Soruşturma dosyasındaki belgelerde, yapının eğitim kademelerinin yanı sıra öğrenciler hakkında tutulan değerlendirme notları, İran ve Humeyni’ye ilişkin anlatımlar ile “Öncü Nesil” adı verilen profil dikkat çekiyor.

Adana Cumhuriyet Başsavcılığı’nın Furkan Hareketi’ne yönelik soruşturmasında, yapının eğitim sistemi ve arşiv belgelerine ilişkin yeni iddialar dosyaya girdi. Belgelerde “Öncü Nesil” adı verilen bir profil üzerinden aile ve özel yaşamın geri plana itilmesi, yapıya ve lidere bağlılığın öne çıkarılması dikkat çekti.
Adana Cumhuriyet Başsavcılığı’nın Alparslan Kuytul‘un liderliğindeki Furkan Hareketi’ne yönelik soruşturmasında, yapının eğitim faaliyetleri mercek altına alındı. Cumhuriyet’ten Aytunç Ürkmez‘in haberine göre, soruşturma dosyasında Adana’nın Seyhan ilçesindeki “Furkan Nesli Dergisi” binasında üç aşamalı bir dini eğitim sistemi yürütüldüğüne ilişkin iddialar yer aldı.
Furkan Vakfı soruşturmasında yeni iddialar: “Furkan İstihbarat Teşkilatı” bilgi topladı, iç mahkeme kurup muhalifleri cezalandırdılar
Dosyaya göre sistem, “Temel Eğitim Hazırlık”, “Temel Eğitim 1” ve “Temel Eğitim 2” olmak üzere üç kademeden oluşuyor. Hazırlık aşamasında mahallelerdeki Kuran kurslarında görev yapacak kişilerin yetiştirildiği, sonraki kademelerde ise Kuytul’un görüşlerinin aktarıldığı ifade ediliyor. Son aşamada “yapıya ve lidere sadakat, itaat ve bağlılık” anlayışının öne çıkarıldığı kaydediliyor.
İran ve Humeyni anlatımları dosyada
Müşteki ve tanık anlatımlarında, Kuytul’un derslerinde İran Devrimi, Humeyni ve İran’daki yönetim sistemine geniş yer verdiği iddia ediliyor. Bir tanık, Kuytul’un “Devrim dediğin İran’da yapılan gibi olmalı” dediğini ve geçmiş yıllarda İran’daki sistemi yerinde incelemek amacıyla bir grubun bu ülkeye gönderildiğini anlatıyor.
Dosyadaki dijital materyallerde ise Kuytul’un bir ders sırasında öğrencilere “Ne dersiniz Şia olalım mı?” dediğine ilişkin bir anlatım bulunuyor. Bu ifade, soruşturma kapsamına alınan bir YouTube yayınının çözümünde yer alıyor.
Öğrenciler için değerlendirme notları
Soruşturma dosyasındaki belgelerde, eğitim sistemine katılan kişiler hakkında düzenli değerlendirme notları tutulduğu da görülüyor. Bazı kayıtlarda öğrencilerin aileleriyle ilişkileri ve kariyer planları yapıya bağlılık açısından değerlendiriliyor.
Notlarda “cemaat için ailesini karşısına alması zor”, “ailesine karşı mücadelede sessiz kalıyor”, “itaat noktasında biraz sıkıntılı” ve “kariyere fazla önem veriyor” gibi ifadeler bulunuyor.
Arşivde “Öncü Nesil” modeli
Cumhuriyet’in aktardığı arşivde, 2011’den itibaren “Öncü Nesil” adı verilen bir profil üzerinde durulduğu belirtiliyor. Bu modele ilişkin metinlerde kişilerin yapının hedeflerini hayatlarının önüne koyması, teşkilatlı hareket etmesi ve özel yaşamını geri plana çekmesi isteniyor.
Metinlerden birinde şu ifadeler yer alıyor:
“Vazifemiz, başka medeniyetler içinde yer almak değil, kendi medeniyetimizi kurmaktır. Yeryüzünde Allah’ın halifesi olmak, O’nun hükümlerini hâkim kılmaktır. Vazifemiz, yeniden ümmet olmaktır. Ulus devletleri kurmak değil!”
Başka bir metinde “Öncü Nesil” için “hedefine kilitli bir mermi” benzetmesi yapılırken, “sadece tebliğ etmek değil, teşkilatlanmak, cemaat halinde çalışmak, fiilî bir hareket olmak” gerektiği savunuluyor.
Lidere itaat vurgusu
Arşivdeki bir başka yazıda, Nisâ Suresi’nin 59. ayetine atıfla cemaat yapısında lidere itaatin zorunlu olduğu görüşü işleniyor. Metinde, “İtaat; Müslümanların güçlenmesinin ve yükselmesinin yoludur” deniliyor.
( ALINTI www.cumhuriyet.com.tr/turkiye/gazetemiz-cumhuriyet-furkan-ce… )