enflasyonemeklilikötvdövizakpchpmhp
DOLAR
44,8647
EURO
52,7658
ALTIN
6.792,12
BIST
14.375,40
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul
Çok Bulutlu
19°C
İstanbul
19°C
Çok Bulutlu
Çarşamba Yağmurlu
10°C
Perşembe Parçalı Bulutlu
15°C
Cuma Parçalı Bulutlu
17°C
Cumartesi Parçalı Bulutlu
19°C

DEM Partili Kaçmaz’dan Halepçe Katliamı, “Soykırım olarak tanınsın” teklifi

DEM Parti Van Milletvekili Gülcan Kaçmaz, 16 Mart Halepçe Soykırımının 38’nci yıldönümü nedeniyle Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığı’na (TBMM) verdiği kanun teklifinde, Irak’ın Halepçe kentinde Saddam Hüseyin yönetimi döneminde kullanılan …

DEM Partili Kaçmaz’dan Halepçe Katliamı, “Soykırım olarak tanınsın” teklifi
16.03.2026 17:00
6
A+
A-

DEM Parti Van Milletvekili Gülcan Kaçmaz, 16 Mart Halepçe Soykırımının 38’nci yıldönümü nedeniyle Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığı’na (TBMM) verdiği kanun teklifinde, Irak’ın Halepçe kentinde Saddam Hüseyin yönetimi döneminde kullanılan kimyasal silahlarla yaşamını yitiren 5 bin Kürt’ün ölümünün soykırım olarak tanınmasını istedi. Kaçmaz teklifin gerekçesinde, Irak Parlamentosu ve Irak Kürdistan Bölgesi Parlamentosu’nun Halepçe katliamını açıkça soykırım olarak kabul edildiği, Britanya, İsveç ve Norveç parlamentolarında ise “Kürt Soykırımı” olarak karar altına alındığına vurgu yaparak, katliamın kurbanları her yıl birçok merkezde çeşitli etkinlikleriyle anıldığını söyledi.

“200 bin insan katledildi”

Irak’ta 1986 – 1989 yılları arasında Saddam Hüseyin’in iktidarda olduğu dönemde Baas rejimi tarafından Federe Kürdistan’da yaşayan Kürtlere yönelik başlatılan Enfal Harekatı kapsamında 16 Mart 1988 tarihinde kimyasal gazlarla Halepçe kentine yapılan saldırı sonucunda 5 binden fazla sivil insanın katledilmesi birçok merkezde anılırken DEM Partili Kaçmaz, toplu katliamın “Soykırım” olarak tanınması için TBMM Başkanlığı’na kanun teklifi verdi. Kaçmaz, kanun teklifinin gerekçesini şöyle aktardı:

“Kürt halkının tarihsel coğrafyasının parçalanmasıyla birlikte birçok katliam yaşanmıştır. Irak sınırları içinde yaşayan Kürtlerin (Kurmanc, Soran) özgürlük mücadelesi de soykırıma varan saldırılarla bastırılmak istenmiştir. Özellikle Irak’ta Saddam Hüseyin’in iktidara geldiği 1979’dan sonra topyekün bir imha siyaseti benimsenmiştir. Irak’ta iktidardaki Baas rejimi, 1986 – 1989 yıllarında Kürtlere karşı Enfal Harekatı başlatmış; kimyasal silahtan toplu infazlara, havadan bombalamadan zorla yerinden göçertmeye kadar her türlü insanlık dışı yönteme başvurmuştur. Bunun sonucunda sadece birkaç yıl içinde binlerce Kürt köyleri yakılıp yıkılmış, bir milyondan fazla kişi yerinden edilmiş ve 200 bin civarında insan katledilmiştir.

