Gelecek Partisi Genel Başkanı Ahmet Davutoğlu, “Bakmayın Sayın Erdoğan’ın ve Sayın Bahçeli’nin Altılı Masa’yı alaya alma eforlarına. Onlar …

Gelecek Partisi Genel Başkanı Ahmet Davutoğlu, “Bakmayın Sayın Erdoğan’ın ve Sayın Bahçeli’nin Altılı Masa’yı alaya alma eforlarına. Onlar siyasetin bu zihniyet dönüşümünden korkuyorlar. İstiyorlar ki otoriter muhafazakarlığı, otoriter milliyetçiliği ve otoriter laikliği temsil eden Erdoğan, Bahçeli ve Perinçek ortak konsorsiyumu ile Cumhurbaşkanlığı Hükümet sistemi geri dönülemeyecek şekilde kurumsallaşsın” dedi.
Sözcü’de yer alan habere göre; Gelecek Partisi Genel Başkanı Ahmet Davutoğlu, gündeme ilişkin haftalık basın toplantısı gerçekleştirdi.
“Ya Cumhuriyetimizi demokrasiyle taçlandıracağız yahut karanlık bir tünele gireceğiz”
“Geleceğimizi belirleme açısından son bir asrın tahminen de en kritik yılına giriyoruz” diyen Davutoğlu, “Kritik bir eşikteyiz. Ya Cumhuriyetimizi insan hak ve özgürlükleri temelinde gerçek manada kurumsallaşmış bir demokrasi ile taçlandıracağız, yahut insan hak ve özgürlüklerini göz gerisi eden, dar bir kümenin çıkarlarını gözeten ve devlet bekasını buna göre tanımlayan otoriter bir yönetim ile ne kadar süreceği kestirilemeyecek karanlık bir tünele gireceğiz” tabirini kullandı..
2023’te yapılacak seçimlerin yalnızca şahıslar ve partiler arasında değil farklı siyasi zihniyetler ve sistemler arasında bir seçim olacağını vurgulayan Davutoğlu, “Cumhurbaşkanlığı Hükümet sistemi şemsiyesi altında buluşarak toplumu kutuplaştıran ve ülkenin kıt kaynaklarını yolsuzluklarla dar bir zümreye aktaran otoriter muhafazakarlık, otoriter milliyetçilik ve otoriter laiklik bir tarafta; Güçlendirilmiş Parlamenter Sistem ile kapsayıcı ve katılımcı demokrasiyi insan hak ve özgürlükleri temelinde kurumsallaştırmak ve milli geliri tabana yaymak isteyen özgürlükçü muhafazakarlık, özgürlükçü milliyetçilik ve özgürlükçü laiklik bir tarafta” dedi.
“Onlar siyasetin bu zihniyet dönüşümünden korkuyorlar”
Altılı Masa’ya ilişkin değerlendirmelerde de bulunan Davutoğlu, sözlerine şöyle devam etti:
“Altılı Masa bu türlü bir emelle ortak bir iradeyle kuruldu. Bu ortak iradenin matematiksel istikrarı ve karşılığı değil, felsefi ve zihni temeli kıymetlidir. Bakmayın Sayın Erdoğan’ın ve Sayın Bahçeli’nin Altılı Masa’yı alaya alma gayretlerine. Onlar siyasetin bu zihniyet dönüşümünden korkuyorlar.
İstiyorlar ki otoriter muhafazakarlığı, otoriter milliyetçiliği ve otoriter laikliği temsil eden Erdoğan, Bahçeli ve Perinçek ortak konsorsiyumu ile Cumhurbaşkanlığı Hükümet sistemi geri dönülemeyecek şekilde kurumsallaşsın.
“Otoriterlerin ittifakı çoğu zaman pamuk ipliğine bağlıdır”
Ama otoriterlerin ittifakı çoğu zaman pamuk ipliğine bağlıdır; ilkesel değil konjonktürledir. Bakın Bahçelinin son grup konuşmasına. ‘Adayımız belli, kararımız net’ diye kendisi için mitingler düzenlediği ortağı Erdoğan’ın en yakın çalışma arkadaşı olan AK Parti Grup Başkan Vekilini ‘Cumhuriyet Düşmanı’ ilan etti.
Bahçeli vesayeti altında siyaset yapan ve karar süren Erdoğan’dan şu ana kadar da bir ses çıkmadı. Bahçeli Erdoğan’ın liderliğini sınamaktadır. Onun bırakın dünya lideri yahut ülke lideri olmayı parti liderliği de sınanmaktadır.
Şimdi gözümüz kulağımız Sayın Erdoğan’ın üzerindedir. Yalnızca bizim değil 20 yıldır onunla yürüyen AK Parti yöneticilerinin ve teşkilat mensuplarının da gözleri kulakları onun üzerindedir.
Sayın Erdoğan, Bahçeli gibi düşünüyorsa yani kendi grup başkan vekili şayet sahiden Cumhuriyet düşmanı ise yalnızca görevinden değil partiden de ihraç edilmeli, hatta onun için de bir fezleke hazırlanıp TBMM Başkanlığına gönderilmelidir. Yok şayet bu türlü değil ve yaklaşık 20 yıldır Erdoğan’ın en yakınında bulunan grup başkan vekili Cumhuriyet düşmanı değilse Erdoğan bu kere dönüp Bahçeli’ye gereken yanıtı vermek zorundadır.”