enflasyonemeklilikötvdövizakpchpmhp
DOLAR
45,1846
EURO
52,9954
ALTIN
6.703,28
BIST
14.442,56
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul
Hafif Yağmurlu
12°C
İstanbul
12°C
Hafif Yağmurlu
Pazartesi Hafif Yağmurlu
14°C
Salı Çok Bulutlu
14°C
Çarşamba Parçalı Bulutlu
19°C
Perşembe Çok Bulutlu
23°C

CHP’li Altay: Erdoğan sen bu milleti özel bankalara, saraya, tefecilere ve faiz baronlarına maraba yaptın

CHP Grup Başkanvekili Engin Altay, Merkez Bankası’nın siyaset faizini 100 baz puan düşürerek 12’ye indirmesini, “Güler misin, ağlar mısın …

CHP’li Altay: Erdoğan sen bu milleti özel bankalara, saraya, tefecilere ve faiz baronlarına maraba yaptın
22.09.2022 18:33
37
A+
A-

CHP Grup Başkanvekili Engin Altay, Merkez Bankası’nın siyaset faizini 100 baz puan düşürerek 12’ye indirmesini, “Güler misin, ağlar mısın? Düşürdün de ne oldu? 14’ten 13’e düşürdün, ey Merkez Bankası, hangi banka vatandaşın kullandığı tüketici kredisini ya da kredileri bir puan aşağıya çekti? Hayır efendim, 27’yse 28 yaptı” diye değerlendirdi. Tarım, sanayi başta olmak üzere birçok dalın küçüldüğüne, bankaların ise büyüdüğüne dikkat çeken Altay, “Üzülerek söylüyorum; Erdoğan, sen bu milleti özel bankalara, saraya, tefecilere ve faiz baronlarına maraba yaptın ya. Nasıl bir baş bu. Nasıl bir devlet adamlığı” dedi. Rüşvet ve yolsuzluk iddiaları üzerine hala savcıların harekete geçmemesini Altay, “Ey savcılar, hiç mi Allah kaygınız yok ya, soygun var ya. 6 bin 500 savcı var bu ülkede. Ey savcı, İYİ Parti dilekçe verdi, veremedi. Savcı mazeretli, yok adliyede. Adliyeden kaçan savcı olur mu ya. Buraya adalet sarayları denebilir mi? Adalet sarayları yapıyorlar, içinde adaletin ‘a’sı yok” sözleriyle eleştirdi.

CHP Grup Başkanvekili Engin Altay, CHP Genel Başkan Yardımcısı Ali Öztunç, CHP İzmir Milletvekilleri Sevda Erden Kılıç ve Özcan Purçu ile birlikte CHP İzmir Kent Başkanlığı’nda basın toplantısı düzenleyerek gündeme ilişkin açıklamalar yaptı.

Altay, “Erişah Arıcan, Cumhurbaşkanlığı Ekonomi Siyasetleri Kurulu üyesi. Yunus Arıncı, Cumhurbaşkanlığı’na bağlı Devlet Denetleme Kurulu’nun başkanı. Metin Kıratlı, Cumhurbaşkanlığı İdari İşler Başkanı. Fahrettin Altun, Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı ve Ahmet Ali Al Hammadi, Borsa İstanbul’un Katar temsilcisi” diyerek Borsa İstanbul’un yönetim kurulu üyelerini sıraladı.

Binlerce vatandaşın borsada mağdur olduğunu vurgulayan Altay, “Bu borsayı denetlemesi gereken Sermaye Piyasası Kurulu. Sermaye Piyasası Kurulu’nu denetlemesi gereken de Devlet Denetleme Kurulu. Devlet Denetleme Kurulu Başkanı, Borsa İstanbul Yönetim Kurulu Üyesi. Hani damat demişti ya giderken, ‘At izi, it izine karıştı.’ Allah sonumuzu hayır etsin. Yaptığı çok yanlış varfakat doğru bir söylediği söz de var” dedi.

