enflasyonemeklilikötvdövizakpchpmhp
DOLAR
44,9221
EURO
52,6733
ALTIN
6.792,40
BIST
14.335,49
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul
Az Bulutlu
15°C
İstanbul
15°C
Az Bulutlu
Cuma Az Bulutlu
17°C
Cumartesi Parçalı Bulutlu
21°C
Pazar Parçalı Bulutlu
20°C
Pazartesi Açık
18°C

Danıştay’dan hâkim ve savcı bağımsızlığına ilişkin çok önemli karar: “Başsavcıların kent güvenlik toplantısına katılma görevi yok”

Danıştay, hâkim ve savcı bağımsızlığına ilişkin çok önemli bir karar verdi. Yüksek Mahkeme, Cumhuriyet Başsavcılarının, vilayetlerde vali …

Danıştay’dan hâkim ve savcı bağımsızlığına ilişkin çok önemli karar: “Başsavcıların kent güvenlik toplantısına katılma görevi yok”
30.03.2022 17:18
43
A+
A-

Danıştay, hâkim ve savcı bağımsızlığına ilişkin çok önemli bir karar verdi. Yüksek Mahkeme, Cumhuriyet Başsavcılarının, vilayetlerde vali ilçelerde ise kaymakamlar başkanlığında toplanan “İl ve ilçe güvenlik ve asayiş koordinasyon merkezi toplantılarına” katılmalarına ilişkin düzenlemeyi “savcıları hiyerarşi içerisinde bırakacağı” gerekçesiyle hukuk dışı buldu. Savcılara bu hususta kanunla verilmiş bir görev olmadığını vurgulayan Yüksek Mahkeme, savcıların güvenlik toplantılarına katılmaları durumunda “idari hiyerarşik yapılanma içerisinde kalacağına” dikkat çekerek, “bu durumun savcıların idari yapılanma karşısındaki Anayasal ve yasal pozisyonuna aykırı olacağını” kaydetti. Yüksek Mahkeme, Başbakanlık İşçi ve Prensipler Genel Müdürlüğü’nün sürecinde toplantıya katılacak bireyler arasında sayılan “Cumhuriyet Başsavcıları” ibaresini bu nedenle iptal etti.

Vali başkanlığında haftalık güvenlik toplantısı

Dava evrakına göre, Başbakanlık Plan ve Prensipler Genel Müdürlüğü’nün 2015 yılında yaptığı süreçle, terör olaylarına karşı alınacak önlemler ve bunların uygulanması ile kurumlar arası iş birliği ve eş güdümü sağlamak gayesiyle ilgili kurumların temsilcilerinin iştirakiyle “Başbakanlık Koordinasyon Merkezi” ve “Başbakanlık Takip Merkezi” kuruldu. Bu kapsamda vilayetlerde “valilerin başkanlığında”, garnizon komutanı, Cumhuriyet Başsavcısı, Kent Jandarma Komutanı, Kent Emniyet Müdürü, MİT Temsilcisi ve valinin gerek göreceği diğer ilgililerden oluşan “il güvenlik ve asayiş koordinasyon merkezleri”, ilçelerde de “kaymakamlar başkanlığında” garnizon komutanı, Cumhuriyet Başsavcısı (ya da kıdemli savcı), İlçe Jandarma Komutanı, İlçe Emniyet Müdürü ve kaymakamın gerekli gördüğü diğer bireylerin yer alacağı “ilçe güvenlik ve asayiş koordinasyon merkezleri” oluşturuldu. Bu merkezlerin her hafta düzenli bir biçimde toplanmasına ve kent bazında yapılan değerlendirme, planlama ve uygulamaların “valiler tarafından” haftalık olarak Başbakanlık Takip Merkezine ulaştırılması kararlaştırıldı.

Kıdemli savcıdan iptal davası

Başbakanlıkça yapılan bu sürece ilişkin yazı Adalet Bakanlığına gönderildi. Bakanlık da söylediği söz edilen sürece dair yazıyı Başsavcılıklara gönderdi. Başsavcılıklar ise kendilerine bağlı ilçe adliyelerine yazıyı ileterek, ilçede görevli kıdemli savcıların toplantılara katılmalarını ve bu hususta aksaklığa yol açılmamasını istedi. O tarihte Nevşehir Avanos’ta kıdemli savcı olarak görev yapan hakim Abdullah Fırat Gedik, misyonun bildirim edilmesi sonrasında söylediği söz edilen süreçte toplantılara katılacak şahıslar arasında sayılan “Cumhuriyet Başsavcısı” ibaresinin iptali için Danıştay’da dava açtı.

