CHP lideri Özgür Özel, 7-8 Temmuz’da Ankara’da yapılan NATO Zirvesi’ne ilişkin olarak yaptığı değerlendirmede iktidarın dört büyük hata yaptığı belirtti. Alınan önlemlerin ve “şaşaalı” bir ağırlamanın Türkiye’yi güçlü göstermediğini belirten Özel …

CHP lideri Özgür Özel, 7-8 Temmuz’da Ankara’da yapılan NATO Zirvesi’ne ilişkin olarak yaptığı değerlendirmede iktidarın dört büyük hata yaptığı belirtti. Alınan önlemlerin ve “şaşaalı” bir ağırlamanın Türkiye’yi güçlü göstermediğini belirten Özel, “Bir de NATO zirvesini iç politika için avantaja çevirmeye çalışmak çok baskın bir görüntü. Hatta dünya basınında bununla ilgili birçok yazı çıktı. NATO zirvesi Türkiye’nin dünyadaki itibarını arttırmak için yapılır. Hükümetin ülkesindeki itibarı arttırmak için değil” dedi. ABD Başkanı Donald Trump‘ın Ankara’dayken İran’ı vurma emri vermesinin diplomatik kural ve teamüllere aykırı olduğunu vurgulayan Özel, “Türkiye’yi önemsemediğini, Türkiye’nin kendisi için ‘bağımsız bir ülke ve diplomatik teamüllere, nezaket kurallarına uyulması gereken bir ülke’ olmadığını gösterdi” ifadelerini kullandı. Trump’ın “Erdoğan savaşa girecekti, ben durdurdum” sözlerinin bir skandal olduğunu belirten Özel, iktidarın yalanlamamasını da eleştirerek; “Türkiye’nin savaşa gireceğini Meclis bilmiyor, muhalefet partileri bilmiyor, kamuoyu bilmiyor, bir tek Trump biliyor ve Erdoğan’ı ikna ediyor. Bu gerçekse de skandal, yalansa yalanlanmaması da skandal” açıklamasını yaptı.
CHP lideri Özgür Özel, Nefes yazarı Deniz Zeyrek‘e 7-8 Temmuz’da Ankara’da yapılan NATO Liderler Zirvesi’ni değerlendirdi.
“Dört önemli hata yapıldı!”
NATO’nun Türkiye’de toplanmasının bir rutinin parçası olduğuna dikkat çeken Özel, “Türkiye’de toplanması önemli ama bütün dünyanın gözü önünde bence dört önemli hata yapıldı” dedi.
Özgür Özel bu hataları şöyle sıraladı:
“- Birincisi, toplum acayip baskı altına alındı, protesto engellendi. NATO zirvesini, benzer zirveleri dünyanın bütün ülkelerinde yapılıyor ve böyle bir şey olmuyor. Dünyanın hiçbir yerinde protestodan bu kadar aşırı korkulduğu, yani protestocuya nükleer silah muamelesi yapıldığı yok yani. Bir ülkede, protesto yapılabiliyor olması, o ülkenin demokratik yönetildiğini gösteren, ülkeye güç veren iştir. Orada kamu düzenini sağlamak başka bir şey, güvenliği sağlamak başka bir şey. Burada güvenlik-özgürlük dengesi bu kadar güvenliğin lehine hiçbir NATO zirvesinde ya da uluslararası toplantıda yapılmıyor. Bu kadar korkunç bir şey olmaz.
– İkincisi, Abartılı ve gösterişli ve şaşaalı karşılama… Bu liderlerin bazıları kendi ülkelerinde bisikletle işe giden liderler. Bu üçüncü dünya liderlerinin göz boyama taktikleri Türkiye’ye bir saygınlık kazandırmaz. Bu aşırı şaşaa ve gösteriş Türkiye’yi bir üçüncü dünya ülkesi pozisyonuna sokuyor. O kısmı biraz abartılı.
– Şehrin ablukaya alınması, kontrollerinin abartılması, hayatın bu kadar zorlaştırılması şehir için doğru değil.
– Bir de NATO zirvesini iç politika için avantaja çevirmeye çalışmak çok baskın bir görüntü. Hatta dünya basınında bununla ilgili birçok yazı çıktı. NATO zirvesi Türkiye’nin dünyadaki itibarını arttırmak için yapılır. Hükümetin ülkesindeki itibarı arttırmak için değil. Bunlar NATO zirvesini iç politikada malzeme etmeye çalıştılar. Bu çok belirgin olarak ortaya çıktı.”