Engin Altay’ın açıklamalarından öne çıkan başlıklar şöyle:

“Hazırlık, çalışma, değerlendirme kampı yapıyoruz”

Bugün CHP, tam takım İzmir’de. Meclis Grubu’muz, sayın Genel Başkan’ımız ve mazeretli 9 milletvekilimiz dışında 121 milletvekili ile İzmir, Seferihisar’dayız. Her sene TBMM Yasama Yılı başlamadan önce bir hazırlık, çalışma, değerlendirme kampı yapıyoruz. Bu yılki toplantıyı da İzmir’de yapma kararı aldık. Sayın Genel Başkan’ımız da bir saat önce İzmir’e indi. Yarın sabah itibariyle saat 10.30’da sayın Genel Başkan’ımızın basına açık kamp açış konuşması ile toplantılarımızı, çalışmalarımızı başlatacağız.

“Grubumuz seçim hazırlıkları ilgili de çalışma ve değerlendirmeler yapacak”

Bu toplantıdan muradımız, geçmiş bir evvelki yasama yılını pahalandırmak, eksiğimiz, yanlışımız, ihmallerimiz varsa bunları kıymetlendirmek. 1 Ekim’de başlayacak yasama yılına da hazırlık. Önümüzdeki yıl seçim yılı olduğu için elbet grubu muz seçim hazırlıkları ilgili de çalışma ve değerlendirmeler yapacak. Bu çerçevede ekonomi başta olmak üzere dış siyaset, seçim sandık güvenliği çalışmamız, kampımızın en çok önemli başlıklarından birisi. Seçmen tercihleri ve öncelikleri de çok önemli başlıklarımızdan.

“Soyer Avrupa Karma Parlamenterler Meclisi’nden Avrupa mükafatı aldı”

Güzel bir haber de aldık. İzmir’imizin, Erdoğan’ın çok uğraştığı, başa taktığı Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer, hepimizi kıvançlandıran bir ödül aldı. Avrupa Karma Parlamenterler Meclisi’nden, Avrupa Mükafatı aldı. İzmir buna layık görüldü. İzmir, elbet her şeyin en güzeline layık. Tunç Soyer’in bu ödül merasimine de sayın Genel Başkan’ımız katılacak. Genel Başkan’ımız gelmişken Büyükşehir Belediye’mizin çok önemli iki hizmetinin de işaret fişeğini atacak. Birincisi, Konak’ta geri dönüşüm merkezi açılacak. 25 Eylül Pazar günü 10.30’da. benzeyengün saat 12.00’de Gaziemir’de kentsel dönüşüm ve toplu konut temel atma merasiminde Genel Başkan’ımız bulunacak.

“Yargı saraydan işaret bekliyor”

Türkiye’de maalesef her geçen gün yargının biraz daha çürüdüğüne şahit oluyoruz. Sermaye Piyasası Kurulu Başkanı hakkında argümanlar var, şikâyet var. Bir bayan diyor ki; bunlar, bu aile benden farklı aracılar vesilesi ile para istedi.’ O denli bir tabloda yapılması gerekenm hem şikâyetin hem de tezlerin üstüne gitmekken maalesef yargı bu hususta saraydan işaret bekliyor.

“Böyle arınamazsın Erdoğan”

Erdoğan geçtiğimiz günlerde adli yıl açılış merasiminde konuşuyor. Ve diyor ki, ‘Birileri adalet sisteminin suç çetelerinin kirli oyunlarına kurban etmek için var gücüyle uğraşıyor. Bu türlü bir rezilliğe asla izin vermeyeceğiz.’ Erdoğan, rezillik ortada esasen. 180 milyonlardan bahsediliyor. İki tane danışmanını görevden niçin aldın kardeşim? Danışmanı görevden almak, ‘milletvekilini de bir dahaki seçim aday yapmayız’ demek ortadaki pisliği aklamaz. Bu türlü arınamazsın Erdoğan. Bu sıkıntıda arınmanın, aklanmanın yolu mahkemedir. Mahkemeye gideceksin. Ben sen git demiyorum ki savcıların elini, kolunu çöz kâfi. Savcıların elini, kolunu çöz Erdoğan. Savcılar senden korktuklarından dilekçeleri almıyorlar.

