enflasyonemeklilikötvdövizakpchpmhp
DOLAR
45,1849
EURO
53,0440
ALTIN
6.714,35
BIST
14.443,52
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul
Az Bulutlu
16°C
İstanbul
16°C
Az Bulutlu
Cuma Hafif Yağmurlu
11°C
Cumartesi Çok Bulutlu
14°C
Pazar Hafif Yağmurlu
12°C
Pazartesi Hafif Yağmurlu
15°C

CHP lideri Özel, Journal of Democracy için yazdı; Macaristan’ı örnek verdi: Türkiye’deki bir demokratik zafer dünya için de önemli olacak

CHP Genel Başkanı Özgür Özel, Journal of Democracy’de yayımlanan makalesinde Türkiye’nin 2013’ten bu yana demokratik gerileme yaşadığını, partisinin ise demokrasi ve hukuk devleti mücadelesini sürdürdüğünü ifade etti. Özel, “Amacımız, farklı …

CHP lideri Özel, Journal of Democracy için yazdı; Macaristan’ı örnek verdi: Türkiye’deki bir demokratik zafer dünya için de önemli olacak
30.04.2026 14:30
2
A+
A-

CHP Genel Başkanı Özgür Özel, Journal of Democracy’de yayımlanan makalesinde Türkiye’nin 2013’ten bu yana demokratik gerileme yaşadığını, partisinin ise demokrasi ve hukuk devleti mücadelesini sürdürdüğünü ifade etti. Özel, “Amacımız, farklı kesimleri bir araya getirerek demokrasi, hukuk devleti ve insan onuru etrafında birleşmek. Türkiye’de kazanılacak bir demokratik zafer yalnızca ülke için değil, dünya için de önemli olacak. Aksi bir senaryo, otoriter eğilimleri güçlendirebilir” değerlendirmesinde bulundu.

Özel, İngilizce yayımlanan uluslararası nitelikteki Journal of Democracy dergisi için “Türkiye’nin Demokrasisini Nasıl Yeniden İnşa Ederiz” başlıklı yazı kaleme aldı. Özel, makalesinde, “Türkiye’nin, demokrasi ve hukukun üstünlüğü için tarihsel bir mücadelenin ortasında olduğunu” belirterek, “2013’ten bu yana ülkenin, sürekli bir demokratik gerileme sürecinden geçtiğini” kaydetti.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın ilk yıllarında geniş halk desteğiyle iktidara geldiğini ve ekonomi ile siyasette reform vaat ettiğini hatırlatan Özel, makalesinde şu ifadeleri kullandı:

“İlk kez, geniş halk desteği ve ülkenin ekonomi ile siyasetini reform etme vaadiyle iktidara gelen Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, zaman içinde demokratik kurumları sistematik biçimde zayıflattı, hukukun üstünlüğünü aşındırdı, basın özgürlüğünü kısıtladı, geniş müşteri ilişkilerine dayalı ağlar kurdu ve kendisine bağlı bir iş dünyası elitini teşvik etti. Cumhurbaşkanının halk desteği azaldıkça, iktidarı daha baskıcı hale geldi; çünkü artık iktidarda kalmanın demokratik bir yolunu görmüyor.”

Özel, 2024 yerel seçimlerinde CHP’nin elde ettiği sonuçların partiyi “demokratik değişim umudunun güçlü bir temsilcisi” haline getirdiğini belirtti. Mart 2025’ten bu yana ise iktidarın muhalefete yönelik baskılarının arttığını ifade eden Özel, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun da aralarında bulunduğu bazı isimlerin tutuklandığını hatırlattı.

