enflasyonemeklilikötvdövizakpchpmhp
DOLAR
44,9246
EURO
52,5884
ALTIN
6.783,35
BIST
14.335,49
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul
Az Bulutlu
14°C
İstanbul
14°C
Az Bulutlu
Cuma Parçalı Bulutlu
17°C
Cumartesi Parçalı Bulutlu
21°C
Pazar Açık
20°C
Pazartesi Parçalı Bulutlu
17°C

Ertuğrul Özkök: Bezgin Bekir ve bir ‘cami cemaati’ efsanesinin sonu

Ertuğrul Özkök, eşinin ismine gönderme yapan “Tansu’ya Mektuplar” başlığı altında yazdığı ve “newsletter” olarak paylaştığı yazılarında bugün …

Ertuğrul Özkök: Bezgin Bekir ve bir ‘cami cemaati’ efsanesinin sonu
10.11.2022 17:01
28
A+
A-

Ertuğrul Özkök, eşinin ismine gönderme yapan “Tansu’ya Mektuplar” başlığı altında yazdığı ve “newsletter” olarak paylaştığı yazılarında bugün, ABD ara seçimlerini değerlendirdi. Özkök, “Diyeceğim bundan bu türlü kim ki din istismarı ile oy toplamaya kalkar… Hepsini ağır bir Trump hezimeti bekliyor… Bütün İslam dünyasında ‘Müslüman Kardeşler’ hareketinin tarihe gömülmesinden sonra cami Cemaati efsanesi de bitiyor. Tıpkı Ayasofya’yı mescide çevirmenin AKP’nin oy haznesine bir şey getirmediğini gördüğümüz aynıi…” yorumunu yaptı.

Özkök’ün “Bezgin Bekir ve bir ‘cami cemaati’ efsanesinin sonu” başlıklı yazısı şöyle:

Bezgin Bekir ve bir ‘cami cemaati’ efsanesinin sonu

Bu sabah yazıyı yazmaya başladığım saatlerde önüme gelen haberlerden biri şuydu:

Bezgin ve bitkin ABD Başkanı Biden, gelen seçim sonucundan sonra son derece rahatlamıştı ve Beyaz Saray’da kutlama yapılıyordu…

Bunu okuyunca aklıma Hürriyet’in 28 yıl evvelki bir manşeti geldi:

“Şimdi fıkra sırası bende…”

Neden olduğunu anlatacağım,önce ABD’de geçen salı günü yapılan seçimin açık sonucuna bakalım…

Beyaz Saray’ın Bezgin Bekir’i mi yoksa makul Amerika mı direndi?

Benim gördüğüm bu seçimin iki sonucu var:

(*) BİR Amerika’yı baştan sona bir Trump dalgasının saracağının iddia edildiği ve herkesin çok ağır bir darbe alacağını beklediği yorgun, bezgin Biden kimsenin beklemediği bir sonuç aldı.

Son 20 yılda bir liderin ara seçimde aldığı en iyi sonuçtu bu…

(*) İKİ Herkesin bu seçimden sonra, 2024’teki başkanlığını garantileyeceğine kesin gözüyle baktığı Trump ise seçimin en büyük kaybedeni oldu.

Çünkü kendi partisi içinde bile adaylığı tartışmaya açıldı.

Onun “Sleepy Joe” (Uykulu Joe) dediği kişi ise o saatlerde Beyaz Saray’da rahatlamış şekilde uykuya yatıyordu.

28 yıl önce, ‘Şimdi fıkra sırası bende’ diyen biri

Bu olay beni 1980’li yılların sonuna, o devirdeki bir ara seçime götürdü.

Özal Cumhurbaşkanlığı koltuğuna oturmuş, başbakanlık koltuğu ise merhum Yıldırım Akbulut’a kalmıştı.

ANAP tepetaklak gidiyordu.

Sabah gazetesi onun hakkında fıkra müsabakası açmıştı.

Her gün onunla dalga geçen manşetler atılıyor, fıkralar yayınlıyordu.

İşte o denli bir ortamda yapılan ara seçimden Akbulut’un başında bulunduğu ANAP, tarihinde son kere muvaffakiyet ile çıkmıştı.

O sabah Hürriyet’in Ankara Ofis Temsilcisi Fatih Çekirge Başbakanlık konutuna çıkmış ve ondan şu manşetle dönmüştü:

“Şimdi fıkra sırası bende…”

Ama mütevazı bir Anadolu insanıydı ve hiçbir zaman diğerleri hakkında fıkra anlatmadı.

O gün “fıkra nobranlarının” hissettiklerini bilmek isterdim.

Tıpkı bugün Trump’ın ve onu destekleyenlerin ne hissettikleri…

Ayasofya’yı müzeden mescide çevirene iktidar garanti mi?

