enflasyonemeklilikötvdövizakpchpmhp
DOLAR
45,0098
EURO
52,8050
ALTIN
6.815,04
BIST
14.409,07
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul
Açık
20°C
İstanbul
20°C
Açık
Pazar Parçalı Bulutlu
21°C
Pazartesi Parçalı Bulutlu
16°C
Salı Parçalı Bulutlu
16°C
Çarşamba Parçalı Bulutlu
18°C

Cumartesi Anneleri: 28 yıldır soruyoruz; İkram İpek, Servet İpek ve Seyithan Yolur nerede?

Cumartesi Anneleri 896. hafta açıklamalarında, 1994 yılında Diyarbakır’da gözaltına alındıktan sonra bir daha haber alınamayan İkram İpek, Servet …

Cumartesi Anneleri: 28 yıldır soruyoruz; İkram İpek, Servet İpek ve Seyithan Yolur nerede?
28.05.2022 15:09
58
A+
A-

Cumartesi Anneleri 896. hafta açıklamalarında, 1994 yılında Diyarbakır’da gözaltına alındıktan sonra bir daha haber alınamayan İkram İpek, Servet İpek ve Seyithan Yolur‘un akıbetini sordu.

Kayıpların akıbetini sormak ve faillerin yargılanması talebiyle her hafta Galatasaray Meydanı’nda bir araya gelen Cumartesi Anneleri, 895’inci haftada eylemlerini pandemi şartları nedeniyle dijital medya hesaplarından açıklama yaparak gerçekleştirdi.

896. haftada Cumartesi Anneleri AİHM’de oy birliğiyle mahkumiyet kararı verilmesine karşın iç hukukta cezasız bırakılan İkram ve Servet İpek ile Seyithan Yolur belgesini gündeme taşıdı. “28 yıldır soruyoruz: İkram İpek, Servet İpek ve Seyithan Yolur nerede?” başlıklı açıklama şöyle:

28 yıldır soruyoruz: İkram İpek, Servet İpek ve Seyithan Yolur nerede?

“Gözaltında kaybedilen insanlarımız için sürdürdüğümüz hakikat ve adalet gayretimizin 896. haftasındayız.

896 haftadır haykırıyoruz: Siyasi ve adli iradenin yansıması olarak gözaltında kaybetmelerden sorumlu olan failler cezasızlık zırhıyla korunuyor, hakikatlerin üzeri örtülüyor.

Bu inkar ve cezasızlık siyasetine itiraz eden, hakikatleri dile getiren, hesap verilebilirlik isteyen kayıp yakınları ve hak savunucuları ise mesnetsiz tezlerle suçlanıyor, engelleniyor. Sorunun tahlil merkezi olması gereken yargı düzeneği engellemelerde çok önemli bir rol üstleniyor.
896. haftamızda AİHM’de oybirliğiyle mahkumiyet kararı verilmesine karşın iç hukukta cezasız bırakılan İkram ve Servet İpek ile Seyithan Yolur evrakını kamuoyu ile paylaşıyoruz.

18 Mayıs 1994 tarihinde sabah 10.00 civarında, yüzlerce üniformalı asker 20 kadar ailenin yaşadığı Türeli (Beşişt) Köyü, Çaylarbaşı (Dehla Zera) Mezrası’na operasyon düzenledi. Şahit beyanlarına göre Bolu Komando Tugayına bağlı askerler araçlarından inip mezraya yaya olarak girdi. Operasyona askeri bir helikopter de eşlik etti.

Askerler köylülere meskenlerinden çıkarak mezranın dışındaki okulun bahçesinde toplanmaları buyruğunu verdi. Bayan ve çocuklardan ayrılan erkeklerin kimlikleri toplandı. Bir grup asker mezrada kaldı, diğer bir grup ise okulda köylülerin başında bekledi. Bir süre sonra mezradaki meskenler ve içinde hayvanlar bulunan ahırlar ateşe verildi.

Akabinde askerler, herhangi bir isim söylemeden rastgele “Sen, sen” diyerek seçtikleri İkram ve Servet İpek ile Seyithan, Abdülkerim, Nuri ve Sait Yolur’u ‘Askeri teçhizatları araçlara taşımak için’ diyerek yanlarında götürdü. Diğer köylüler kimlikleri dağıtılarak serbest bırakıldı.
Sonraki gün, gözaltına alınan Abdülkerim, Nuri ve Sait Yolur serbest bırakıldı. Serbest bırakılanlar Lice Jandarma Komutanlığı’na götürüldüklerini, ilk gece İkram, Servet ve Seyithan ile benzer yerde tutulduklarını sonra onlardan başka bir yere alındıklarını ve serbest bırakıldıklarını söyledi. İkram, Servet ve Seyithan’dan ise bir daha haber alınamadı.

İpek ve Yolur aileleri Genel Kurmay’a, OHAL Bölge Valisi’ne, Diyarbakır DGM Başsavcılığı’na, Lice Savcılığı’na ve Lice Jandarma Komutanlığı’na müracaatta bulundu. Tüm makamlar müracaatları: “köyünüze operasyon yapılmadı, kimse gözaltına alınmadı.” şeklinde cevapladı.
Olayı soruşturmakla görevlendirilen Yarbay Turgut Alpı’nın Lice Kaymakam’lığına gönderdiği raporunda da “18 Mayıs 1994 tarihinde Türeli köyünde yasadışı bir olay meydana geldiğine ilişkin en ufak bir kanıt olmadığı.” yazıldı.

İç hukuktan sonuç alamayan İpek Ailesi, AİHM’e başvurdu. AİHM, Ankara’da yaptığı duruşmada tarafların sunduğu belgesel ispatları, verilen şahit tabirlerini ve kamu vazifelilerinin savunmalarını göz önünde bulundurarak oybirliği ile İkram İpek ve Servet İpek’in gözaltında kaybedildiğine ve diğer köylülerle birlikte İpek Ailesi’nin de meskenlerinin yakıldığına karar verdi. Ayrıyeten Mahkeme, ailenin müracaatları karşısında yetkililerin verdikleri yansıyı insanlık dışı uygulama olarak değerlendirdi. (Karar Tarihi:17.02.2004- Müracaat no. 25760 /94)
896. haftamızda bir kere daha İpek ve Yolur belgesinde, AİHM kararı esas alınarak yeniden yargılama yapılması talebinde bulunuyoruz. AİHM’in zorla kaybetmelerle ilgili olarak verdiği ihlal kararlarının katileşmesinden itibaren süre hududu olmaksızın, yargı makamlarının yeniden yargılama yapmak için harekete geçmesini sağlayacak yasal bir düzenleme yapılmasını talep ediyoruz.

Kaç yıl geçerse geçsin İkram ve Servet İpek ile Seyithan Yolur için, tüm kayıplarımız için adalet istemekten, devletin üniversal hukuk normları içinde hareket etmek zorunda olduğunu hatırlatmaktan, 197 haftadır bize yasaklanan kayıplarımızla buluşma yerimiz Galatasaray’dan vazgeçmeyeceğiz.”

Cumartesi Anneleri
İnsan Hakları Derneği İstanbul Şubesi
Gözaltında Kayıplara karşı Komisyon

 

ETİKETLER: , , , ,
Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.