“Türkiye’deyken İran’ın vurulması kabul edilebilecek bir şey değil”
Özel, Trump’ın açıklamalarıyla ilgili şu yorumu yaptı:
“Bir defa Türkiye’deyken İran’ın vurulması kabul edilebilecek bir şey değil. Yani bütün diplomatik kural ve teamüllere aykırı. Bırakın yani bir ülkeyi ziyaret ederken başka bir ülkeyi vurmayı, o ülkenin komşusu hakkında olumsuz yorum yapmak bile diplomatik skandaldır. Diplomaside yok bu. Trump geldi komşumuza saldırdı. Ankara’da kaldığı gece İran’a saldırı emri verdi.
“Erdoğan’a verdiği krediyi sıfırlamış oldu”
Aslında Erdoğan’a kendince verdiği bütün krediyi sıfırlamış oldu. Türkiye’yi önemsemediğini, diplomatik teamülleri önemsemediğini, Türkiye’nin kendisi için ‘bağımsız bir ülke ve diplomatik teamüllere, nezaket kurallarına uyulması gereken bir ülke’ olmadığını gösterdi. Yani Trump’ın sözlerinin, övgülerinin bir önemi kalmadı. İçerik ve siyasete gelince asla saygı duymuyor. Bir lidere ve bir ülkeye saygı, ‘sana saygı duyuyorum, sen iyi bir adamsın’ demekle olmaz. Onun orada başkentinde olduğun gün komşusuna Müslüman bir ülkeye saldırı emri veriyorsan bu kabul edilecek bir şey değil.”
“Erdoğan’ın suskunluğu bir itiraf”
Özel, Trump’ın “Erdoğan savaşa girecekti, ben durdurdum” sözlerinin skandal olduğunu söyledi. Özel şöyle konuştu:
“Bu kabul edilebilecek bir şey değil. Bir defa bu ülkenin savaşa girip girmeyeceğine, ülkenin parlamentosu karar verir. Şimdi Erdoğan’ın savaşa girmeye karar verdiğini, onu kendisinin durdurduğunu söylüyor. Yani ‘İran’ın yanında İsrail’le savaşabilirdi onu ben durdurdum’ diyor. Bu Türkiye’nin egemenliğine doğrudan bir müdahale. Türkiye’nin savaşa gireceğini Meclis bilmiyor, muhalefet partileri bilmiyor, kamuoyu bilmiyor, bir tek Trump biliyor ve Erdoğan’ı ikna ediyor. Bu gerçekse de skandal, yalansa yalanlanmaması da skandal. Şimdi Erdoğan’ın bu suskunluğu bir itiraf. Evet diyor, biz savaşa girecektik, beni Trump durdurdu.”
“NATO üyesi olmayı önemli buluyoruz ama NATO’culuk başka bir şey”
Özel, NATO Zirvesi’nin sonuç bildirgesini de şu sözlerle değerlendirdi:
“Benim önemli gördüğüm zirve bildirgesi oldu. Ukrayna’ya bir askeri yardım kararı bağlandı. Dijital alanda yapay zekâ konusunda bir iş birliği kararı, bir de İran’ın nükleer silah edinmemesiyle ilgili karar… Bunların bildiride yer almış olması kritik.
Putin Türkiye’nin, daha doğrusu Rusya, Türkiye’nin NATO üyesi olduğunu hazmetti. Ancak Erdoğan’ın Putin’den uzaklaşıp Trump’a yakınlaşması, Putin’in Erdoğan’la yüz yüze çok uzun süredir görüşmüyor olması başka bir kriz alanı, oraya da dikkat etmek lazım.
Bir konu daha var: Biz NATO üyesi olmayı önemli buluyoruz ama NATO’culuk başka bir şey, Trumpçılık başka bir şey. İktidar tarafı medyasıyla siyaseti falan birden NATO’cu oldular, birden Trumpçı oldular. Trump eşittir, NATO eşittir, Amerika eşittir, Trump. Yani bu kadar kısa vadeli, bu kadar boş bir iş olmaz.”
( ALINTI www.nefes.com.tr/yazarlar/deniz-zeyrek/meclis-bilmiyor-ama-t… )