Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, ABD ve İsrail’in İran’a saldırılarına karşı İran’ın Körfez ülkelerini de hedef alan misilleme hamlelerine ilişkin “inanılmaz derecede yalnız bir strateji” ifadesini kullandı. Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, TRT Haber’de …

Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, ABD ve İsrail’in İran’a saldırılarına karşı İran’ın Körfez ülkelerini de hedef alan misilleme hamlelerine ilişkin “inanılmaz derecede yalnız bir strateji” ifadesini kullandı.
Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, TRT Haber’de ABD ve İsrail’in İran’a başlattığı savaşın dördüncü gününde değerlendirmelerde bulundu.
Dışişleri Bakanı Fidan’ın açıklamalarından öne çıkanlar şöyle: “Ç
İran’ın burada şöyle bir strateji izlediğini görüyoruz: Kendisine yönelik nihai bir saldırı değerlendirmesinde bulunduğu anda ‘Ben gidersem bölgeyi de beraberimde götürürüm’ stratejisiyle bölgedeki diğer ülkelere, özellikle enerji altyapılarına… İran şunun çok iyi farkında; bölgedeki kritik ülkelerde bulunan enerji altyapılarının dünya ekonomisi için, istikrarı için, enerji güvenliği için ne kadar önemli olduğunu biliyor. Buralara yönelik saldırılarını yapıyor. Kendisi taarruza uğradıkça baskı unsurunu buradan oluşturmaya çalışıyor.
Şimdi tabii savaşın ne kadar süreceği ne olacağı meselesi tartışmalı bir konu, çeşitli değerlendirmelere açık bir konu. Burada önemli olan şu; saldıran tarafların amaçları ne? Neyi hedefliyorlar? Burada iki tane ana amaç kümesi ortaya çıkıyor baktığınız zaman. Birinci kümede; İran’ın sahip olduğu askeri yeteneklerin ortadan kaldırılmasıyla ilgili bir askeri profesyonel değerlendirme var. ‘Bu amaca ulaşana kadar biz bu harekatı devam ettireceğiz’ görüşü var. Diğer taraftan da bir rejim değişikliğini hedefleyen bir askeri harekat perspektifi var.
Şimdi bu iki hedefe göre savaşın süresi değişir, şekli de değişir. Yayılma tarzı, oluşturacağı riskler de değişir; bu ikisi çok farklı konsept. Dolayısıyla biz şimdiden özellikle belli ülkelerle bir araya gelerek belli bir görüş oluşturup, daha kötüye gitmesini nasıl engelleriz, bununla ilgili çalışmalarımızı yapıyoruz.
“Savaşın uzaması her türlü tavizdan daha kötü bir sonuç getirir”
Olası senaryolara göre etkilenecek çaptaki ülkeler Körfez ülkeleri, Türkiye ve Avrupa ülkeleri. Bu ülkelerin hep beraber bir görüş alışverişi trafiği var. Biz de tam bunun merkezindeyiz. Şu anda bazı fikirler oluştu. Detayına girmek istemiyorum. Bazı aktörlerle birtakım fikirler oluşuyor. Bunlar mümkündür ki bir reel zeminde bir yere getirilbilir. İki senaryo var. Birinde İran’a ait askeri imkanların yok edilmesi, diğeri de rejim değişikliği. Umalım ki Amerikalıları birincisinde sabit tutalım. En azından müzakereyi buradan başlatabiliriz. Belki İran’daki yeni liderlik bu noktada daha esnek bir tavır ortaya koyabilir. Yeni liderliğin de savaşı durdurmak için bir fırsat olabileceğini değerlendiriyorum. İyi değerlendirilirse. İranlıların çok aşağılanmayacağı, başkalarının da endişelerinin bir takım karşılanacağı bir denkleme gidilmesi lazım. Savaşın kendisinin uzaması her türlü vereceğiniz tavizden çok daha kötü bir sonucu getiriyor.
Siber istihbarat, sinyal istihbaratı, önleyici istihbarat, hava izinlerinin bulunması, bu noktalarda sen ev ödevini yapıp yeteneklerini geliştirmediysen İsrail ve ABD ile ağız dalaşına bile girmemen lazım. Senin liderliğinin veya diğer insanların nerede olduğunu diyelim buldular ama gelip oradan seni vurması hava sahana girmesiyle, uzun. süre kalmasıyla mümkün. Biz bu dersleri çıkartıyoruz. Ben buradan bir hükümde bulunmak istemiyorum ama bize düşen kısmı, Ukrayna Savaşı’nda da, 12 gün savaşında da bu savaşta da ülke olarak gerekli birimlerimizin gerekli dersleri çıkardığını görüyoruz.
Çağrı merkezimiz vasıtasıyla vatandaşlarımızın durumlarını günübirlik takip ediyoruz. Başkonsolosluk ve büyükelçiliklerimiz de alarmdalar. Körfez’e belli amaçla gitmiş vatandaşlarımızın geri dönüşü, seyahat, iş amaçlı giden vatandaşlarımızın dönüşünde sıkıntılarımız var çünkü hava sahası kapalı. An be an takip ediyoruz. Hava sahası tamamiyle silahlı dronlarla ve uçaklarla kaplı durumda. Sivil trafiğinin orada işleme şansı yok. Operasyonel yoğunluğun azalması ve inşallah durması durumunda trafiğin açılacağına inanıyorum.”
Biz bütün senaryoları çalışıyoruz. En kötü senaryo durumujnda böyle bir göç dalgası olabilir diye görüyoruz. Bunun karşılanması önemli. Sınır güvenliğimiz gerçekten çok iyi. Özellikle Suriye’de olanlardan ders alınarak İrian sınırı boyunca duvar örüldü. İran. bunu birkaç defa protesto etti açıkcası ama geldiğimiz noktada görüyoruz Allah korusun böyle bir durumda da şu anda aldığımız sınır güvenliği tedbirlerinin ne kadar yerinde olduğunu görüyoruz. “
Savaşın belli bir süre daha devam edeceğini öngörüyoruz. Her türlü soruna karşı gerekli tedbiri almış durumdayız.”
Ayrıntılar geliyor…