CHP Genel Başkanlığı’na adaylığını açıklayan Özgür Özel’den yerel seçim mesajı: Yeni bir yol yürüyüşü sağlamazsak büyük bir tehlikeyle karşı karşıyayız!

CHP Genel Başkan aday adayı olan CHP Grup Başkanı Özgür Özel, CHP Manisa Kent Kongresi’nde; kendisine yönelik ön seçim tenkitleriyle ilgili, “Türkiye’de bir yerde yapılıyorsa, Özgür Özel kalkacak ve gidecek, orada ön seçime girecek demişim. Büyük bir içtenlikle söylüyorum ki, yapılmayan ön seçimlerin, bu kardeşiniz faili değildir, mağdurudur arkadaşlar. Ön seçimden taviz vermemeliyiz arkadaşlar” dedi. Seçimlerin akabinde partinin hiçbir şey yokmuş benzeri davranmasının seçmende büyük bir duygusal kopuşa neden olduğunu kaydeden Özel, “Öyle bir şeyi görüyorum ki şayet biz sağlıklı bir itirazı, sağlıklı bir öz eleştiriyi, yeni bir yol yürüyüşü sağlamazsak, hep birlikte önümüzdeki yerel seçimlerde büyük bir tehlike ile karşı karşıyayız” diye konuştu.
CHP Manisa Kent Kongresi, Yunus Emre Millet Çarşısı Konferans Salonu’nda gerçekleştirildi. Kongreye katılan CHP Genel Başkan Aday Adayı ve Grup Başkanı Özgür Özel, bir konuşma yaptı. CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun genel başkan seçilmesinin akabinde 2011 yılında milletvekili seçildiğini belirten Özel, şunları söyledi:
“Manisa’nın tüm ilçe ve beldelerinde, tüm köylerinde durmadan omuz omuza hep birlikte koşturduk. Ayrıyeten Türkiye’deki cezaevi komitesi raporlarımız ile ülke gündeminde yer aldık. Yüreğimizi yakan o büyük Soma travmasına ortaya çıkmadan önce dikkat çekmeye çalıştık, sonrasında davayı geçtiğimiz yıla kadar aralıksız takip ettik. 2015 gelmeden önce 2014’te bir defa daha yerel seçim geldi, partimizin kent ve ilçe başkanları, bütün milletvekilleri ve dönem belde belediye başkanları dahil tek aday olarak ‘Bu görev senindir Özgür’ dediler. İtirazlarıma, çekincelerime karşın verilen görevi üstlendim. Birlikte o süreci, nereden nereye geldiğimizi, nasıl bir mücadele verdiğimizi ve sonrasında nasıl anket manipülasyonları ile, Türkiye’nin bugünlerde tanıştığı dezenformasyonlarla mücadele ettiğimizi biliyorsunuz.”
“Yapılmayan ön seçimlerin bu kardeşiniz faili değildir, mağdurudur”
“Ön seçim yapılmadığı için sorumlu tutulduğu vakitler olduğunu kaydeden Özel, “Ön seçim beklentisi olup da bu beklenti gerçekleşmediği için buna kızan, üzülen, tepki gösteren herkesi anlıyorum. Lakin şunu ifade etmeme izin verin ki, ben geçtiğimiz dönem, hatta önce 2015’te, konuşulduğunda 2018’de ve bu son dönem sayın kent liderimiz, ‘Biz ön seçim istiyoruz’ dediğinde, ilk imzayı ben atarım demişim. Biz ön seçim istiyoruz dediğinde, Türkiye’de bir ilde yapılacaksa Manisa’da da yapılacak demişim. Hatta Türkiye’de bir yerde yapılıyorsa, Özgür Özel kalkacak ve gidecek, orada ön seçime girecek demişim. Büyük bir içtenlikle söylüyorum ki, yapılmayan ön seçimlerin, bu kardeşiniz faili değildir, mağdurudur arkadaşlar. Ön seçimden taviz vermemeliyiz arkadaşlar” dedi.
Özel, CHP’de ön seçim ve tüzük konusunda yaşananlara ilişkin kendisine yönelik “Sen yönetimdeydin” tenkitlerine ise şunları söyledi:
“MYK toplantılarına katılıyorum, görüşlerimi söylüyorum. Tenkitlerimi dile getiriyorum, oy hakkım yokolanlar kadar konuşuyorum. İçeride en çok itiraz eden, en çok eleştirenfakat dışarı çıkıldığında uygulamanın yapıldığı sırada sorumluluğunu yapması gereken bir durumdayım. Ben partinin yasama kanadındayım, ben Meclis’teyim. Partim ismine konuşuyor ve hücumlara karşılık veriyor, kanılarımızı ifade ediyorum. Ben CHP’nin grup başkanvekilliğini yaparken, ben vazifemi yaparken, ben kendi vazifemi yaparken, partimi, grubumu ve üyelerimin yüzünü hiç öne eğdirmedim. Ben sizi utandırdım mı? Ben bir eksik yaptım mı? Ben Süleyman Soylu’ya, Hulusi Akar’a, Binali Yıldırım’a, Tayyip Erdoğan’a karşı sizin yüzünüzü hiç öne eğmedim arkadaşlar, hiç öne eğdirmedim.
