enflasyonemeklilikötvdövizakpchpmhp
DOLAR
45,2327
EURO
53,2845
ALTIN
6.848,63
BIST
14.917,43
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul
Parçalı Bulutlu
23°C
İstanbul
23°C
Parçalı Bulutlu
Cuma Çok Bulutlu
25°C
Cumartesi Az Bulutlu
23°C
Pazar Az Bulutlu
23°C
Pazartesi Çok Bulutlu
24°C

Fehmi Koru: Bir latifenin cezaevine düşürebildiği bir ülke imajına büründü ülkemiz

Tayyip Erdoğan cumhurbaşkanı olmadan önce galiba bu türlü değildi. Yakın etrafından partisini gözden düşürmeyle sonuçlanacak çıkışlar geldiği ya …

Fehmi Koru: Bir latifenin cezaevine düşürebildiği bir ülke imajına büründü ülkemiz
30.08.2022 08:12
24
A+
A-

Tayyip Erdoğan cumhurbaşkanı olmadan önce galiba bu türlü değildi. Yakın etrafından partisini gözden düşürmeyle sonuçlanacak çıkışlar geldiği ya da kendisi, hükümeti ve partisiyle irtibat kurulacak herhangi bir icraat toplumdan beklenen takviyesi bulamadığı zaman, hiç vakit kaybetmeden tepkisini verir ve imgeyi düzeltirdi.

O zaman başbakandı ve AK Parti genel lideriydi.

Şimdi tekrar AK Parti’nin başında, artık cumhurbaşkanı…

Toplumda partisine karşı hisleri süratle aksiye dönüştüren gelişmeler yaşanıyor, onun bu özelliğini bilen ve kendisinden çoğu zaman ki cevvaliyetiyle ortalığı yatıştıracak çıkışlar bekleyenler ise aradıklarını bulamıyorlar.

Yine konuşuyor konuşmasına, görüşlerini de açıklıyor ama konuşması sonrasında ortalığın yatıştığı söylenemez.

Ancak dün Afyon’da yaptığı konuşmada, günlerdir tartışılan görüşlere direkt değinen ve kendisinin mevzuya yaklaşımını belli eden tek bir cümle yoktu.

Onun yerine kimi hedef aldığını anlamakta zorlandığım şu cümleler vardı:

‘‘Bize yıllarca unutturulmaya çalışılan, yıllarca üstü örtülen, ihmal edilen tarihimizi kendilerince yeniden yazmak isteyenler tarafından yok sayılan zaferlerimizin hepsine de sahip çıkıyoruz. / Bizim bu birliğimizi kimse bozamaz. Tarihi şahsiyetlerimiz arasında ayrımcılık yaparak fitne tüccarlığına yeltenen düzmece tarihçiler kirli emellerini gerçekleştiremeyecekler. Tek parti faşizmiyle yanıp tutuşanlar son 20 yılda olduğu gelecekte de inşallah amaçlarına asla ulaşamayacaklar.’’

Yalnız bu kadar da değil.

Toplum, hiç değilse partisine oy verenlerin de aralarında bulunduğu toplumun geniş bir kısmı, geçen haftaya damgasını vuran kimi iddia ve ithamlar hakkında da Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın ne düşündüğünü merak etmekte.

Merak edildiğini bana da yöneltilen sorulardan biliyorum.

Kendisine danışmanlık yapması için Külliye’ye aldığı, partisinden milletvekili seçilmesini sağladığı, tek imzasıyla önce bir kamu bankasına genel müdür, sonra Sermaye Piyasası Kurumu’na başkan olarak atadığı insanlarla ilgili ithamlar söz konusu.

Rüşvet ağı kurulduğu argümanına dayalı ithamlar…

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın dünkü konuşmasında o mevzuda ne düşündüğüne dair de herhangi bir detay bulunmuyor.

Dinimize en ufak bir bühtan yöneltildiğinde derhal tavır alan ve tepki veren bir kişiliği olduğunu yakın geçmişte yaşananlardan biliyoruz. Halbuki kisveleri itibarıyla İslam dini ile direkt irtibat kurulabilecek birtakım şahsiyetler, dini hususlarda kayıtsız olanlar yanında dindarları da rencide eden garip açıklamalarla gündem oluşturuyorlar.

Vaaz kürsülerinden, minber ve mihraptan yapılan konuşmalarla…

Onların dinimize mal edilebilecek yanlış ifade ve tutumlarına en iyi karşılığı verebilecek kişi Tayyip Erdoğan olmalı değil midir?

Nedense o cins hususlarda da şimdilerde sessiz kalmayı yeğliyor Cumhurbaşkanı Erdoğan…

Daha evvelce o denli çizgiyi aşan hususlarda ilk tepki ondan gelirdi halbuki.

Bir konserinde, İmam Hatip’li olduğu anlaşılan orkestrasının bir üyesiyle güzel kaçmayacak bir latifeyi paylaşmış müzikçi Gülşen; yaptığı incitici takılma dört ay sonra öbürleri tarafından gündeme taşındığında, lafı hiç eğip bükmeden özür de dilemiş ama.

Özrüne karşın tutuklandı.

Sonuçta bir latifenin cezaevine düşürebildiği bir ülke imajına büründü ülkemiz.

Toplumdan, hem de istisnasız her kesimden- geniş bir tepkiyle karşılaştı tutuklama olayı.

Geçmişte onun başından da okuduğu bir şiir yüzünden hukuk kullanılarak cezalandırma olayı geçtiği için, tutuklamadan kendisinin de rahatsızlık duymuş olabileceğini düşünenlerle karşılaştım.

Öyle olmadığını dünkü konuşmasından herkes öğrenmiş oldu.

Dediği şu:

“Son günlerde milletimizin en büyük gücü olan kardeşliğine yönelik provokasyonların ibadethanelerimizi ve imam hatiplerimizi hedef alacak şekilde çok önemli boyutlara ulaştığını görüyorum. Milletimizin kutsal kıymetlerine lisan uzatanlar, kutsallarına hakaret edenler hem maşeri vicdanda hem hukuk önünde hesap vermekten paçalarını kurtaramayacak.”

Bir müzikçi.. Az sayıda kişi önünde yakını biriyle şakalaşmış.. O latifeyi toplumun bütününe sunan öbürleri.. Müzikçi cezaevindeydi, şu anda ev mahpusunda.. Hukuk önünde hesap vermesi isteniyor…

Şaka yüzünden…

Ne oldu da bu türlü oldu?

Bilmiyorum.

Aynı konuşmasında “Bir de utanmadan diyorlar ki ‘İşsizlik var’; ne işsizliği ya, iş arayana iş çok” da demiş Cumhurbaşkanı Erdoğan…

“Dememiştir” diyebilseydim keşke…

*Bu yazı fehmikoru.com adresinden motamot alınmıştır.

 

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.