“Savcılık hiyerarşik yapıya dahil değil”

Dava dilekçesinde, Anayasa’ya göre hakim ve savcıların kanunda belirtilenler dışında resmi ve özel hiçbir görev alamayacakları, idari sorumluluklar istikametinden de 2802 sayılı Hakimler ve Savcılar Kanunu ile ilgili diğer kanunlarda Cumhuriyet Başsavcıları ve savcılara bu türlü bir görev verilmediği kaydedildi. Savcıların vazifesinin suçun işlenmesinden sonra başladığına dikkat çekilen dilekçede, savcılık makamının idari teşkilat yapısından bağımsız faaliyet gösterdiğine vurgu yapıldı. Savcılık makamının hiyerarşik yapıya dahil olmadığı da ifade edilen dilekçede, “savcılara kanunda bu türlü bir görev verilmediği, Anayasa ve maddelerde açıkça düzenlenmeyen bu vazifenin yargı bağımsızlığını zedeleyeceği” belirtilerek, sürecin iptali istendi.

Danıştay’dan iptal kararı

Davaya bakan Danıştay 10. Daire da Gedik’in açtığı davayı haklı bularak, Başbakanlık İşçi ve Prensipler Genel Müdürlüğü sürecinde yer alan düzenlemedeki toplantıya katılacak bireyler arasında sayılan “cumhuriyet başsavcıları” ibaresinin iptaline karar verdi. Daire kararında özetle şu tabirlere yer verildi:

“Terörle mücadelenin sürdürülebilmesi için tüm kamu kurum ve kuruluşlarının tesirli bir iş birliği ve eş güdüm içinde hareket etmesi gerektiği kuşkusuzdur. Bununla birlikte terörle mücadele konusunda alınacak önlemler doğrultusunda yapılacak düzenlemelerin yasal desteklerinin bulunması gerekmektedir. Kamu kurum ve kuruluşlarının kanunla ve ilgili mevzuatla kendilerine verilen görev ve yetki çerçevesinde düzenlemeler yaparken, düzenleme kapsamına aldıkları kamu vazifelilerinin mevzuatını da göz önünde bulundurmaları gerekmektedir.

“Savcıların bu türlü bir görevi yok”

Anayasa ve Kanun kararlarının birlikte değerlendirilmesinden, hakim ve savcıların misyonlarının kanunla belirleneceği, hakim ve savcılara kanunlarla düzenlenmeyen hiçbir resmi ve özel vazifenin verilemeyeceği anlaşılmaktadır. Hakim ve savcıların idari taraftan Adalet Bakanlığına bağlı olduğu açık olmakla birlikte bu idari misyonların de kanunla düzenlenmiş olması gerekmektedir. (…) Dava konusu işlem ile Cumhuriyet Başsavcılarına verilen görev 2802 sayılı Hakimler ve Savcılar Kanunu’nda yer alan öbür iş ve sorumluluklar arasında sayılmadığı gibi niteliği itibarıyla sayılması da mümkün değildir.

“Savcılar hiyerarşi içinde kalır”

Öte yandan savcıların, Cumhuriyet Başsavcısı sıfatıyla toplantılara katılacak olması göz önüne alındığında, Cumhuriyet Başsavcısının idari hiyerarşik yapılanma içinde kalacağı, bunun da savcıların idari yapılanma karşısındaki Anayasal ve yasal pozisyonuna aykırı olacağı sonucuna varılmaktadır. Bu durumda terörle mücadele maksadıyla oluşturulan kent ve ilçe güvenlik ve asayiş koordinasyon merkezlerinde Cumhuriyet Başsavcılarına kanunla verilmiş bir görev bulunmadığı dikkate alındığında, dava konusu Başbakanlık İşçi ve Prensipler Genel Müdürlüğü süreci ile yapılan düzenlemede Anayasa ve mevzuata uygunluk bulunmamaktadır”

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.