enflasyonemeklilikötvdövizakpchpmhp
DOLAR
44,9214
EURO
52,7054
ALTIN
6.829,56
BIST
14.335,49
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul
Az Bulutlu
15°C
İstanbul
15°C
Az Bulutlu
Cuma Parçalı Bulutlu
17°C
Cumartesi Açık
21°C
Pazar Açık
20°C
Pazartesi Parçalı Bulutlu
17°C

CHP’li Bakan’dan Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Suriyeliler açıklamasına yanıt: “Herkes kendi vatanında var olsun, vatanlarının inşasında görev alsınlar”

CHP’li Bakan’dan Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Suriyeliler açıklamasına cevap: “Herkes kendi vatanında var olsun, vatanlarının inşasında görev alsınlar”

CHP’li Bakan’dan Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Suriyeliler açıklamasına yanıt: “Herkes kendi vatanında var olsun, vatanlarının inşasında görev alsınlar”
08.01.2025 16:30
11
A+
A-

CHP Genel Başkan Yardımcısı ve İzmir Milletvekili Murat Bakan, Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın Türkiye’deki Suriyeli sığınmacıların ülkelerine dönmeleriyle ilgili konusundaki “Muhalefet ya da ırkçı çevreler ne derse desin; ekonomimize, ticaretimize, üretimimize ve 13 yıllık insani siyasetimize zarar verecek yaklaşımlar içinde olmayacağız. İstekli olarak yurtlarına dönmek isteyen Suriyeli kardeşlerimize her türlü kolaylığı sağlayacağız. Lakin kimseyi zorla göndermek gibi bir yanlışa da düşmeyeceğiz. Ülkemize katkı yapmak isteyen; ekonomik, sosyal ve kültürel olarak bizlere zenginlik katan Suriyeli kardeşlerimizin elinden tutmaya devam edeceğiz” sözlerini eleştirdi.

“Türkiye, madem Suriye’nin yeniden inşasında rol üstlenecek, sığınmacıların ülkelerine dönmesi noktasında datutumu göstermeli” diyen CHP’li Bakan, iktidarın hızla sığınmacıların geri dönüş süreçlerini hızlandırmak için kapsamlı, teşvik edici ve zorlayıcı siyasetlerin uygulanması gerektiğini, kararlı ve hudutları belli bir uygulama olmazsa kimsenin ülkesine dönmeyeceğini söyledi.

Bakan, “Suriyelilerin, Türkiye’nin demografik ve sosyal yapısını olumsuz yönde etkilediğini ve çok yüksek bir ekonomik maliyeti olduğunu cesurca ifade etmek gerekiyor. Bunu bu şekilde söylemek ve Suriyeli sığınmacıların bir taraftan teşvik diğer taraftan zorlayıcı önlemler ile ülkelerine dönmelerini talep etmek ırkçılık değildir. Türkiye ziyadesiyle kaynak ayırdı, ziyadesiyle misafirperverlik gösterdi. Herkes kendi vatanında var olsun, vatanlarının inşasında görev alsınlar. Kendi ülkelerinin ekonomisine, ticaretine ve üretimine katkı versinler ve kendi ülkelerinde mutlu yaşasınlar” dedi.

CHP’li Murat Bakan’ın açıklaması şu şekilde:

“Türkiye, madem Suriye’nin yeniden inşasında rol üstlenecek…”