“Erdoğan bu soruşturmanın önünde o gövdeni çek kardeşim”

Rüşvet sarmalında ismi geçen saray danışmanlarını görevden aldım, bu işi kapattım diyemezsin. Biz başvurduk. Bizim müracaatımızı aldılar. İYİ Parti’nin dilekçesini bile almadılar. Bırak dilekçeyi sürece almayı, dilekçeyi bile almadılar. Bunu kabul etmemiz mümkün değil. Buradan Erdoğan’a sesleniyorum; Erdoğan bu soruşturmanın önünde o gövdeni çek kardeşim. Çek. Bu pisliği kapatmazsın. Millet bunu unutur, geçer diyemezsin. Tıpkı 128 milyar dolarda olduğu gibi. Tıpkı 10 bin dolar rüşvet alan siyasetçide olduğui, tıpkı bakanlarına hileli ve fahiş fiyatlara dezenfektan satan bakanın yolsuzluğunda olduğu gibi, tıpkı yöntemsiz garanti artışlarında olduğu gibi bizim bunları unutmamız mümkün değil. Hesabını da sormamamız da mümkün değil. Vallahi de billahi de milletin kör kuruşunun hesabını sormazsak namerdiz. Hesap sormayacağımız bir iktidar bize nasip olmasın.

“Milletçe bankalara çalışıyoruz”

Devlet Denetleme Kurulu seyrediyor. Olay ne? Şu. Borsada küçük yatırımcılar kekleniyor, silkeleniyor. Adam bir 50 bin TL koymuş borsaya, teşvik etmiş. Şahsen bakan ‘borsaya gelin’ demiş. Sonuç: Bankaların payları şişirilmiş, esasen milletçe bankalara çalışıyoruz. Sonuç, millet perişan. Bu tablo kabul edilemez. Ağustos 2022. Sayın Nebati, milleti borsaya çağırıyor. ‘Borsaya gelin, borsa çok iyi.’ Ne varsa… Bir bakanın, milleti yatırım konusunda yönlendirmesi garip bir iştir. Tıpkı 128 milyar doların buharlaşması gibi. Tıpkı doların bir gecede 18’den 12’ye düşmesi, 18’den satıp 12’den alması büyük rantlar elde etmesi benzeridir. Bunlar olağan demokrasilerde olan işler değil.

“Bu pisliği, bu kepazeliği, spekülasyonu, bu küçük yatırımcıyı silkeleme operasyonunu seyretti”

Borsa İstanbul’da kaç kişinin parası var diye sorsam bilmeyebilirsiniz. Olağan. 2 milyon 623 bin insanımızın parası var. Kimisinin 1 TL, kimisinin 1000 TL, kimisinin 50 bin TL…asıl 129 bin kişinin 500 bin TL ve üzerinde parası var. E olsun. spekülatörler borsa oyunları ile önce banka paylarının fiyatlarını yapay olarak yükselttiler. Sonra ne oldu? Ekonomi yönetimi, sayın Bakan dahil borsayı adres gösterdi. Bizim bunlara çok inanlar kalmadıbiraz inananlar çıktı gitti borsaya. Sonuç, borsa çöküyor. 13 Eylül itibariyle pay senetleri düşmeye başladı. Önemli bir düşüş var. Parasını enflasyondan korumak için borsaya giden yatırımcı resmen soyuldu, silkelendi, keklendi. Bu vatandaş bizim vatandaşımız. Onların hakkını, hukukunu korumak bize anayasanın verdiği bir görev. Sermaye Piyasası Kurulu seyretti ya. Bu pisliği, bu kepazeliği, spekülasyonu, bu küçük yatırımcıyı silkeleme operasyonunu seyretti.

“Merkez Bankası, Tayyip Beyefendi; her şey ona bağlı”

Bu adam Devlet Başkanı falan değil, holding işvereni. Varlık Fonu diye bir fon oluşturdular, başkanı Erdoğan. Sonra Kamu Özel İşbirliği, direkt Recep Bey’e bağlı. Merkez Bankası… Başkan değiştirmeye doymadı. Merkez Bankası, Tayyip Beyefendi. Her şey ona bağlı. Bu olağan değil. Bunu istemek de olağan değil. Borsa, Varlık Fonu, Merkez Bankası, Kamu Özel İşbirlikleri bana bağlı olsun, 10 dönüm hazine yeri kiraya verilecekse de o önüme gelmeden verilmesin diyen bir baş iyi bir baş değildir. Bir sorun vardır o başta.