“Bu mücadelenin ön safında Türkiye’nin ‘demokrasi bekçileri’ yer alıyor”

Toplumsal tepkilere de değinen Özel, şu ifadelere yer verdi:

“Bir yılı aşkın süredir milyonlarca yurttaş İstanbul, Ankara ve ülke genelindeki şehirlerde sokakları ve meydanları doldurarak bu saldırılara karşı çıkıyor, serbest ve adil seçimleri savunuyor. Türkiye bugün 21’inci yüzyılın belirleyici demokratik mücadelelerinden birine sahne oluyor. Her hafta, demokrasi ve hukukun üstünlüğünü savunmakta kararlı yurttaşlar kitlesel mitinglerde bir araya gelmeye devam ediyor.

Bu mücadelenin ön safında Türkiye’nin ‘demokrasi bekçileri’ yer alıyor: gençler ve yaşlılar, kadınlar ve erkekler, çiftçiler, mavi ve beyaz yakalı çalışanlar, farklı siyasi görüşlerden ve etnik kökenlerden demokratlar. Bunlar marjinal bir grup değil; güvenilir anketlerin de gösterdiği gibi çoğunluğu temsil ediyorlar. Bu mücadelenin sonucu Türkiye’nin geleceğini belirleyecek ancak etkileri sınırlarımızın çok ötesine ulaşacak.”

“Türkiye’de yaşanacak gelişmeler bu açıdan küresel ölçekte önem taşıyacak”

Özel, makalesinde Macaristan örneğine atıfta bulunarak, “otoriter yönetimlerde yapılan seçimlerin yalnızca iktidar değişimiyle sınırlı olmadığını, aynı zamanda bu rejimlerin kalıcılaşıp kalıcılaşmayacağının ya da demokratik dönüşüm imkanının bulunup bulunmadığının da göstergesi olduğunu” ifade etti. “Türkiye’de yaşanacak gelişmelerin bu açıdan küresel ölçekte önem taşıyacağını” belirten Özel, “Bu durum, Türkiye’nin Avrupa ile Orta Doğu arasında stratejik konumu, Rusya’ya yakınlığı ve Müslüman çoğunluklu, uzun bir laik ve demokratik geleneğe sahip bir ülke olması nedeniyle daha da kritik hale gelmektedir” değerlendirmesinde bulundu.

“İktidar, ‘yerli ve milli’ söylem üzerinden siyasi meşruiyetini güçlendirmeye çalışıyor”

Özel, makalesinin “Bu Noktaya Nasıl Geldik” başlıklı bölümünde, Türkiye’deki siyasi sürecin 2002 yılından itibaren şekillendiğini belirtti. Özel, “AK Parti’nin iktidara geniş bir toplumsal destekle geldiğini ve başlangıçta istikrar ile ekonomik reform vaadiyle uluslararası alanda olumlu bir profil çizdiğini” ifade etti. Sürecin ilerleyen yıllarda değiştiğini savunan Özel, “2008 sonrası yargı üzerindeki etkinin arttığını, siyasi ittifaklarla birlikte toplumsal kutuplaşmanın derinleştiğini” öne sürdü.

Özgür Özel, “CHP’nin uzun süre ‘elit düzenin temsilcisi’ olarak hedef alındığını, iktidarın ise ‘yerli ve milli’ söylem üzerinden siyasi meşruiyetini güçlendirmeye çalıştığını kaydetti. 2016’daki darbe girişiminin ardından Türkiye’de yönetim sisteminde köklü bir dönüşüm yaşandığını belirten Özel, olağanüstü hal süreci ve 2017 referandumuyla parlamenter sistemden başkanlık sistemine geçildiğini, bu dönemin ardından ülkenin belirgin bir otoriterleşme sürecine girdiğini kaydetti.

“İzlenen politikalar, geniş kesimlerde yoksullaşmaya yol açtı, bu durum iktidara desteği zayıflattı”

Özel, “izlenen ekonomik politikaların geniş kesimlerde yoksullaşmaya yol açtığını, bu durumun iktidara desteği zayıflattığını” belirtti. Buna karşın hükümetin kaynak dağıtımı ve patronaj ilişkileri üzerinden yeni siyasi dengeler kurduğunu aktaran Özel, 2019 yerel seçimlerini dönüm noktası olarak nitelendirdi ve partisinin İstanbul ve Ankara başta olmak üzere birçok büyükşehirde seçim kazanarak güçlü bir yerel yönetim performansı ortaya koyduğunu ifade etti.