“Biz hiçbir zaman ‘3 milyon kişiyi otobüslere, trenlere doldurup ülkelerine gönderin’ demedik. Bu insanlar yıllardır ülkemizdeler, burada ev kurdular, yuva kurdular, iş kurdular. Fakat Esat’ın zulmünden kaçıp gelmişlerdi, Esat gitti, artık ülkelerine dönmeliler. Türkiye, madem Suriye’nin yeniden inşasında rol üstlenecek, kendi ülkesindeki sığınmacıların ülkelerine dönmesi noktasında datutumu göstermeli; bu insanların makul bir sürede meskenlerini taşıyabilecekleri, işlerini tasfiye edebilecekleri ve ülkelerine dönebilecekleri bir süreci başlatmalı. Suriye’de Esad rejiminin düşmesi, sığınmacıların büyük bir yük ve demografik risk olarak görüldüğü birçok ülkede süratli aksiyonların alınmasına yol açtı. Almanya, Belçika, Birleşik Krallık, Fransa, Yunanistan, Hollanda, İtalya, Norveç, İsviçre, Finlandiya, İsveç, Hırvatistan, Çek Cumhuriyeti ve Danimarka gibi ülkeler, Suriyelilere yönelik sığınma müracaatlarını askıya aldıklarını açıkladı. Ayrıyeten, pek çok ülke sığınmacıların geri dönüşlerini hızlandırmak için alacakları önlemleri kamuoyuyla paylaştı, bunun ötesinde Almanya ve Birleşik Krallık, göçmen kaçakçılığını engellemek maksadıyla ortak bir eylem planı üzerinde anlaştı. Buna rağmen, Cumhurbaşkanı, dönüşleri hızlandıracak siyasetler yahut zorlayıcı önlemler açıklamak yerine, ‘Burada kalmak isteyenlerin başımızın üstünde yeri var’ gibi sözler kullanıyor. Buna açıklamalar, bırakın mevcut sığınmacıların geri dönüşlerini, onların Türkiye’de kalışlarını pekiştirir ve hatta yeni sığınmacıların gelmesini teşvik eder. Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler’in 19 Aralık’taki, ‘Suriye’ye dönüşler şimdi arzu edilen düzeyde değil’ açıklaması da bu durumu teyit ediyor.

Kapsamlı, teşvik edici ve zorlayıcı siyasetler uygulanmalı

İktidarın süratle sığınmacıların geri dönüş süreçlerini hızlandırmak için kapsamlı, teşvik edici ve zorlayıcı siyasetler uygulaması gerekiyor. ‘Cebine bin euro koyup gönderelim’ yaklaşımı da ‘trafik cezasını ödemedin’ diye gitmek isteyenlerin çıkışlarına izin verilmemesi uygulaması da yanlış. Bir takvim belirleyip, geri dönüşü teşvik edecek seçenekler sunmalısınız. Burada iş kuranlara başka, çalışanlara başka süre verebilir. Türkiye’de doğanlara vize kolaylığı kimi imkanlar tanınabilir. Bir takvim ortaya koyulmalı. Örneğin; bir yıl sonra çalışma izinleriniz yahut muafiyetleriniz iptal edilecek benzeri bir zaman sınırlaması ortaya koyulmalı ki insanlar ülkelerine gidip hayat şartlarının oluşup oluşmadığına baksın, dönsün bura kurduğu ömrü planlayıp ailesi alıp ülkesine dönsün. vakitte geri dönüşü sağlayacak zorlayıcı önlemler de alınmalı. Örneğin; ülkesine dönmeyen Suriyelilerin Türkiye’deki sağlık, sosyal güvenliki birtakım hizmetlerden yararlanmaları noktasında kısıtlayıcı ve zorlayıcı önlemler uygulanabilir. Kararlı ve sonları belli bir uygulama ortaya koymazsanız, kimse ülkesine dönmez ve sığınmacı krizi hem maddi hem manevi olarak topluma yük olmaya devam eder. Bu sürecin başlatılmamasının ve iktidarın hala bir şekilde Suriyeli sığınmacıların burada kalmalarına yönelik verdiği takviyenin bir yorumunun da; bir yandan onları AB’den para koparmak için araçsallaştırdığı, diğer yandan da gerektiğinde Batı’ya karşı ‘kapıları açarız tehdidini’ elinde tuttuğu olduğunu söylemek gerekiyor.

“Kendi ülkelerinin ekonomisine, ticaretine ve üretimine katkı versinler”

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.