“Ey Merkez Bankası, hangi vatandaşın kullandığı tüketici kredisini bir puan aşağıya çekti”

Merkez Bankası, faizi düşürmüş. Önceki ay 14’ten 13’e düşürmüştü. Şu Anda 12’ye. Güler misin, ağlar mısın? Düşürdün de ne oldu? 14’ten 13’e düşürdün, ey Merkez Bankası, hangi banka vatandaşın kullandığı tüketici kredisini ya da kredileri bir puan aşağıya çekti? Hayır efendim, 27’yse 28 yaptı. Bir vatandaşımız bankalardan yüzde 26’dan düşük faizle para alabiliyorsa beni arasın lütfen. Ben de diyeyim ki İzmir’de yanlış konuşmuşum. Yok o denli bir şey.

“Erdoğan, sen bu milleti özel bankalara saraya tefecilere ve faiz baronlarına maraba yaptın”

Tarım, sanayi küçülmüşfakat bankalar büyümüş. Ne ala memleket. Bu türlü bir tablo karşısında şunu söylemek mümkün. Üzülerek söylüyorum; Erdoğan, sen bu milleti özel bankalara, saraya, tefecilere ve faiz baronlarına maraba yaptın ya. Nasıl bir baş bu. Nasıl bir devlet adamlığı. İki de bir dava açıyor, onun için dilimi biraz düzgün kullanmaya çalışıyorum. Nasıl bir baştır bu ya. İsyan ediyoruz, sahiden sinirleniyorum. Bugün Merkez Bankası, 12’ye düşürmüş, devletin kasasını millet ödediği vergilerle dolduracak, özel banka sahibi onu yüzde 12’den alıp yüzde 28’den satacak. Tefecilik. Devlet, tefeciliğin payandası olmuş. Bunu kabul etmemiz mümkün değil.

“Ey savcılar, hiç mi Allah’tan endişeniz yok ya!”

Ey savcılar, hiç mi Allah kaygınız yok ya, soygun var ya. 6 bin 500 savcı var bu ülkede. İstanbul’da onlara uysak kahraman polisimiz ile bizi karşı karşıya getirmeye çalıştılar. Biz bu tuzağa düşmedik. Savcı beyin talimatıymış. Adliyenin etrafına kimse gelmesin diye talimat vermiş. Savcıya bak savcıya. Ey savcı, İYİ Parti dilekçe verdi, veremedi. Savcı mazeretli, yok adliyede. Adliyeden kaçan savcı olur mu ya. Buraya adalet sarayları denebilir mi? Adalet sarayları yapıyorlar, içinde adaletin ‘a’sı yok.

“Devlet Denetleme Kurulu Başkanı, Borsa İstanbul Yönetim Kurulu üyesi”

Beş tane isim okuyacağım; Erişah Arıcan, Cumhurbaşkanlığı Ekonomi Siyasetleri Kurulu üyesi. Yunus Arıncı, Cumhurbaşkanlığı’na bağlı Devlet Denetleme Kurulu’nun başkanı. Metin Kıratlı, Cumhurbaşkanlığı İdari İşler Başkanı. Yani Türkiye’nin en büyük devlet memuru, eski başbakanlık müsteşarının yerine denk geliyor. Fahrettin Altun, hiçbir yerden eksik değil maşallah, Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı. Ve Ahmet Ali Al Hammadi, bu da beyefendinin yeni ortağı. Borsa İstanbul’un Katar temsilcisi. Bunların beşi de Borsa İstanbul Yönetim Kurulu üyesi. Ve borsada binlerce insan silkelenmiş. Üstelik bu borsayı denetlemesi gereken Sermaye Piyasası Kurulu. Sermaye Piyasası Kurulu’nu denetlemesi gereken de Devlet Denetleme Kurulu. Devlet Denetleme Kurulu Başkanı, Borsa Yönetim Kurulu Üyesi. Hani damat demişti ya giderken, ‘At izi, it izine karıştı. Allah sonumuzu hayır etsin.’ Yaptığı çok yanlış vardoğru bir söylediği söz de var.

