TBMM 17’nci Başkanı Hüsamettin Cindoruk, “Bu seçim değil, sıradan seçim değil. Yani domatesin, patatesin fiyatı, enflasyonun sayıları vs. elbette …

TBMM 17’nci Başkanı Hüsamettin Cindoruk, “Bu seçim değil, sıradan seçim değil. Yani domatesin, patatesin fiyatı, enflasyonun sayıları vs. elbette rol oynayacak ama burada ana kavram; değişiklik yapılan siyasi rejimimizi geri almaktır” dedi.
“20 bakan tayin etmiş, bunların halkla bir ilgisi var mı, halk iradesi diye bir şey var mı, hayır onları da Cumhurbaşkanı seçmiş. Bu bakanları topluyor, ‘Kabine”’diyor. Kabine dediğiniz ‘bakanlar kurulu’dur. Muhalefet partileri oldu bittiyi kabul etmiş görünüyor. ‘Cumhurbaşkanı’nın kabinesi toplandı, şu kararı aldı’ diyorlar, bu Anayasa’nın neresinde ‘kabine’ var, neresinde ‘hükümet’ var, neresinde ‘başbakan’ var?” diye sitem eden Cindoruk, muhalefeti, “Kaç bakan değiştirdi, bu sistem tam iflas etmiş bir sistemdir, buna karşın muhalefet partileri işi götürüp seçim yarışı haline getirirlerse bu yanlış sistemi getiren Cumhurbaşkanı’na avantaj sağlarlar” diye uyardı.
Ben 6’lı masanın taktiği ve siyasi metodolijisini doğru bulmuyorum” diyen Cindoruk, “Kimin cumhurbaşkanı adayı olması bugün önemli değil, önemli olan bunu bir halk oylaması, bir rejim tercihi haline getirmektir. Cumhurbaşkanlığı rejimi bence iflas etmiştir, “rejim” diyelim zira bu bir siyasi rejimdir. Burada tam bir fiyasko var. Siz o fiyaskoyu anlatarak halkın önüne çıkıp öncelikle rejim problemini ortaya koyarsanız kazanırsınızfakat işi seçim hukukuna çevirirseniz elinde kasa olanın son dakikada neler yapacağını tahmin etmek güç değil” tabirlerini kullandı.
Sözcü yazarı Ruhat Mengi’nin sorularını yanıtlayan Cindoruk, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun “İsmim üzerinde 6’lı Masa’da uzlaşma sağlanırsa ben adayım” açıklamasını ve muhalefete yönelik tenkitlerini şöyle dile getirdi:
Muhalefet partileri bunu seçim gibi algılayarak bence iktidar partisinin tam istediği şeyi yapıyorlar. Burada esas olan başkanlık rejimiyle Meclis rejimi arasındaki tercihtir. Erdoğan cumhurbaşkanı seçilmeden önce bu rejimi ortaya çıkardığında “Verin bu kardeşinize oyları, bakın bütün sorunlar nasıl çözülecek, enflasyonla nasıl mücadele edilecek göstereceğiz” dedi ve bu rejim için kendisini kefil göstererek Türkiye Cumhuriyeti’nin 100 yıllık rejimini değiştirdi. Şimdi, onun rövanşı bumuhalefet bence; CHP başta olmak üzere bunu bir seçim olarak algıladılar. Bu seçim değil, sıradan seçim değil. Yani domatesin, patatesin fiyatı, enflasyonun sayıları vs. elbette rol oynayacakburada ana kavram; değişiklik yapılan siyasi rejimimizi geri almaktır. Cumhuriyet organsız kaldı, Cumhuriyet’in düştüğü duruma bakın, karar verici organı yok. Cumhurbaşkanı’ndan diğer halk iradesini sırtında taşıyan, elinde tutan yok. Cumhurbaşkanı yardımcısı var, kim seçti onu, Cumhurbaşkanı seçti, halk seçti mi? Amerika’da Kamala Harris’i halk seçti biliyorsunuzTürkiye Cumhuriyeti’nin Cumhurbaşkanı tek başına kararı almış ve onun dışında halk iradesi yok.
“Muhalefet partileri oldu bittiyi kabul etmiş görünüyor”
Daha da acısı; 20 bakan tayin etmiş, bunların halkla bir ilgisi var mı, halk iradesi diye bir şey var mı, hayır onları da Cumhurbaşkanı seçmiş. Bu bakanları topluyor, “Kabine” diyor. Kabine dediğiniz ‘bakanlar kurulu’dur. Muhalefet partileri oldu bittiyi kabul etmiş görünüyor. “Cumhurbaşkanı’nın kabinesi toplandı, şu kararı aldı” diyorlar, bu Anayasa’nın neresinde “kabine” var, neresinde “hükümet” var, neresinde “başbakan” var?
“Darbe hükümetinin kayıtları hala duruyor”
“Orada 6’lı masa varsa burada kasa var”
Kaç bakan değiştirdi, bu sistem tam iflas etmiş bir sistemdir, buna karşın muhalefet partileri işi götürüp seçim yarışı haline getirirlerse bu yanlış sistemi getiren Cumhurbaşkanı’na avantaj sağlarlar. O da zaman zaman masa toplantıları yapıp çeşitli kararlar alıyor, aldığı bu kararların da türel desteğini kabineye bağlıyor. Dikkat ettim; Sayın Kılıçdaroğlu hangi mevzuda bir zahmetten söz etse ve tahlil arasa Cumhurbaşkanı sonraki gün kabineyi topluyor, bunları telafi edici kararlar alıyor. Neden? Orada 6’lı masa varsa burada kasa var, eski tabirle masa değil, kasa kazanır. Elinde para var, parayı basıyor ve korkusuzca basıyor, enflasyondan korkmuyor. Siz ‘enflasyon var’ dedikçe o ‘3 ay sonra enflasyonu yeneceğiz’ diyor. 3 ay sonra nasıl yeneceğini söylemiyorfakat enflasyonla mücadeleyi seçimin bahislerinden bir olmaktan çıkarmaya çalışıyor. Ben 6’lı masanın taktiği ve siyasi metodolijisini doğru bulmuyorum.
“Kimin cumhurbaşkanı adayı olması bugün önemli değil, önemli olan bunu bir halk oylaması, bir rejim tercihi haline getirmektir”
Kimin cumhurbaşkanı adayı olması bugün önemli değil, önemli olan bunu bir halk oylaması, bir rejim tercihi haline getirmektir. Cumhurbaşkanlığı rejimi bence iflas etmiştir, “rejim” diyelim zira bu bir siyasi rejimdir. Bu devletin kuruluşunda, temelinde Meclis varken Cumhurbaşkanı geldi kendisi olmak şartıyla bir başkanlık rejimini dayattı, başkanlık rejimi eksiktir, merhum Erdoğan Teziç (ünlü Anayasa Hukukçusu) buna “Habeşistan rejimi” kederi, dünyada yalnızca Afrika’da birtakım devletlerde var diyordu ve dediği doğru çıktı; burada tam bir fiyasko var. Siz o fiyaskoyu anlatarak halkın önüne çıkıp öncelikle rejim sorununu ortaya koyarsanız kazanırsınızişi seçim hukukuna çevirirseniz elinde kasa olanın son dakikada neler yapacağını tahmin etmek güç değil.”