HaberTürk yazarı Fatih Altaylı, bugünkü yazısında muhalefetin, iktidarın eleştirdiği “siyaset” usulünü benimsemeye başladığını ifade ederek genel …

HaberTürk yazarı Fatih Altaylı, bugünkü yazısında muhalefetin, iktidarın eleştirdiği “siyaset” usulünü benimsemeye başladığını ifade ederek genel tenkitlerde bulundu. Altaylı, CHP Sözcüsü Faik Öztrak’ın CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu’nun Londra ziyareti ile ilgili A Haber İngiltere Muhabiri Alpaslan Düven‘in sorusuna verdiği “Bu soruyu soran basın mensubu değil olsa olsa trol olur” cevabını örnek gösterdi.
“Ne yazık ki, maalesef, üzülerek görüyorum ki, AK Parti’nin siyaset usulü ülkenin genel siyaset stili haline dönüşmeye başladı. Muhalefet partileri de, AK Parti’yi kıyasıya eleştiren partiler de, aynı üslupla siyaset yapmaya başladılar” diyen Altaylı, “AK Parti içinde bazılarını ‘Goebbels’ olmakla suçlayanlar kendi Goebbelslerini yaratmaya ve üslubu benimsemeye, benimsemek ne söz, içselleştirmeye başladılar” diye yazdı.
“Burada vasıfsız ve öteki türlüsünü görüp öğrenmemiş kelamda basın danışmanlarının yahut siyasi danışmanların yanı sıra kazık kadarn de önemli kusurları, yönlendirmeleri var. İktidar kadar muhalefet siyasilerinden de tehditler, hakaretler havada uçuşuyor” diyen Altaylı, devamında şunları kaydetti:
“Son örnek İngiltere’den. Bir gazeteci, CHP başkanına gayeli bir soru soruyor. Evet soru gayeli. Evet gazeteci iktidarın denetimindeki, hatta elindeki bir gazetenin Londra temsilcisi. Evet bu gazeteci bu soruyu anlaşılan, iktidarın isteği doğrultusunda muhalefeti gözden düşürmek, kahra sokmak için soruyor.fakat ne olursa olsun bu gazeteciyi aşağılayamazsınız. Orada elinde gazeteci olduğunu gösteren doküman ile bulunan birini ‘trol’ olarak niteleyemez, aşağılayamazsınız. En fazla sorusunu duymazdan gelebilir, bu soruyu amaçlı sorduğunu söyleyebilir, siyasetçi benzeri değil gazeteci gibi davranmasını isteyebilir, tartışabilirsiniz.fakat ‘Sen trolsün’ demek doğru bir şey değildir. O zaman eleştirdiğiniz iktidarın bir kopyası, benzersının öteki rengi olursunuz. O zaman da iktidarın bu yanlış hallerini eleştirme hakkınız kalmaz… Siz de bir anda kötü örneğe dönüşürsünüz.
Toplumdaki ümitsizlik da tam orada başlar. İki seçenek de birbirine çok benzemeye başlıyorsa, ortada seçenek kalmamış demektir. Seçeneksizlik de ümitsizliğin ta kendisidir!”
Yazının tamamını okumak için .