Eski Yüksek Seçim Kurulu Başkanı Tufan Algan, Cumhurbaşkanı ve AKP Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın üçüncü sefer adaylığına ilişkin olarak, “Tecrübelerime dayanarak sizin söylediklerinizle ilişkilendirdiğimde üçüncü sefer aday olamayacağını …

Eski Yüksek Seçim Kurulu Başkanı Tufan Algan, Cumhurbaşkanı ve AKP Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın üçüncü kere adaylığına ilişkin olarak, “Tecrübelerime dayanarak sizin söylediklerinizle ilişkilendirdiğimde üçüncü kez aday olamayacağını düşünüyorum. ” dedi.
Algan, Yeniçağ yazarı Orhan Uğuroğlu’na konuştu. Uğuroğlu’nun, “2014 ve 2018’de iki sefer seçilen Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın 3’üncü sefer aday olup olamayacağı konusunda ne düşünüyorsunuz?” sorusuna Algan şu cevabı verdi:
“Erdoğan’ın üçüncü defa aday olamayacağı konusunu CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu da daha önce dile getirmişti. Deneyimlerime dayanarak sizin söylediklerinizle ilişkilendirdiğimde üçüncü sefer aday olamayacağını düşünüyorum.
Ancak Meclis erken seçim yapar aday olması için. 3 Kasım 2002 seçimlerinde de Tayyip Beyefendi milletvekili olabilir mi olamaz mı tartışması vardı.
2839 sayılı milletvekili seçimi kanununun 11’inci unsuru, Türk Ceza Yasasının 312’nci hususundan mahkûm olanların milletvekili seçilemeyeceğini söylüyor. O zaman Tayyip Beyefendi kendisini İstanbul birinci bölge birinci seçim etrafından ilk sırada aday gösterdi. Bu şekilde süreksiz milletvekili listesinde yer aldı. O zaman seçime girebilir mi giremez mi konusu sorun oldu. Konseydeki oylamada 3 girer, 3 giremez oyu geldi. 7 asil üye olmamız hasebiyle son oy benimdi. Ben de giremez deyince 3 Kasım 2002’de seçime giremedi. Bu türlü yoruma muhtaç olmayan açık unsurlarda yorum yapılamaz.
Tayyip Bey’in Diyarbakır Devlet Güvenlik Mahkemesi’nden aldığı cezada Türk Ceza Kanunun un 312’nci hususuydu. Bunu inkâr etmek görevi berbata kullanmak demektir.
İktidar ve muhalefet o zaman ‘seçime girer’ oyu verenler hakkında herhangi bir sürece gitmedi. 3 Kasım 2002’de ‘seçime girer’ diyenler hakkında suç duyurusunda bulunsalardı ya da savcılık resen hareket etseydi bugün kimse farklı düşünemezdi. YSK hukuku kabul ederdi.”