“Camii cemaatini yanına almayan bir siyasi hareket muvaffakiyet kazanamaz…”

“Dindarlık oy getirir…”

“Ayasofya’yı tekrar mescide çevirirsek iktidar garanti…”

Son 50 yıl boyunca Türk siyasetinin sağ bölümüne hakim olan duygusal kanun  buydu…

Yine son 50 yılda toplumun merkez ve merkez sol kesitine, yani muhalefetine hâkim olan his da şuydu:

“Din istismarı oy getirir…”

Bu hissin yarattığı kompleks sonunda toplumun o kanadını da şu kanıya getirdi:

“Aman Ayasofya konusunda ses çıkarmayalım. Bize oy kaybettirir…”

Sarayı meleklere açan Evangelist siyaset de çöktü

Sanmayın ki bu yalnızca bizde böyledir.

Evangelist Latin Amerika ve Amerika Birleşik Devletleri’ne bile hâkim olan his buydu.

Yani bir tür  “kilise cemaati” inancı birçok demokratik ülkenin siyaseti üzerinde hayalet dolaşıyordu.

Bu his son 2 haftada hem Latin Amerika hem de ABD’de hiç beklemediği bir darbe yedi…

Brezilya’nın popülist otoriter lideri Bolsonaro ve Evangelist katoliklerden bile radikal protestan eşi bütün seçim kampanyası boyunca “kilise cemaatine” seslendi.

Miting meydanlarını kilisede Pazar ayinine çevirdi.

Rakiplerinin Cumhurbaşkanlığı Sarayı’nı iblisin, şeytanın eline bıraktığını, kendilerinin ise o sarayı kurtarıp tekrar Hazreti İsa’nın meleklerinin buyruğuna verdiğini anlattı.

Rakiplerini Wodoo yapmakla, büyücülükle suçladı.

Meydanlarda hayali cadılar yaktı…

Sonuç ortada…

Kaybetti…

Massachusetts’in artık bayan LGBTİ bir valisi var

Trump yanlılarının ellerindeki en büyük silah ise “kürtajın anayasa ile yasaklanmasıydı.”

Eşcinsellere karşı “Hristiyanlığın yapması gerekeni” yapmaktı.

İkisi de tutmadı…

Massachusetts’ın artık bir LGBT bayan valisi var.

Halkın oylarıyla yani…

Cumhuriyetçiler Temsilciler Meclisi’nde küçük bir çoğunluk elde etmelerine karşın, şu an zaferi değil, neredeyse bir hezimeti konuşuyor.

Ve Beyaz Saray’ın yorgun bitkin sakini ise şimdilik yoluna devam ediyor.

Amerikan demokrasisinin mahfına neden olabilecek bir Trump istilası ise en azından şimdilik savuşturulmuş bulunuyor.

O, bundan kendine bir hisse çıkarmak için uğraşacak ama bundan bu türlü onun rakibi demokratlar değil, kendi partisi içindeki makul siyasetçiler olacak.

Ve onlar bu seçimden çok daha güçlü çıktılar.

Trump’ın asıl sorunu ise adaletle olacak.

Tahmin ediyorum bu sonuç, adaletin  üzerindeki tahakkümü de azaltacağı için işi hiç de kolay değil.

Neticede onun tahriki ile basılan bir Kongre sıkıntısı var.

Aynı günABD’den gelen “0” ve “1” devrimi

Amerika’da bu sonuçların ortaya çıktığı gün bir diğer mevzuda çok çok önemli bir açıklama geldi.

Dünyanın ilk bilgisayar devi IBM, bilgi işlem alanında yeni bir dönemi başlatacak olan kuantum bilgisayarını tanıttı.

“433 qubit suratında bir bilgisayar bu.”

Ne manaya geldiğini daha sonra kullanarak öğreneceğiz.

Dijital dünyanın en büyük kanunu olan “0” ve “1” sisteminde yeni bir çağa geçişin habercisi bu.

Bildiğimiz “bit” dönemi kapanıyor, bilmediğimiz “qubit” dönemi açılıyor.

Kilise cemaati seçimde ağır bir “Kürtaj ve LGBT darbesi” yerken, bilim topluluğu yeni bir zaferini ilan ediyordu.

Müslüman Kardeşler sonrası yeni şeyler söyleme zamanı 

Diyeceğim bundan bu türlü kim ki din istismarı ile oy toplamaya kalkar…

Hepsini ağır bir Trump hezimeti bekliyor…

Bütün İslam dünyasında ‘Müslüman Kardeşler’ hareketinin tarihe gömülmesinden sonra cami Cemaati efsanesi de bitiyor.

Tıpkı Ayasofya’yı mescide çevirmenin AKP’nin oy haznesine bir şey getirmediğini gördüğümüzi…

Şimdi siyasette yeni şeyler söyleme zamanıdır…

Çünkü “Dünle bir arada gitti cancağazım, ne kadar söz varsa düne ait..”

ETİKETLER: , , , ,
Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.