Cumhurbaşkanı Erdoğan, yeni yıl iletisinde “Bugün yalnızca yeni bir yılı karşılamakla kalmıyor, aynı vakitte Cumhuriyetimizin yeni yüzyılına adım atacağımız periyoda giriyoruz” dedi. Erdoğan, 2022 yılında yapılanları da sıraladı

Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, “Geçtiğimiz 20 yılda ülkemize kazandırdığımız demokrasi ve kalkınma altyapısını, bu büyük atılımın temeli, başlangıcı, besmelesi olarak görüyoruz. Yani, yeni başlıyoruz. Hedefimiz, bu başlangıcı en iyi ve faal şekilde yaparak, gençlerimize Türkiye Yüzyılı’nı, amaçlarımıza, hayallerimize, medeniyet ve tarih mirasımıza uygun şekilde muvaffakiyete ulaştırabilecekleri bir ülke bırakmaktır.” dedi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, yeni yıl için yayınladığı video iletisinde, bugün yalnızca bir yılı bitirip, yeni bir yılı karşılamakla kalmadıklarını, aynı vakitte Cumhuriyet’in ilk yüzyılının geride bırakılıp yeni yüzyılına adım atılacağı bir periyoda girildiğini söyledi.
Milli Gayret’in 100’üncü yıl anmalarına, 2019’da Samsun’la başladıklarını hatırlatan Erdoğan, “Esasen, Cumhuriyet’in ilanına kadar geçen 4 yıllık devirdeki her 100’üncü yıl anmasını, hep birlikte coşkulu bir şekilde yaşamayı ümit ediyorduk. Bunun için çok önemli hazırlıklar da yapmıştık. Lakin, Kovid-19 salgını çerçevesinde uygulanan önlemler, bizi bu dönemi daha sade anma merasimleriyle geçirmeye mecbur bıraktı. O denli ki Büyük Millet Meclisi’nin açılışının 100’üncü yılında dahi tebrik iletileriyle yetinmek durumunda kaldık.” diye konuştu.
Cumhuriyetin 100. yıl sevincini coşkuyla yaşayabileceğiz”
Erdoğan, bu zahmetli günlerin geride kaldığını ifade ederek şöyle devam etti:
“Cumhuriyet’imizin kuruluşunun 100’üncü yılının sevincini, inşallah, 29 Ekim 2023’te hayal ettiğimiz şekilde coşkuyla yaşayabileceğiz. Ayrıyeten 2023, milletimize 12 yıl önce verdiğimiz bir sözün de miladıdır. Ülkemizin en argümanlı demokrasi ve kalkınma vizyonlarından biri olan 2023 gayelerimizi milletimizin takdirine sunup onayını aldığımız 2011 seçimlerinden beri, bu kelamımızı yerine getirmek için gece gündüz çalıştık. Türkiye’nin 2023 amaçlarını ilan etmesindensonra başlayan ve bugüne kadar kesintisiz süren hadiseler, bir istikametiyle de bu adımla ne kadar çok güç odağını ürküttüğümüzün tabiridir. Her ikisi de 2013’te yaşanan Gezi olaylarından 17-25 emniyet-yargı darbe teşebbüsüne, PKK’nın çukur hareketlerinden DEAŞ’ın hudutlarımızı tacizine, 15 Temmuz 2016’daki darbe teşebbüsünden 2018’de iktisadımızı hedef alan uluslararası sabotaja kadar dört bir yandan sayısız taarruza maruz kaldığımız bu kritik periyotta, verdiğimiz çok taraflı mücadele yanında, 2023 gayelerimizden de asla geri adım atmadık.
Tam bilakis milli birlik ve beraberliğimizi güçlendirerek, terörle mücadele stratejimizi tehditleri kaynağında yok etme yönünde genişleterek, teröristleri açtıkları çukurlara gömerek, darbecilerin başını ezerek, ekonomik tetikçileri kendi programlarımızla hüsrana uğratarak, global krizleri fırsata dönüştürmek için ülkemizin kaynaklarını tam kapasite harekete geçirerek, kısacası beraberce var gücümüzle mücadele ederek, 2023 amaçlarımızın kılavuzluğunda yolumuza hep devam ettik. Hiç elbet, 2021’in son aylarında başlayıp 2022 boyunca süren ekonomik külfetler, hepimizin canını sıkmıştır.”
