“Gazetecinin sesiyle, yüzüyle, yazısıyla ticari bir ürünün reklamını yapması mesleksel prensiplere aykırıdır”

Medya ombudsmanı Faruk Bildirici, gazeteci Bahar Feyzan‘ın sosyal medya hesabından bir ürünün tanıtımını yapmasını eleştirdi. Tanıtım yapan Feyzan’a meslek prensiplerini hatırlattığını ve Feyzan’ın kendisine karşılığını değerlendiren Bildirici, “Bahar Feyzan’ın yaptığı ve doğru olduğunu savunduğu ‘gazetecinin sesiyle, yüzüyle, yazısıyla ticari bir ürünün reklamını yapması’ mesleksel unsurlara terstir.” dedi.
Bildirici, şahsî internet sitesinde Feyzan’nın ürün tanıtım görüntüsü paylaşmasına ve kendisine gazetecilik unsurlarını hatırlatan iletisine verdiği cevabı değerlendirdi. Reklam yapmanın gazetecilik unsurlarına aykırı olduğunun altını çize Bildirici, Feyzan’ın karşılığına ilişkin ise bir gazetecinin eleştireye açık olması gerektiğini kaydetti.
Bildirici’nin yazısının ilgili kısmı şöyle:
“(Feyzan’ın tanıtım videosu) Bu tanıtımı görünce kendisine yazarak gazetecilik unsurlarını anımsatmak istedim. Bahar Feyzan, motamot şu karşılığı verdi:
‘S… arkadaşım ve meslektaşım olan C. C. Ö’nün kendi markası ve uğraştığı bir iş. Bundan Ötürü ticari değil dostça. Ayrıyeten sicil amirliği konusunda size danıştığımı sanmıyorum. Ayrıyeten youtube ve sosyal medya mecralarına hakim olmak farklı bir iş. Ben hem işveren, hem de kendimin çalışanıyım. Tv ler nasıl reklam alıyorsa, canım isterse alırım bunu da beyan ederim. Sizi ilgilendirdiğini sanmam.’
Bahar Feyzan’ın bu üslubunu yadırgamadığımı söyleyemembu hali okurların ve meslektaşlarımın değerlendirmesine bırakıyorum.
Bir gazetecinin reklam yapması da gazetecilik unsurlarına aykırı. Bir gazeteci, para yahut ayrıca çıkar karşılığı ticari bir eserinin tanıtımını, reklamını yapmaz, yapmamalı. Aksi halde hem kendisinin hem de mesleğinin güvenilirliğine zarar verir.
“Sicil amirliği” ve bana “danışmak” sorununa gelelim. Elbette bana danışmak zorunda değil. Ben de kendisinin “sicil amiri” değilim; o denli bir niyetim de yok.
bir gazeteci, tenkitlere açık olur; okurlarına, izleyicilerine ve en başta da meslektaşlarına karşı sorumluluk taşır. Hiçbir gazeteci mesleksel sorumluluklarından azade olamaz. O nedenle de Bahar Feyzan’ın bütün mesleksel fliyetleri, bir gazeteci olarak beni ve tüm gazetecileri ilgilendirir.
Kaldı ki, “Medya Ombudsmanlığı”nı kurumsallaştırmaya çalışan, medyamızdaki etik ihlalleri izleyen, gözleyen, eleştiren bir gazeteciyim. Bundan Ötürü benim alanıma giriyor.
Ne demek istediğimi, Türkiye Gazetecileri Hak ve Sorumluluk Bildirgesi’nden bir alıntıyla somutlaştırayım:
‘Gazeteciler ilan, reklam, tanıtıcı reklam ya da sponsorlu metinleri yazmamalı, reklamlarda yüzü yahut sesiyle yer almamalı, sosyal medyada da reklam, tanıtım, ürün yerleştirme yapmamalıdır.’
Mlesef Bahar Feyzan’ın yaptığı ve doğru olduğunu savunduğu da bu unsurun ihlali. Gazetecinin sesiyle, yüzüyle, yazısıyla ticari bir ürünün reklamını yapması mesleksel prensiplere karşıttır.”