Brezilya’da pazar günü düzenlenen ve solcu Luiz Inacio Lula da Silva’nın kazandığı seçimlerin akabinde ilk defa kameraların karşısına çıkan …

Brezilya’da pazar günü düzenlenen ve solcu Luiz Inacio Lula da Silva’nın kazandığı seçimlerin akabinde ilk defa kameraların karşısına çıkan Devlet Başkanı Jair Bolsonaro, seçim sonuçlarına değinmedi ve anayasa çerçevesinde hareket edeceğini söyledi.
Bolsonaro, pazar günü düzenlenen ikinci tur devlet başkanlığı seçiminin akabinde Brezilya Devlet Başkanlığı konutu Alvorada Sarayı’nda ilk defa açıklamalar yaptı.
Kısa süren konuşmasına kendisine oy verenlere teşekkür ederek başlayan Bolsonaro, “Hep demokratik olmayan olarak damgalandım, beni suçlayanların bilakis çoğu zaman anayasa çerçevesinde davrandım. Basını ve sosyal medyayı denetim etmekten hiç bahsetmedim. Devlet başkanı ve vatandaş olarak anayasamızın tüm buyruklarına uymaya devam edeceğim” tabirlerini kullandı.
Bolsonaro, seçim sonuçlarını açık bir şekilde kabul etmediği konuşmasında, kamyoncuların başlattığı yol kapatma protestolarına işaret ederek, “Mevcut halk hareketleri, seçim sürecinin yürütülme formuna yönelik öfke ve adaletsizlik hissinin sonucudur” değerlendirmesinde bulundu.
Şiddet içeren şovları reddeden Bolsonaro, “Barışçıl şovlar çoğu zaman memnuniyetle karşılanacaktır, lakin bizim metotlarımız, özel mülkün işgali, mirasın yok edilmesi gibi çoğu zaman halkı mağdur eden solcuların prosedürleri olamaz.” diye konuştu.
Devlet Başkanı, ekonomik ve dini özgürlükler ile Brezilya’yı savunmaya devam edeceğini sözlerine ekledi.
Bolsonaro, seçimlerden önce birçok kere ülkede 1996’dan beri kullanılan elektronik oylama sistemini hedef alan ve yer yer seçim sonuçlarını kabul etmeyeceğinin işaretini verdiği konuşmalar nedeniyle eleştirilmişti.
Güney Amerika’nın en büyük ülkesi, nüfusu 212 milyonu aşan Brezilya’da pazar günü düzenlenen ikinci tur devlet başkanlığı seçiminde ülkeyi 2 dönem yöneten sol görüşlü Lula da Silva yüzde 50,9, Bolsonaro ise yüzde 49,1 oranında oy almıştı.
Seçimi kaybeden Bolsonaro, ülkede 1985’te demokrasinin yeniden tesis edilmesinden bu yana ikinci devrine seçilemeyen ilk devlet başkanı olmuştu.