Yönelik Ayrımcılığın Önlenmesi Mukavelesi (CEDAW) kapsamında bayana yönelik şiddetle mücadele konusundaki en yüksek standartları korumakla yükümlüdür. İstanbul Mukavelesi’nin özellikle bu husustaki en kapsamlı ve tek antlaşma olduğunu biliyoruz. Türkiye Sözleşme’nin ilk imzacısı. Söylemek istediğim, Türkiye hakikaten şimdi bir yol ayrımında. Ya nitekim tarihin doğru tarafında olmayı ve bayanları ve kız çocuklarını korumak için bütün uğraşları seferber etmeyi seçebilir yahut toplumunun yarısını kaybedip onları geride bırakabilir.” 

Alsalem, LGBTİ+ toplumunun giderek artan bir şekilde hedef gösterilmesine ilişkin raporuna atıfta bulundu. Alsalem, dedi.

“Türk yetkililerin ve toplumunun şiddetin ele alınmasına öncelik verilmesi konusunda birleşmesi için çok önemli”

Alsalem, Türk halkı ve yetkililere “Türk yetkililerin ve toplumunun şiddetin ele alınmasına öncelik verilmesi konusunda birleşmesi için çok çok önemli bir fırsatımız olduğunu düşünüyorum. Bu elbette herkesin güçlerini birleştirmesi, sivil toplumun, hükümetin, dini önderlerin, erkeklerin, erkek çocuklarının iştirakinin sağlanmasını ve mağdurların seslerini esas almalarını gerektiren bir konu” diye seslendi.  

Kadın ve kız çocuğu cinayetlerine ilişkin bilgi konusunun da çok önemli bir sorun olduğunu belirten Alsalem, “İyi siyasetler yapmak için nitekim bilgi toplamamız gerekiyor. Maalesef şu ana dek Türkiye’nin eksik olduğu en çok önemli mevzulardan biri de bu” diye konuştu. 

“İnsanlığın yarısının temel insan haklarından yararlanmak için mücadele etmek zorunda olduğu gerçeğiyle yüzleşmek zorundayız”

Kadına ve Kız Çocuklarına Yönelik Şiddet, Sebepleri ve Sonuçları Özel Raportörlüğü misyonunun yaklaşık 28 yıl önce oluşturulduğuna dikkat çeken Alsalem, 25 Kasım Bayana Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele Günü kapsamında şu değerlendirmeleri yaptı: 

“Bunu çok şanssız ve üzücü buluyorum, zira yetkim hâlâ mevcut. Demek ki bu, hâlâ bir ihtiyaç. Hâlâ daha da berbata giden bir şiddet salgınından söz ediyoruz. Tahlil bulmak için birlikte hareket etmemiz gereken, iklim krizi de dahil bu varoluşsal krizi yaşadığımız bir periyotta, hâlâ insanlığın yarısının hayatta kalmak ve temel insan haklarından yararlanmak için mücadele etmek zorunda olduğu gerçeğiyle yüzleşmek zorundayız.”  (ANKA) 

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.