enflasyonemeklilikötvdövizakpchpmhp
DOLAR
44,8791
EURO
52,8425
ALTIN
6.919,59
BIST
14.587,93
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul
Açık
18°C
İstanbul
18°C
Açık
Salı Çok Bulutlu
20°C
Çarşamba Yağmurlu
11°C
Perşembe Az Bulutlu
15°C
Cuma Parçalı Bulutlu
16°C

Fehmi Koru: İsveç Türkiye sayesinde NATO üyesi oluyor, bakalım Türkiye İsveç sayesinde AB üyesi olabilecek mi?

Fehmi Koru: İsveç Türkiye sayesinde NATO üyesi oluyor, bakalım Türkiye İsveç sayesinde AB üyesi olabilecek mi?

Fehmi Koru: İsveç Türkiye sayesinde NATO üyesi oluyor, bakalım Türkiye İsveç sayesinde AB üyesi olabilecek mi?
11.07.2023 07:00
23
A+
A-

Fehmi Koru*

Dün gün uzunluğu dikkatler Vilnius’taki NATO Zirvesi’ndeydi; daha doğrusu zirve öncesi yapılması kararlaştırılmış Türkiye eksenli temaslarda…

İlk olarak, Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın İstanbul’dan hareketi öncesinde düzenlediği basın toplantısında, Türkiye’nin İsveç’in NATO üyeliğine onay vermesini Batılı ülkelerin Avrupa Birliği (AB) üyeliğimize destek çıkması kaidesine bağlayan sözleri gündeme düştü.

“Türkiye’yi 50 yılı aşkın vakittir AB kapısında bekleten ülkelere buradan sesleniyorum” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerine, “Türkiye’nin AB’de önünü açın, Finlandiya’nın önünü nasıl açtıysak İsveç’in de önünü açalım” diyerek devam etti.

İsveç konusundaki itirazın münasebeti ‘teröre destek’ olarak belirtiliyordu; Cumhurbaşkanı bu çıkışıyla farklı bir mesaj vermiş oldu. Ya ABD başkanı Joe Biden ile akşamki telefon konuşması tesirli olmuş ya da İsveç’in Ankara’nın itirazlarını dikkate alan önlemleri kâfi bulunmuş olmalı.

Ardından, bu zirvede İsveç’in üyeliğinin kabul göreceğini umduğunu ifade etmek üzere gazetecilerin karşılarına çıktığında, NATO genel sekreteri Jens Stoltenberg’in, AB’ye üyeliğimizi şahsen desteklediğini de öğrendik.

Öğle saatlerinde, uluslararası ajanslar, Biden’in ikili alakalarda son vakitlerde sorun teşkil eden F-16 uçaklarının modernizasyonu konusunda anlayışlı davranabileceğine dair bir açıklama yaptığını duyurdular.

Erdoğan-Biden telefon görüşmesinde F-16 konusunun da konuşulduğunu iletişim bakanlığının dün yaptığı açıklamadan öğrenmiştik.

Akşam saatlerinde Vilnius’tan beklenen açıklama tekrar NATO genel sekreterinden geldi. Türkiye Cumhurbaşkanı ve İsveç Başbakanı ile zirve öncesinde gerçekleştirdiği üçlü görüşme sonrasında, Stoltenberg, “Türkiye’nin İsveç’in NATO sürecini ilerletmeyi kabul ettiğini” bildiren bir açıklama yaptı.

Üçlü görüşme öncesinde, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Avrupa Kurulu başkanı Charles Michel ile görüştüğünü de bu trafiğe eklemeliyim.

Herhalde AB üyeliği konusunu görüşmüşlerdir.

Bu duruma göre, Türkiye itirazlarından vazgeçtiği için İsveç NATO üyesi olacak, Türkiye de…

Peki, Türkiye de AB üyeliğini elde edebilecek mi?

Keşke edebilse…

Hafızaları tazelemekte fayda var.

Türkiye, 1960’lı yıllardan beri, AB ile alakası bulunan ve alakanın sonunda üyeliğe alınması beklenen bir ülke. Daha önce NATO’da nasıl Yunanistan ile birlikte üyeliğe kabul edilebilmişse, AB üyeliğini de tekrar komşumuzla birlikte elde edebilirdik.