“45 bin kişi öldü, 60 bin insan sakat kaldı”

Enfal Harekatı’nın yürütüldüğü dört yıl boyunca Irak Federe Kürdistan’da okul, hastane, cami ve kilise fark etmeden yerleşim yerleri bombalanırken Halepçe’de soykırıma varan bir saldırı gerçekleştirilmiştir. 16 Mart 1988 yılında Halepçe’de zehirli gazların kullanılması suretiyle genç – yaşlı, çocuk – kadın en az 5 bin kişi katledilmiş, on binlerce kişi de yaralanmıştır. İnsanlık tarihinde “Halepçe Katliamı” olarak yerini alan saldırılarda kullanılan kimyasal silahların etkisi uzun yıllar doğa ve insan yaşamı üzerinde etkisini gösterdiği için bugüne kadar 45 bin civarında kişinin öldüğü ve 60 binden fazla kişinin de sakat kaldığı tahmin edilmektedir.

“En acımasız saldırı”

Halepçe katliamı, Enfal saldırıları çerçevesinde gerçekleştirilen en acımasız saldırı olarak kayda geçmiştir. Çünkü bir kentte yaşayan Kürt varlığı, topyekün bir katliamla soyca ortadan kaldırılmak istenmiştir. Özellikle Kürt yerleşim yerlerinin yakılarak boşaltılması, toplama kamplarındaki ağır işkence, sivillerin toplu şekilde infaz edilmesi ve kadınlara yönelik cinsel saldırılar; soykırımın açık göstergeleridir. Bu sebeple Baas rejiminin Enfal Harekatı çerçevesinde gerçekleştirdiği Halepçe Katliamı, Birleşmiş Milletler (BM) Soykırımın Önlenmesi ve Cezalandırılması Sözleşmesi ve Uluslararası Ceza Mahkemesinin Roma Statüsüne göre yapılan soykırım tanımına uyduğu açıklanmıştır.

“Geçmişle yüzleşme süreci başladı”

Saddam Hüseyin rejiminin 2003 yılında tarihe karışmasıyla birlikte geçmişle yüzleşme süreci de başlarken Baas rejiminin izlerinin silinmesine de gayret edilmiştir. Bu kapsamda Halepçe Katliamı; 1 Mart 2010 yılında Irak Yüksek Ceza Mahkemesi tarafından “Soykırım” olarak tanınmıştır. Yine Irak Parlamentosu ve Irak Kürdistan Bölgesi Parlamentosu da Halepçe katliamını açıkça soykırım olarak kabul etmiştir. Bugün Halepçe katliamına giden yolu açan Enfal katliamı Britanya, İsveç ve Norveç parlamentolarında “Kürt Soykırımı” olarak karar altına alınırken katliamın kurbanları her yıl birçok merkezde çeşitli etkinlikleriyle anılmaktadır.

“Kürt halkı soykırım olarak tanınmasını beklemektedir”

Bu anlamda Kürt halkı, Türkiye Büyük Millet Meclisinin (TBMM) de Halepçe Katliamını “Kürt Soykırımı” olarak tanımasını beklemektedir. Çünkü Kürtlerin yurttaşı olduğu başkentlerin duyarlılığı, bir arada yaşama iradesinin güçlendirilmesine hizmet edecektir. Özellikle Barış ve Demokratik Toplum sürecinde, Kürtlerin yaşadığı acılara kayıtsız kalınmaması gerekmektedir. Eğer Türkiye dışında yaşayan Kürtlerin maruz kaldıkları saldırı ve katliamlar karşısında pozitif bir tutum sergilenirse Kürt – Türk ilişkileri de gerçek anlamını bulacaktır. Türkiye dışında yaşayan Kürtlerle yapıcı ilişkilerin geliştirilmesi ve tarihsel acılara duyarlılık gösterilmesi, duygusal kopuşu da ortadan kaldıran en etkili adımdır. Bu sebeple TBMM çatısı altında Halepçe Katliamının “Kürt soykırımı” olarak tanınması, sadece insani ve vicdani bir vazife değil; aynı zamanda halkların bir arada yaşamasının mührü olacaktır. “

TBMM Başkanlığı’na sunuldu

Halepçe Katliamı’nın “Soykırım” olarak tanınması Hakkındaki üç maddelik kanun teklifi TBMM Başkanlığı’na sunuldu.

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.