Fotoğraflar ve tanıklıklarla Los Angeles yangını: ‘Geride dönecek hiçbir şey kalmadı’

ABD’nin en varlıklı eyaletletlerinden California’daki Los Angeles kenti alevlere teslim oldu. Fırtınayla denetimden çıkan yangın on bin yapıyı yok ederken on binlercesini de tehdit ediyor.
En az 16 kişi hayatını kaybetti, yaralı sayısının da yüksek olduğu aktarılıyor. 150 kilometrekareden büyük bir alan tahrip oldu, 150 bini aşkın kişi tahliye edildi. Tarihi yangının yarattığı yıkımın genişliği, birkaç gün içinde daha da netleşecek. Zenginlerin ve ünlülerin mekanı olarak bilinen Los Angeles’ta Mel Gibson, Jeff Bridges, Antony Hopkins, Billi Crystal, Adam Brody, Paris Hilton ünlüler de meskenlerini yangında kaybedenler arasında yer alıyor. Aşağıda diğer Los Angeles sakinlerinin tanıklıklarını ve yaşadıklarını aktarıyoruz. Bunlar arasında Palisades’de evi tamamen yanan ve yangının ilk anlarına şahit olan BBC muhabiri Lucy Sherriff de var.
‘Geride dönecek hiçbir şey kalmadı’ – BBC muhabiri Lucy Sherriff
İki gün önce uyarısı yapılan Santa Ana rüzgarları konusunda aslında aşırı kaygılıydım. Rüzgarın suratının 130 km’ye kadar çıkabileceği tahmin ediliyordu. Süren kuraklıkla birleşince, bir yangının süratli ve önü alınamaz şekilde yayılması için ideal şartlar oluşuyordu. Yangın 7 Ocak sabahı başladı. Palisades’den görebildiğim Santa Monica dağının yamacında küçük alevler vardı. Kısa süre bu imgeyi izledim; duman açık mavi gökyüzüne doğru uzanıyordu.

Halk bu anları fotoğraflıyordu. Rüzgarın ne kadar süratli değiştiğini, köz ve dumanı kasabaya nasıl savurduğunu görüyordum. Alevler öylece kısa sürede Palisades’i çevreledi. Gerçekten kıyamet gibi bir görüntüydü. Parlak kırmızı renkte Güneş turuncu bir ışık saçıyordu ve küller kar gibi üzerimize yağıyordu. Eve geri koştum ve tahliye halinde neyi alıp almamam gerektiğine dair plan yapmaya başladım. O dakika ayrılmanın bir manası yoktu zira tek çıkış yolu olan Sunset Bulvarı trafiğe kapalıydı.

Önce pasaportlar ve doğum evrakları gibi çok önemli eşyalarımı topladım. Biraz daha vaktim olduğunu hissediyordum. Konutun önünü hortumla ıslatmaya başladım, bu suyun konutumun yangına yenik düşmesini önleyeceğini umuyordum. Sonunda Palisades’in tamamı için mecburî tahliye buyruğu verildiği duyuruldu. Yangının konutumun çabucak önündeki sırtlara ulaştığı ve rüzgarın daha da güçleneceğini bilgisiyle endişelenmeye başladım.

Karanlıkta yangınla mücadele etmenin çok daha zor olduğunu bildiğimden, o anda meskenimi kaybedebileceğimi fark ettim. Altı aylık gebe olduğum ve evsiz kalabileceğim kanısı tokat gibi çarptı. Çarşamba öğlenden sonra mahallemize geri döndük. Basın kartım sayesinde denetim noktasından geçmemize izin verildi. Sunset Bulvarı’na ulaştığımızda alevleri ve itfaiye araçlarını, apartman sırasının etrafında gördük. O anda yüreğime indi. Arabayı park ettik ve süratle arka tarafa geçtik.

Gördüğüm sahne karşısında yumruk yemiş iki büklüm oldum. Sonra tüm komşularımı arayıp artık bir konutları olmadığını söylemek zorunda kaldım. Sözleri ağzımdan zar zor çıkıyordu. Yaşadığımız bölgenin yaklaşık %90’ı yerle bir oldu. Her şey gitti. Sözün tam manasıyla artık geri dönecek bir yerimiz olmadığını bilmek hakikaten inanılmaz. Bir konutumuz, kütüphanemiz, mağazamız, tiyatro, toplum merkezi yok.

Hepsi gitti.
‘Keder ve şaşkınlık içindeyim
Los Angeles’ta yaşayan Miriam Feygenson BBC’ye verdiği demeçte, “Uyuşmuşluk, sıkıntı ve şaşkınlık içindeyim. Konutum gitti. Telefondan izlediğimiz güvenlik kameralarımızda cehennemi gördük. “Evimde dijital ortamda bulunmayan şeyler vardı. Örneğin ultrason fotoğrafları, gelinliğim ve küçük kızımın hoş elbiseleri. Daima onları düşünüyorum. Bu türlü şeylere karşı duygusal bir bağım var.

Yaşadığım evimle çok gurur duyuyordum ve şu anda o gitti” dedi. Yangından etkilenen varlıklı Palisades semti sakinlerinden David Latta yaşadıklarını, “Dışarı çıkıp üstteki zirvede çok büyük bir siyah duman sütunu görene kadar komşumun beni neden uyardığını bile anlamadım. Sonra, ‘Buradan kaçmalıyız’ dedim kendi kendime” diye anlatıyor. Bölge sakini Mark Simington, “Sigortanın ödeme yapıp yapmayacağı konusunda çok fazla tasa ve korku var. Motosikletimi daha yeni baştan yapmıştım, garajda yanmış bir şekilde duruyor. Çok üzgünüm. “Dün gece tüm aile fotoğraflarımızı ve birkaç değerli tabloyu çıkarabildik. Kaybettiğimiz tüm eşyaların yerini öteki şeyler doldurabilir.

Çok Önemli olan sevdiklerimiz…. Bir aileye sahip olmak en çok önemli şey” diyor. 47 yıldır bölgede yaşadığını söyleyen Jadi Mccurdy, “Dağın alevler içinde kalışını izliyorduk, közler buraya doğru uçuşuyordu. Buradaki konutlar tutuşmaya başlayana kadar pek fazla değildi. “Sonra bulunduğumuz yer alev almaya başladı. 47 yıldır buradayım, bu blokta büyüdüm, diğer Altadena yangınlarını gördüm ve buna hiç benzemiyordu. Hiçbiri buna benzemiyordu” diyor. Sanah Chung, “Hükümetler orman yangınları konusunda daha evvelden tedbir alıyor olmalıydı.

Yangın muslukları boş. İtfaiyeciler ellerinden gelen her şeyi yapıyor, lakin öncesinde daha önleyici bir şeyler yapmamız gerekiyor. “Bu maddi kayıpla ilgili değil, hayattaki her şeyle ilgili. Kendinin ve ailenin tüm eşyaları, her hatıra değerliydi. Bunların hepsini kaybetmiş olmayı kabul etmek zor. Çok üzgünüm. Konutlarını kaybeden beş arkadaşım var” tabirlerini kullanıyor.