Cumhurbaşkanlığı Yüksek İstişare Kurulu Üyesi Cemil Çiçek, “Siyasetin, iktisadın, hukukun, bürokrasinin can damarı ahlaki istikrar …

Cumhurbaşkanlığı Yüksek İstişare Kurulu Üyesi Cemil Çiçek, “Siyasetin, iktisadın, hukukun, bürokrasinin can damarı ahlaki istikrar” değerlendirmesini yaptı.
Karar gazetesi yazarı Ahmet Taşgetiren, Çiçek ile görüşmesinden notları bugünkü köşesinden paylaştı. Taşgetiren yazısında şunları kaydetti:
“Devlet çekapı” başlıklı yazım üzerine yeniden arandım. Ülkenin istikrarı bağlamında koalisyonların ve tek başına iktidarların kıymeti üzerine fikirlerini ifade etti. Değerlendirmelerini şöyle özetleyebilirim:
-Türkiye’de koalisyon şikâyeti ve istikrarın “tek başına iktidar”a bağlanması niyeti, muhafazakâr ve milliyetçi kısımlarla Adalet Partisi arasına uzaklık girmeye başlamasından sonraki siyaset söylemidir. Adalet Partisi’nden kurucu takımlar tasfiye edilmiş, milliyetçiler başka parti kurmuşlar, muhafazakârlar Erbakan’ın başlattığı harekete ilgi duymaya başlamışlar ve Demokratik Parti bölünmesi gerçekleşmiş. Demirel, yeniden kitleleri toparlayabilmek için “istikrar”ı “tek başına iktidar”a bağlamayı bir çeşit oy manipülasyonu için devreye sokmuştur. Demirel “En büyük yanlışım Demokratik Parti’nin ayrılmasına mani olamamaktır” demiştir. Demek ki, tek başına iktidar olabilecek tabanı korumak da öbür koşulları gerekli kılıyor.
-İstikrarlı devirlerin ekonomi için de, ülkenin kalkınması için de faydalı olduğu, koalisyonların sıhhatli işlemediği de bir gerçektir.
-Ancak dünya örneklerine bakıldığında, 30 yıl, 40 yıl tek başına iktidar olanların yönettiği ülkeler, genelde İslam ülkeleri, Esed’lerin Suriye’si, Saddam’ın Irak’ı, Mübarek’in Mısır’ı ortaya bir muvaffakiyet örneği koyamadılar.
-Buna karşılık 2. Dünya Savaşı’ndan sonra Avrupa’da nerede ise bütün ülkeler koalisyonlarla yönetildiler. Hala de çetin koalisyon süreçlerine karşın Avrupa’da istikrar darmadağın olmuyor.
Bunlar Cemil Bey’in yaptığı genel değerlendirmeler. Sonra “İstikrarın beş şartı”ndan bahsetti ve onları şöyle sıraladı:
1.Siyasi istikrar.
2.Hukuki istikrar.
3.Ekonomik istikrar
4.Bürokratik istikrar.
5.Ahlaki istikrar.
Bunlar, siyaset, ekonomi, hukuk, bürokrasi ve ahlak alanında bir standarda ulaşmayı ifade ediyor.
Siyasi istikrar anlaşılan, iktidar ya da muhalefet, sağlıklı siyaset takımlarının ortak gayreti içinde gerçekleşir. İçleri sancılı siyasi yapılarla siyasi istikrar sağlanamayacağı, kanlı – bıçaklı iktidar muhalefet münasebeti ile de siyasi istikrar sağlanamaz.
Cemil Beyefendi, yüzde 47 oy almış bulunan Ak Parti için kapatma davası açılabilmesini, tüzel istikrarsızlığın örneği olarak zikrediyor. Tabii ki eski Adalet Bakanı olarak hukuk üzerine söyleyeceği çok söz var.
Sürekli Merkez Bankası Başkanı değiştiriliyor olmasını ekonomik istikrarsızlığın göstergesi sayıyor. Bilmem kaç defa ihale kanunu değiştirilmesi de sanırım “ekonomide öngörülebilirlik” diye de ifade edilebilecek olan istikrarla alakalıdır.
Bürokrasinin devlet hiyerarşisi içinde sağlıklı bir statü çerçevesinde hareket edebilmesi, siyaseti gütmemesi yahut siyaset tarafından hukuk dışılığa sürüklenmemesi bürokratik istikrar ile alakalıdır.
Ve ahlaki istikrar. Cemil Bey’e göre siyasetin de, hukukun da, iktisadın de bürokrasinin de can damarı o. O olmadı mı, hiçbir istikrar beklentisinin karşılığı oluşamaz. Her yanlışa kılıf bulan bir yaklaşımın hiçbir alanda istikrardan söz etmesi beklenemez.”