“Türkiye’yi siz batının göçmen deposu yaptınız”

Suç işleri bakanı Saraybosna’da bir toplantıda konuşmuş. Yanlış söylememek, suç işlememek için buradan okuyorum; ‘İngiltere bize teklifte bulundu. Bize gelen göçmenleri size gönderelim’ demiş. Bizimki demiş ki ‘Biz sizin göçmen deponuz muyuz?’ Günaydın. E senin reisin değil mi, Merkel’e, ‘Bu 3 milyar az, 6 milyar verirsen alırız’ diyen. Göçmenleri dolduran… Ya İstanbul, İzmir, Gaziantep, Kilis, Ankara dahil sokaklarımız, mahallelerimizde huzur kalmadı. İnsan haklarına saygılıyız. Savaştan kaçan insanlara Türkiye bakabilecek kabiliyettedir.fakat o denli olmaz. Ben iki sene önce Yunanistan’da bir adaya gittim. Küçücük bir yeri çevirmişler, bura ne dedim. Göçmen, mülteci kampı 10 bin mülteci var dediler. Sağlık, beslenme, barınma, eğitim hizmeti veriliyor. Kampta… Türkiye’yi siz batının göçmen deposu yaptınız. 3 milyar euro uğrana.

“Bay Kemal sana bunu yıllardır söylüyor”

Bay Kemal’e kızabilirsin, sevmeyebilirsin, senin koltuğunu salladığı için Bay Kemal’den nefret edebilirsin. Putin kim ya. Putin söyleyince paşa paşa Suriye merkez yönetimi ile diyalog kapısı açıyorsun. Bay Kemal sana bunu yıllardır söylüyor. Hayır, bu türlü bir şey kabul edilemez.

“Kimsenin umuduyla hayaliyle oynanmasın”

Af tartışmaları var. Ben bu af sözcüğünün çok dikkatle ağza alınması gerektiğinden yanayım. Cezaevindeki insanların bu türlü bir umut içinde kalmaları, sonra hayal kırıklığı yaşamaları hali kötü bir haldir. Kimsenin umuduyla, hayaliyle oynanmasın. Cumhuriyet’imizin yüzüncü yılında bu türlü bir şey olabilir. Şık da olabilir. Tabi belli hataların affı olmaz.eğer yazgı mahkûmu diye nitelendirebileceğimiz noktalarda bu türlü bir şey olabilir. Bu bahiste bir millet mutabakatı kaidedir. Bu konusunda Meclis mutabakatı da koşuldur. Bunun bu şekilde dillenmesi lazım.

“Al sana 7 trilyon bu milletin sırtına yük”

AK Parti, Tayyip Erdoğan iktidara geldiğinde hazinenin 243 milyar TL borcu vardı. Bugün bu borç tam 14 kat arttı. Yani bugün hazinen borcu yeni para ile 3 trilyon 651 milyar TL’ye ulaştı. Hayırlı olsun. Bu borcu millet ödeyecek. 3 trilyon 651 milyar TL’lik borcun 3 trilyon da faizi olacak. Al sana 7 trilyon bu milletin sırtına yük. 7 trilyon. Nerede para? Bir kuruş harcamadık diyorlar bu yapılan işlere. Nerede para? Çiftçiye, esnafa, sanayiciye destek yok. Öğrenciye yurt yok, burs yok. Mezuna iş yok, aş yok. Para nerede kardeşim? Para beşlide. Para New York’ta, Londra’da. TÜRGEV’den TÜRKEN’e… Abla kardeş… Haydi git paralar. Yalnızca kur korumalı mevduattan ötürü 100 milyar TL’ye yakın para gitti. Merkez Bankası ne verdi bilmiyoruz? Geçen hafta soru önergesi verdim. Daha cevap yok.

Şunu söylemiş: ‘Avrupa’da market rafları boş.’ Pes. Avrupa’da market rafları millet alabildiği için boş. Bizimkiler de dolu, doğru. Kimse alamadığı için dolu Erdoğan. Erdoğan, bu kış geçmez, aklını başına al.” (ANKA)

ETİKETLER: , , , ,
Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.