enflasyonemeklilikötvdövizakpchpmhp
DOLAR
45,9750
EURO
53,4539
ALTIN
6.575,24
BIST
13.965,65
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul
Az Bulutlu
29°C
İstanbul
29°C
Az Bulutlu
Perşembe Parçalı Bulutlu
30°C
Cuma Az Bulutlu
28°C
Cumartesi Az Bulutlu
28°C
Pazar Açık
27°C

Fatih Altaylı, kardeşinin Türkiye’deki işini bırakıp ABD’ye nasıl döndüğünü anlattı: Bu ülkede namuslu, edepli, haysiyetli olmak fedakârlık ister!

Fatih Altaylı, kardeşinin Türkiye’deki işini bırakıp ABD’ye nasıl döndüğünü anlattı: Bu ülkede namuslu, edepli, haysiyetli olmak fedakârlık ister!

Fatih Altaylı, kardeşinin Türkiye’deki işini bırakıp ABD’ye nasıl döndüğünü anlattı: Bu ülkede namuslu, edepli, haysiyetli olmak fedakârlık ister!
23.04.2024 13:00
8
A+
A-

Gazeteci Fatih Altaylı, meslektaşı Deniz Zeyrek‘in kardeşinin belediye çalışanı olması nedeniyle hedef gösterilmesini, kardeşiyle yaşadığı olayı anlatarak eleştirdi. Altaylı, birkaç yıl önce ismini vermediği bir bürokratla randevulaşan kardeşinin görüşmesini iptal ettiğini ve kardeşinin ABD’ye geri döndüğünü aktararak, “Bu ülkede namuslu, edepli, haysiyetli olmak kolay değildir. Fedakarlık ister. Bazen aile uzunluğu.” dedi. 

Sözcü Gazetesi yazarı Deniz Zeyre, kardeşi Ediz Zeyrek Kadıköy Belediye Başkan Yardımcısı olması nedeniyle iktidara yakın medya organları tarafından hedef haline getirildi. Gazeteci Fatih Altaylı, kendisinin de başına gelen bir olayı köşesinden anlattı. 

Altaylı’nın yazısından ilgili kısım şöyle:  

“Bizim tanınmış, bilinen insanların kardeşi olmak zor iştir. Edepli iseniz hak ettiğinizi bile alsanız sorun olur, edepsiz iseniz yakınlığın faydasınız görürsünüz. Benim de bir kardeşim var. Üniversite eğitimi için gittiği ABD’ye yerleşti, okulu bitirdikten sonra da ABD’de yaşadı, çalıştı. Birkaç yıl önce Türkiye’ye dönme kararı aldı. Türkiye’ye geldiğinde çalışma hayatına atıldı. Bir gün bile benden ne yardım ne destek istedi. Birkaç yıl önce beni bir bürokrat aradı. Ve kardeşimin ismini vererek yakınlık derecemi sordu.

Nedenini merak ettim. Randevu istemişti. “Benim adımla mı istedi?” diye sordum. Hayır. Kardeşim olduğunu söylememiştirandevu istenen kişi soyadını görünce bu ihtimal üzerine beni arayıp sorma ihtiyacı hissetmişti. Telefonu kapattım. Hemen kardeşimi aradım. Böyle bir randevu isteyip istemediğini sordum. Randevu talebi vardı zira yönettiği şirketle ilgili bir haksızlık vardı ve bunu dile getirmek için randevu talep etmişti. Kardeşim olduğunu asla söylememişti. “Hemen ara randevu talebini iptal et. Senden rica ediyorum” dedim. “Haksız, adapsız bir şey istemeyecektim. Esasen senin ismini da hiç kullanmadım.” dedi. “Olsun. Sen tekrar de randevuyu iptal et” dedim. Ertesi gün randevuyu iptal etmekle kalmadı, işi bıraktı. Bir ay içinde pılısını pırtısını toplayıp “Burada senin kardeşin olarak yaşamak zor. Her şeyi düzgün yapsam bile senin ismine leke sürmek isteyenler beni kullanabilir. Seni çok iyi anlıyorum ve hak veriyorum.” dedi ve ABD’ye geri döndü. Bundan en ziyanlı çıkan ise annem oldu.” 

ETİKETLER: , ,
Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.