“Büyük bir tehlike ile karşı karşıyayız”
Şimdi gelelim bu seçim sürecine, ben 2019 seçimlerinden sonra Türkiye’nin dört bir yanında bu seçimin en önemli, en kritik, en hayati seçim olduğuna kendim inandım ve herkesi inandırmaya çalıştım. Büyük bir mücadele verdim. 14 Mayıs’ta büyük şoku, büyük çöküşü, büyük üzüntüyü hep birlikte damarımızda hissettik. 28’ine kadar tekrar bir uğraş koşturduk. ama sonuç referandum, Ekmelettin İhsanoğlu, Muharrem İnce seçimlerinde ve 2019 seçimlerinin kent genel meclisi sonuçlarında olduğu yüzde 52, yüzde 48 istikrarını değiştirmedi. Maalesef değiştirmedi. Bu bizim bir sorgulamaya, yeniden düşünmeye, yeni bir yol bulmaya ve tartışmaya muhtaçlığımızı ortaya çıkardı. Sizi temin ederim ki 28 Mayıs günü ne kolumu kaldırmaya, ne genel başkan adayı olmaya ne de bu türlü bir yola çıkmaya takatim yoktu. Lakin yaşanan süreç, biraz önce ifade edildiği, partinin hiçbir şey yokmuş davranmasına, bu davranış biçimi de seçmende büyük bir duygusal kopuşa sebebiyet verdi. O denli bir şeyi görüyorum ki şayet biz sağlıklı bir itirazı, sağlıklı bir öz eleştiriyi, yeni bir yol yürüyüşü sağlamazsak, hep birlikte önümüzdeki yerel seçimlerde büyük bir tehlike ile karşı karşıyayız.
“Top toplamaya da razıyım”
Değerli partililerim, dünyadaki bütün diktatörler seçime katılım oranının muhalefetteki düşüşünden beslenirler. Sizin omzunuz düştüyse beyefendinin yüzü gülmeye başlar. Zira biz gücümüzü kaybedersek, seçmen siyasi partilerden, muhalefetten, siyasetten umudunu keser ve sandıktan uzaklaşır. Bu tehlikeye karşı bir itiraz, yenileniş ve yeni bir yol yürüyüşe ihtiyaç vardır. Ben evladınız olarak, Özgür Özel olarak şunu söyledim. Kaybeden takımda santrfor olarak oynayacağıma, kazanan takımda her mevkiye talibim dedim… Özgür, sen çok oynadın, kaleye geç kaleye. Orta saha, orta saha. Biraz dinlen yedek otur, yedek kulübesi. Artık oynama top topla, top toplamaya da razıyım.fakat diyorsanız ki, Özgür biz sana inanıyor ve güveniyoruz, geç takımın başına. Ben bu takımı şampiyon yaparım arkadaşlar.”
Özel, açıkladığı tavır evrakına ilişkin de değerlendirmede bulunarak, bu belgeyi CHP’lilere emanet ettiğini söyledi. Özel, şöyle konuştu.
“Özünde şunu söylüyoruz. CHP, kurucu iradenin partisi. Kurucu takımlara ve ona hasımlık değil hayranlık ve minnet duyanların partisi. Bundan sonraki süreçte şöyle bir siyaseti izlememek durumundadır. Bizim oyumuz yüzde 25, zirvemizde görülmez bir cam tavan var. Zıplamayalım, nasılsa aşamıyoruz. O zaman sağdan, soldan ve hatta sağdan, daha sağdan, tekrar sağdan dayanaklarla onlara açılarak, oradan danışmanlarla, onlara ait telaffuzlarla büyümeye çalışmak yerine. Ya da yüzde 48’i 50+1 yapmak için seçimin sonraki gününden itibaren daima duracağı yerin diğerine göre tayin etmek yerine, ben bunun karşısında olayım, bununla yan yana durmalıyım, bu tarafa uzak durayım ki bu taraftakiler bozulmasın demek yerine kendi durumunu doğru tarif eden ve doğru yerde duran ve kendinden emin olan, geri kalan bütün siyasetin ona göre şekilleneceği, prensipli, öz inançlı ve yürekli bir siyaset için yola çıkmış durumdayız arkadaşlar.”
“Krema tabakası” çıkışı
Özel, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın da kimlik siyaseti yaptığını kaydederek, toplumu enine kesen bir siyaset anlayışı izleyeceklerini ifade etti. Özel, “AK Partili’nin de MHP’linin de İYİ Partili’nin de HDP’linin de fakirine dokunan, işsizine dokunan, güvencesizine dokunan, geleceğinden dertli olanlarına dokunan ve hepsine dokunurken, alt tarafı koruyan, alın teri ile emek emek birikmiş vergileri, kur korumalı mevduatla zenginlere peşkeş çekilmesine, alın teri ile alınan vergilerin bir krema katmanının daima mutlu olmasına itiraz eden, gerçek manada halkçı, sendikaların güçlenmesini savunan, sivil toplumla dayanışma içinde, meslek örgütlerini güçlendiren, meslek örgütünden, STK’dan, sendikadan, sol ve sosyal demokrat yapılardan güç alan ve kendini yeniden tarif eden bir anlayışla değişimin yüz yılı, yüz yılın değişimi diyoruz” diye konuştu.