enflasyonemeklilikötvdövizakpchpmhp
DOLAR
45,1847
EURO
52,8022
ALTIN
6.674,07
BIST
14.311,19
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul
Az Bulutlu
16°C
İstanbul
16°C
Az Bulutlu
Cuma Hafif Yağmurlu
11°C
Cumartesi Çok Bulutlu
14°C
Pazar Hafif Yağmurlu
13°C
Pazartesi Çok Bulutlu
15°C

Ertuğrul Özkök: Bana ‘eşek’ diyen Ekşi Sözlük’ün işverenine ‘sıpa’ denince neler oldu?

“Siz kaygıdan yazmıyorsanız ben kendi adımla yazayım”

Ertuğrul Özkök: Bana ‘eşek’ diyen Ekşi Sözlük’ün işverenine ‘sıpa’ denince neler oldu?
23.02.2023 14:57
28
A+
A-

Ertuğrul Özkök“Deprem Mektubu” başlığı altında,  yazdığı ve “newsletter” olarak paylaştığı yazısında bugün, Ekşi Sözlük’e getirilen erişim pürüzüne değindi. Özkök, “Demek ki sarsıntıyla ilgili haberler, tenkitler çok özel bir hassasiyet yaratıyor yukarılarda” yorumunu yaptı. Özkök, Ekşi Sözlük’ün kurucusunun kendisine sosyal medyada kendini ağır sözlerle eleştiren iki yazı için erişim engeli talep ettiğine de yazısında yer verdi.

Özkök’ün, “Bana ‘eşek’ diyen Ekşi Sözlük’ün işverenine ‘sıpa’ denince neler oldu?” başlıklı yazısı şöyle: 

Bana ‘eşek’ diyen Ekşi Sözlük’ün işverenine ‘sıpa’ denince neler oldu?

İki gün önce Ekşi Sözlük’e erişim yasağı konduğunu öğrendiğim an aklıma gelen ilk soru şu olmalıydı:

“Bu kararı kim verdi?”

Tuhaftırfakat aklıma bu soru değil şu soru geldi…

“Acaba o ne hissetmiştir?”

‘O’ dediğim kişi kimdi?

‘O’ diye sözünü ettiğim kişi Ekşi Sözlük’ün patronu…

O an onu bulup şunu sormak isterdim:

“Erişim yasağı konduğu an  ne hissettin kardeşim?”

Oraya geleceğimfakat tekrar de sormam gereken ilk sorudan başlayayım.

Bu erişim engelleme kararını kim verdi?

Bildiğimiz tek şey BTK sitesindeki o cümle

Aradan 48 saatten fazla bir süre geçti. Bu sorunun karşılığını hâlâ bilmiyoruz.

Bu kararla ilgili bildiğimiz tek şey, “Bilgi Teknolojileri ve İletişim Başkanlığı” internet sitesindeki tek cümle.

“Kurumumuzun 21/02/2023 tarihli kararı ile erişimi engellenmiştir.”

Bunun dışında bu kararın vazifesini yüklenen tek bakan ya da iktidarın üst tarafından gelen bir ses duymadık.

Sadece AKP Merkez Karar Yürütme Kurulu üyesi Mücahit Birinci alaycı bir cümle ile sahiplendi.

’50 kişiyi götürürüz’ diyen hanımefendiye sessiz BTK

Bu durumda haberleşme özgürlüğü ile ilgili bu çok önemli kararı BTK kendi başına mı aldı yani?

Aranızda buna inanan bir saf  var mı?

Güçlendirilmiş başkanlık rejiminde, “yukarıdan emir gelmeden, en azından ‘yukarı sormadan” bu kararı alabilecek bir babayiğit tanıyanınız varsa bir adım öne çıksın.

Kurum, bui olaylarda “halkın hissiyatını” düşünerek bu türlü erişim engeli kararlarını tek başına alabilseydi, hani o “Ailemle birlikte silahlandık, hazırız iktidarımıza bir şey yapmaya kalkarlarsa en az 50 kişiyi götürürüz” diyerek halkın üçte ikisini tehdit eden hanımefendinin internetteki imgelerine hâl3 özgürce ulaşılabilir miydi?

Demek ki onunla ilgili yukardan bir emir gelmemiş, bununla ilgili gelmiş.

Demek ki zelzeleyle ilgili haberler, tenkitler çok özel bir hassasiyet yaratıyor üstlerde.

2018’de Ekşi Sözlük’e son kez baktığımda gördüğüm 211 sayfa

Bunu söyledikten sonra aklıma gelen soruya geçeyim.