Yunanistan üyeliği elde edebilmek için elinden gelenin azamisini yerine getirdi, biz koşulların asgarisi için bile çabalamadık. Yunanistan 1 Ocak 1981’de AB üyesi oldu, biz o tarihten birkaç ay önce -12 Eylül 1980’de- askeri müdahale altına girmiş bir ülkeydik. Minimum kuralın ‘demokratiklik’ olduğu AB ile üyelik öteki bir bahara kaldı.

[Bir nokta daha: Yunanistan 1967’de albaylar cuntası darbesiyle demokrasiden uzaklaşmış bir ülkeyken, 1974’te Türkiye’nin Kıbrıs’a müdahalesi sonrasında tetiklenen demokratik uyanışla birlikte -yani Türkiye sayesinde- komşumuz AB’ye kabul edilebilir hale gelmiştir.]

Bir öbür bahar, 3 Kasım 2002 seçimiyle AK Parti’nin iktidara gelmesiyle birlikte kendini belli etti. O tarihten bir ay sonra -12 Aralık 2002’de- Kopenhag’ta yapılan AB Zirvesi’nde Türkiye’nin tam üyeliği için kapı aralandı.

Sonrasını da hafızalar tazelensin maksadıyla dikkatinize sunayım:  

“17 Aralık 2004’te Brüksel’deki AB Kurulu Zirvesi’nde, Avrupa Komisyonu’nun 6 Ekim 2004’te hazırladığı rapor ve teklif kararı doğrultusunda Türkiye ile müzakerelerin 3 Ekim 2005 tarihinde başlaması oybirliğiyle kabul edildi.

Türkiye’nin Avrupa Birliği’ne üyelik sürecinde yaptığı ıslahatlar ve anayasa değişiklikleriyle Kopenhag Kriterleri’ni tamamladığı Şubat 2005’teki AB Brüksel zirvesinde ifade edildi ve Avrupa Parlamentosu tarafından onaylandı. Türkiye, 3 Ekim 2005 tarihinden itibaren Avrupa Birliği ile tam üyelik müzakerelerine başladı.”

Bu yazının girişine yerleştirdiğim fotoğrafta Avrupa Parlamentosu’nda Türkiye’nin tam üyelik müzakerelerine başlaması oylaması sırasında yaşanan coşkulu kabul görülüyor.

Aynı Avrupa Parlamentosu’nda son birkaç yıldır Türkiye aleyhine kararlar çıkıyor.

Türkiye kurucusu olduğu Avrupa Konseyi’nden çıkarılma tehdidi altında.

Neden?

Çünkü ülkemiz oldukça bir müddettir AB üyeliği için gerekli koşulları yerine getirmeye yanaşmıyor. Aksine, AB ile tam üyelik müzakereleri sırasında görüşülen ve onaylanan belgeler bile onay tarihinden sonra yeniden bozuldu.

AB üyeliği Türkiye’nin 1960’lı yıllardan beri hakkı. Lakin Türkiye o hakkını kullanmaktan hep kaçındı. Bahse tek olumlu yaklaşılan dönem AK Parti iktidarının ilk 10 yılıydı, ondan sonraki 10 yılda AB’den yeniden uzaklaşıldı.

Bundan sonra işler daha da zor.

NATO’da olduğu gibi AB’de de yeni üyelik için bütün üye ülkelerin parlamentolarından onay kararı çıkartılması gerekiyor. Tekrar NATO AB de 1990 sonrasında çok üyeli bir birlik halini aldı. Pek çok AB üyesi ülkeyle ikili münasebetlerimiz 10 yıl içerisinde berbata gitti.

Vilnius’ta İsveç’e NATO’ya üyelik yolu açılıyor; bakalım Türkiye’nin AB macerası bundan sonra son 10 yıldan farklı olabilecek mi?

Farklı olmasını temenni ederim.

*Bu yazı fehmikoru.com adresinden motamot alınmıştır.

 

ETİKETLER: , , , ,
Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.