Partililer CHP’nin İstanbul’daki 31 Mart seçimlerine; iç tansiyonları çözmüş, farklı kanatlara yakın ilçe örgütleri arasındaki ahengi sağlamış bir şekilde girmenin çok önemli olduğunu aksi takdirde bunun seçim kampanyasının gücüne büyük zarar vereceğini söylüyor.

Mahmut Hamsici
Pazar günü yapılan Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) İstanbul Kent Kongresi’nde, Kent Başkanlığı’na Özgür Çelik’in seçilmesinin partinin İstanbul’daki iç istikrarlarını çok önemli ölçüde etkilemesi bekleniyor.
İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun Çelik’i desteklemesi nedeniyle İstanbul’daki parti örgütlerinde ‘değişimcilerin’ tesirinin artması öngörülüyor.
Bununla birlikte pazar günkü kongre ile gün yüzüne çıkan, parti içindeki kanatlar arasındaki derinleşmiş tansiyonun nasıl çözüleceği, İstanbul’daki partililer arasındaki çok önemli mevzulardan biri.
Kongreyle birlikte İstanbul’da parti içi dengelerin yerinden oynadığı ama asıl olarak nasıl şekilleneceğinin asıl olarak 4-5 Kasım’daki parti kongresinden sonra belli olacağı yorumları yapılıyor.
Kongrede görünür olan tansiyon çözülecek mi?
İstanbul kent kongresinde önemli bir iç tansiyon imajı ortaya çıktı.
Konuştuğumuz farklı görüşlerden partililerin tamamına göre pazar günkü kongre, kamuoyu nezdinde partiye zarar verdi.
Kongerede küçük bir grup Canan Kaftancıoğlu’nu yuhaladı, Cemal Canpolat ise ‘değişimciler’ ile İmamoğlu’nu sert sözlerle suçlayan bir konuşma yaptı. İmamoğlu konuşmayla ilgili etrafındakilere “Şov aynıiydi. Rezil olduk, Türkiye izliyor bizi” sözlerini sarfetti.
Salonda yer yer arbedeler yaşandı.
İsminin yazılmaması kaidesiyle BBC Türkçe’ye konuşan bir partili, kongrenin yapılmasına günler kalmışken bile seçime Özgür Çelik’in adaylığında bir ortak listeyle gidilmesi için parti içinde görüşmeler yapılmış olduğunu söylüyor.
Ancak bunun İstanbul içindeki kimi kanatlar tarafından engellediğini savunuyor.
Bu kişi, “Eğer anlaşılmış olsaydı çok daha farklı bir atmosfer oluşacaktı” diyor.
Bu kişi, buna karşı şu anda farklı görüşlerden kimi partililerin bu meselelerin çözülmesi için görüşmelere başladığını belirtiyor.
Bu partiliye göre Cemal Canpolat’ı destekleyenler, “birincisi ataklara karşı Kılıçdaroğlu’nu savunmak ikincisi de Kent idaresinin İBB idaresinin kontrolüne girebileceği telaşıyla hareket ettiğini” söylüyor.
Bu partili yapılan görüşmelerle bu sıkıntıların giderilebileceği kanısında.
Partiliye göre CHP geçmişinde de yaşanmış olan buna aynı kırgınlıklar ortada irtibatı sağlayacak partililerle çok süratli bir şekilde giderilebilir.
Başka bir partili ise parti içindeki tansiyonun bir süre daha sürmesini ve hatta daha da sertleşmesini öngörüyor.
Canpolat’ın konuşmasının çok kötü ve saldırgan olduğunu savunan bu partili, bilhassa gençlik kolları içinde Canpolat’ın disipline sevk edilmesini isteyenler olduğunu söylüyor.
Konuştuğumuz üçüncü bir partili ise Canpolat’ın konuşmasının bir birikimin sonucu olduğunu belirtiyor ve “Mesela şayet gerginlik bu kadar artmamış olsaydı, mesela Kaftancıoğlu yuhalanmamış olsaydı tahminen o da bu kadar sert konuşmayacaktı” diyor.