“Türkiye’yi ayıran özellik istihdam ve üretimden taviz vermeyen ekonomi modeli olmuştur”
Erdoğan, global salgın ve gerisinden başlayan Rusya-Ukrayna Savaşı’nın yol açtığı ekonomik sarsıntıyı kaldırmakta zorlanan dünyadaki olumsuz gelişmelerin, ister istemez Türkiye’yi de etkilediğini ifade ederek “Ancak bu süreçte Türkiye’yi, gelişmiş ülkeler başta olmak üzere dünyadan ayıran en çok önemli özellik, istihdamdan ve üretimden taviz vermeyen ekonomi modeli olmuştur. Evet, bu ülkede bir hayat pahalılığı yaşanmıştır. ama vicdan sahibi herkes kabul edecektir ki benzeyenzamanda bu ülke tarihinin en yüksek istihdam oranına, en yüksek üretim gücüne, en yüksek ihracat sayısına dadönemde ulaşmıştır. Bir öbür sözle, biz milletimizi hayat pahalılığı karşısında yalnız bırakmadık, kendi bahtına terk etmedik.” sözlerini kullandı.
Bunun yerine istihdamı artırarak herkesin gelir sahibi olmasını sağladıklarını, çalışanların refah kayıplarını yüksek oranlı artışlarla telafi etmeye çalıştıklarını dile getiren Erdoğan, çarkların durmaması için sanayi ve ticaret erbabını daima desteklediklerini anlattı. Erdoğan, “Şayet bugün Türkiye, yaşadığı onca taarruza, dünyayı kasıp kavuran onca krize karşın hala dimdik ayaktaysa, bunu verdiğimiz kararlı mücadeleye, uyguladığımız özgün siyaset ve ekonomi siyasetine borçludur.” değerlendirmesini yaptı.
“Turizmde tarihimizin en yüksek gelir düzeyine ulaştığımız bir sezonu bitiriyoruz”
Uluslararası krizlerde sağduyulu, serinkanlı, barış ve itidal yanlısı tavrıyla müzmin hasımları dahil herkesin hürmetini kazanan Türkiye gerçeğini kimsenin inkar edemeyeceğini dile getiren Erdoğan, şöyle konuştu:
“Dünya enerji kriziyle boğuşurken, bizim kendi keşiflerimizle uluslararası tedarik ve ticaret çizgilerinin merkezi haline gelen pozisyonumuzla biz kendimizi farklı bir yere taşıdık. Terör örgütlerinin kentlerimizi hedef alan hareketlerinin ülkemize yönelik şantaj aracı haline getirildiği günlerden, sonumuzun onlarca, bazen yüzlerce kilometre ötesinde operasyonlar yürütebildiğimiz bir düzeye geldik. Ülkemizin neresine gidersek gidelim yüzlerce fabrikanın inşaatının yükseldiğini, açılışının yapıldığını, yurt içine ve dışına harıl harıl mal sevk edildiğini görüyoruz. Turizmde kayıplarımızı telafi etmekle kalmayıp, tarihimizin en yüksek gelir düzeyine ulaştığımız bir sezonu bitiriyoruz. Hangi alana bakarsanız bakın fotoğraflar göreceksiniz. Altını çizerek tekrar ifade etmek isterim ki 2022’yi de tıpkı son 20 yılımız gibi düşüncelerimizden daha büyük çıkarlarımızla kapattık. İnşallah 2023’te ülkemizde, Türkiye Yüzyılı vizyonumuzla, Cumhuriyetimizin yeni asrına yakışır çok daha büyük bir atılımı başlatacağız.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, amaçlarının global siyasi ve ekonomik ligin en üst dilimine girmek değil en üst dilimin de ilk sıralarında yer alacak siyasi ve ekonomik güce kavuşmak olduğuna vurgu yaparak şunları kaydetti:
“Geçtiğimiz 20 yılda ülkemize kazandırdığımız demokrasi ve kalkınma altyapısını, bu büyük atağın temeli, başlangıcı, besmelesi olarak görüyoruz. Yani, yeni başlıyoruz. Emelimiz, bu başlangıcı en iyi ve aktif şekilde yaparak, gençlerimize Türkiye Yüzyılı’nı, amaçlarımıza, hayallerimize, medeniyet ve tarih mirasımıza uygun şekilde muvaffakiyete ulaştırabilecekleri bir ülke bırakmaktır. Bu hislerle geride bıraktığımız 2022’yi uğurluyor, 2023’te milletimizin her bir ferdine ve tüm insanlığa barış, huzur, refah, iyilik dolu bir yıl diliyorum. Allah’a emanet olun. Kalın sağlıcakla.”