“2023 genel seçimlerinde, muhalefet ittifakı, koordinasyon eksikliği ve iç uyumsuzluklar nedeniyle kaybetti”

Özgür Özel, 2023 genel seçimlerinde muhalefet ittifakının kaybettiğini hatırlatarak, bunun nedenleri arasında koordinasyon eksikliği ve iç uyumsuzlukların bulunduğunu belirtti. Bu deneyimin ardından CHP içinde reform süreci başlatıldığını aktaran Özel, yeni bir siyaset anlayışıyla hayat pahalılığı, barınma, ulaşım ve eğitim gibi gündelik sorunlara odaklanıldığını belirtti. Özel, bu dönüşümün 2024 yerel seçimlerine yansıdığını ve CHP’nin yüzde 38 oy oranıyla birinci parti olarak büyükşehirler başta olmak üzere önemli kazanımlar elde ettiğini kaydetti.

Özel, makalenin “Yargı Baskısı” başlıklı bölümünde, 2025 yılı başından itibaren iktidarın partisine yönelik “sistematik bir yargı süreci” başlattığını vurguladı. İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun üniversite diplomasının iptal edilerek adaylığının engellenmeye çalışıldığını, 19 Mart 2025’te İmamoğlu ile bazı çalışma arkadaşlarının tutuklandığını ve hakkında binlerce yıla varan hapis cezası talep edilen kapsamlı bir iddianame hazırlandığını kaydeden Özel, aynı süreçte çok sayıda CHP’li belediye başkanının da tutuklandığına dikkati çekti.

Bu sürecin yalnızca muhalefeti zayıflatmayı değil, “kontrol edilebilir, göstermelik muhalefet yapısı oluşturmayı” hedeflediğini savunan Özel, yargı süreçlerinin siyasi bir araç haline getirildiğini kaydetti. “Direniş Dalgası” başlığı altında ise Özel, İmamoğlu’nun tutuklanmasının ardından İstanbul Saraçhane’de başlayan protestoların kısa sürede ülke geneline yayıldığını anımsatarak, “yüz binlerce kişinin meydanlara indiğini, bu süreçte geniş katılımlı bir siyasi mobilizasyonun ortaya çıktığını” ifade etti.

CHP’nin mücadelesini üç ana başlıkta sürdürdüğünü belirten Özel, bunları sokak ve meydanlardaki kitlesel hareketlilik, hukuki süreçler ve yeni bir siyasi program inşası olarak sıraladı. Özel, CHP’nin halkın taleplerine odaklanan kapsayıcı bir siyaset izlediğini, milyonlarca imza ile erken seçim ve adalet çağrısının sürdüğünü de belirtti.

“Türkiye’nin yeniden demokratik, hukuk devletine dayalı bir cumhuriyet olması için bu yoldan geri dönmeyeceğiz”

“Bu mücadelenin uzun ve zorlu bir maraton olduğunu” vurgulayan Özel, şunları kaydetti:

“Amacımız, farklı kesimleri bir araya getirerek demokrasi, hukuk devleti ve insan onuru etrafında birleşmek. Türkiye’de kazanılacak bir demokratik zafer yalnızca ülke için değil, dünya için de önemli olacak. Aksi bir senaryo, otoriter eğilimleri güçlendirebilir. Bu nedenle kararlılıkla mücadele etmeye devam edeceğiz. Türkiye’nin yeniden demokratik, hukuk devletine dayalı bir cumhuriyet olması için bu yoldan geri dönmeyeceğiz.” (ANKA)

ETİKETLER: , , , ,
Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.