Bu kişi, “Canpolat’ın tenkitlerinin aslında partililer tarafından doğru kabul edildiğini, yalnızca bunların ortalık yerde söylenmesinin rahatsızlık yarattığınıfakat sonuçta bunları konuşma yerininin de kongre olduğunu” söylüyor.
Partili, “bu evreden sonra tansiyonun düşmesinin zor olduğunu, yalnızca yerel seçimlerde partililerin seçime ağırlaşıp bunu geri plana atacaklarını ama bu meselelere kısa vadede tahlil beklemediğini zira aklı selim hareket edenlerin az olduğunu” savunuyor.
Partililer CHP’nin İstanbul’daki 31 Mart seçimlerine; iç tansiyonları çözmüş, farklı kanatlara yakın ilçe örgütleri arasındaki ahengi sağlamış bir şekilde girmenin çok önemli olduğunu aksi takdirde bunun seçim kampanyasının gücüne büyük zarar vereceğini söylüyor.
İBB ve Kent Yönetimi arasındaki alaka nasıl olacak?
İBB Başkanı İmamoğlu ve eski Kent Başkanı Canan Kaftancıoğlu arasındaki tansiyon, son periyotta yeterliden düzgüne kamuoyuna yansımıştı.
Bu tansiyonun nedenlerinden biri de iki ismin, Kent Yönetimi ve İBB arasındaki bağa ilgiye yaklaşımdaki farklılık olduğu öne sürülüyordu.
Yeni idareyle CHP Kent Yönetimi ile İBB arasındaki bağ de yeni bir düzleme oturmuş olacak.
Kanatlar ne yapacak?
Konuştuğumuz partililere göre kongre sürecinden İstanbul’daki gücünü artırarak çıkan iki isim var: İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu ve İstanbul milletvekili Erdoğan Toprak.
Erdoğan Toprak, İstanbul seçimlerinde Özgür Çelik’i destekliyordu. Toprak, Büyük Kurultay’da ise Kemal Kılıçdaroğlu’nu destekleyeceğini belirtmişti.
Hem Genel Merkez ile hem de ‘değişimcilerle’ diyaloğu olan Toprak’ın önümüzdeki süreçte kanatlar arasında bir istikrar ögesi hareket edebileceği yorumları da yapılıyor.
Kongre sonucunun; Canpolat’ı destekleyen, ismi Oğuz Kaan Salıcı ile anılan 10 Aralık grubu olarak isimlendirilen partililer, aralarında Ataşehir Belediye Başkanı Battal İlgezdi’nin de bulunduğu birtakım belediye başkanları ve çeşitli ilçe liderlerinin etrafındaki kanatların İstanbul’daki güç ve tesiri açısından olumsuz bir sonuç doğurduğu belirtiliyor.
Parti içinde, Mustafa Sarıgül’ün de İstanbul’da beklediği etkiyi yaratamadığı yorumu yapılıyor.
Cemal Canpolat, kongre sonucu sonrası sahneye çıkmazken şimdi sosyal medya kanalıyla da herhangi bir açıklama yapmamış durumda.
İstanbul’da parti içindeki tansiyonların tahlili açısından Özgür Çelik’in alacağı tavır da kritik bulunuyor.
Çelik kongre başarısı sonrası yaptığı konuşmada kongrenin heyecanıyla ifade edilmemesi gereken cümlelerin de söylendiğini belirttikten sonra “Acaba örgütte bu karşılıklı bir kırılma yaratabilir mi telaşı olmasın. Biz, ilçe liderlerimizle, kent idaremizle, bayan kolumuzla, gençlik kolumuzla, tüm örgütümüzle kucaklaşmayı hazırız” diye konuşmuştu.
İstanbul’da partililer arasında görüşme trafiği sürüyor.
Diğer yandan tüm kanatların İstanbul’daki taşların tam yerine oturması için Olağan Kurultay’ı beklediği yorumları yapılıyor.