Ekşi Sözlük’e son olarak 2018 yılı Ocak ayında baktım.

Benim hakkımda tam 211 sayfa iftira, hakaret ve aşağılama vardı.

İyi ya da nötr tek cümleye rastlamadım.

Bu 211 sayfa boyunca hakkımdan yazanlar benim için neler demişler…

Gelin size Ekşi Sözlük’ün benim hakkımdaki sayfalarında okuduğum 211 sayfanın, “ O”, “C”, “M”, E”, “Y” “S” hususlarını aktarayım.

“O” omurgasız, “E”  eşek,  “C” bilgisiz “Y” yüz karası

“Omurgasız” demişler…

“Yüz karası”, “Cahil”, “İnsan müsveddesi”, “Kimin eşeğine binse onun borusunu öttüren”, “Yeni sivilcelenmiş ergen…”

“Hain”, “Yalaka”, “Dönek” artık klasikleşmiş sözleri buraya almaya bile gerek duymuyorum.

Hakkımdaki yazıların son olarak kaç sayfaya geldiğini bilmiyorum.

Ama o bildiğim sayfaların hâlâ yerinde olduğuna hiç kuşkum yok.

Peki bin ne yaptım…

Ne kimseye şikâyet ettim, ne de bu sayfalara erişim yasağı koydurmak için teşebbüste bulundum.

Ancak…

Bana ‘eşek’ diyenlerin işverenine ‘sıpa’ denince bakın neler oldu?

11 Ocak 2008 günü o denli bir şey öğrendim ki…

Dudaklarım uçuklayacaktı…

Türkiye’de on binlerce insan hakkında ağıza alınmayacak hakaretleri bir edebi stil olarak sayfalarında barındıran Ekşi Kelamlık Kurucusu ve işvereni meğerse ne yapmış.

Bakın bana “eşek” diyen onlarca sayfayı yayınlanan işveren mesela mesela diyelim ki, kendisine “sıpa” denince…

Olay şöyle olmuş…

Sosyal medyada kendini ağır sözlerle eleştiren iki yazı yayınlanmış.

Ekşi Kelamlık işvereni anında bu yazılara erişimin engellenmesi için mahkemeye gitmiş.

Okuduğumda hayretler içinde kalmıştım.

Bana eşek  diyenlerden küçük bir ricam oldu onu bile yapmadılar

Bunu öğrenince, 12 Ocak günü Hürriyet’te bir yazı yazarak Ekşi Sözlük’e yazanadlarını asla vermeyen o güya özgürlük kahramanı maskeli arkadaşlara seslenmiş ve şunu söylemiştim:

“Sizden tek ricam var. İşvereninizin aleyhindeki iki yazıya erişimin engellenmesi için açtığı bu dava ile ilgili ne düşünüyorsunuz yazın.

Sakın ha sizden ona eşek falan demenizi beklemiyorum.

Hatta “Sıpa” bile demeyin.

Sadece “Patron olmadı bu yaptığın” deyin yeter…”

Aradan 4 yıl geçti…

Patron hakkında tek söz tenkit, hakaret yazısı yazıldı mı…

Duymadım…

O nedenle bugün hem işverene hem o platformda takma isimlerle her türlü süfli hakareti yapan arkadaşlara sormak istiyorum…

İki gün önce sizlerin yazılarına getirilen bu erişim engeli için ne hissediyorsunuz…

Siz endişeden yazmıyorsanız ben kendi adımla yazayım

Kendi isimleri ile hakaret etme  cesaretleri olmadığı için bir şeyler söyleyebildiler mi bilmiyorum.

Ama ben kendi adımla yazayım.

İktidarın, bu kadar yıldır diğer insanlara yapılan hakaretlere sessiz kalıp ta bugün zelzele konusunda hudut tellerine bastığı an  bu siteye erişim engeli koymasını asla destekleyemem…

Üstelik, sarsıntıyla ilgili okuduğum en iyi tanıklık yazısı o geceyi o bölgede yaşayan genç bir subayın yazdığı bir yazıydı.

Bir arkadaşım gönderdi.

Genç subay bu yazıyı Ekşi Sözlük’te yazmış.

O yazıyı okuduktan sonra Ekşi Sözlük’e neden erişim engeli getirildiğini daha iyi anladım.

Amaç  başka insanlara hakaret edilmesi, aşağılanması falan değildi.

Oradaki insani enkazın iktidarda yarattığı hassasiyetti…

 

 

 

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.