enflasyonemeklilikötvdövizakpchpmhp
DOLAR
48,5250
EURO
56,3246
ALTIN
6.784,88
BIST
14.467,25
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul
Açık
28°C
İstanbul
28°C
Açık
Pazar Hafif Yağmurlu
25°C
Pazartesi Az Bulutlu
23°C
Salı Çok Bulutlu
24°C
Çarşamba Parçalı Bulutlu
23°C

Gazeteci Murat Ağırel: İBB davasında itirafçı olanların şirketlerinin önü mü açılıyor?

Ağırel, kamu ihalelerinde rüşvet verdiğini söyleyen kişilerin başka kamu ihalelerini almaya devam etmesinin nasıl mümkün olduğunu sorguladı. Ayrıca hakkında “ihaleye fesat karıştırma” suçlaması bulunan şirketlerin kamu kurumlarıyla ticari ilişkilerinin neden sürdüğünü ve bu şirketlerin yeni ihalelerinde geçmiş soruşturma dosyalarının dikkate alınıp alınmadığını sordu.

Gazeteci Murat Ağırel: İBB davasında itirafçı olanların şirketlerinin önü mü açılıyor?
12.09.2026 13:00
2
A+
A-

Cumhuriyet yazarı Murat Ağırel, İBB davasında itirafçı olan iş insanlarının ticari faaliyetlerini incelediği yazısında itirafçı Serbülent Danış’ın şirketinin Gaziosmanpaşa Belediyesi’nden 139 milyon 977 bin TL’lik ihale aldığını, Danış’ın şirketler grubundaki bir firmanın da Silivri’deki yeni duruşma salonuna beton sağladığını yazdı. Ağırel, “İtirafçı olanların yalnızca özgürlükleri mi korunuyor, sırf itirafçı oldukları için şirketlerinin önü mü açılıyor, işte bütün mesele burada düğümleniyor” dedi

Ağırel, yazısında İBB davalarının ikinci celsesini takip ettiğini ve tutuklu sanıkların ardından tutuksuz sanıkların savunmalarını yaptığını belirtti. Danış, İBB’den alacaklarını tahsil edemediğini, bunun üzerine CHP Parti Meclisi üyesi ve tutuklu sanık Baki Aydöner ile kardeşi Bulut Aydöner’le görüştüğünü anlattı. Danış, alacağını tahsil edebilmek için rüşvet verdiğini ve bir arsa devrettiğini öne sürdü. Baki ve Bulut Aydöner ise suçlamaları kabul etmedi.

Aydöner, Danış’a, “Şirketimin batma noktasına geldiğini söylüyorsunuz. Ancak aynı dönemde sermaye artırımına gitmişsiniz. Bu nasıl oluyor?” diye sordu. Bu soru üzerine kendi açısından başka bir sorunun ortaya çıktığını belirten Ağırel, “İtirafçı olan iş insanlarının ticari hayatlarında neler yaşanıyor?” sorusunu gündeme getirdi.

Ağırel, Danış’ın 2020 yılında gerçekleştirilen yol bakım ve onarım ihalesi nedeniyle “ihaleye fesat karıştırma” suçlamasıyla başlatılan soruşturmada şüpheli olduğunu, İBB dosyasında ise itirafçı konumuna geçtiğini yazdı. Bu süreçte Danış’ın firmasının adının değiştiğini belirten Ağırel, şirketin faaliyetlerine Yeditepe Taahhüt adıyla devam ettiğini aktardı.

Ağırel, yazısında İstanbul Büyükşehir Belediyesi iştiraki Boğaziçi Yönetim AŞ’ye yönelik operasyonu da gündeme getirdi. Operasyonda 57 kişinin gözaltına alındığını belirten Ağırel, soruşturma dosyasında yer alan şirketlerden birinin Baya olduğunu, şirketin yetkilisinin ise Muammer Yamak olduğunu aktardı.

Ağırel’in aktardığına göre Baya, Sağlık Bakanlığı Şanlıurfa Şehir Hastanesi Projesi kapsamında gerçekleştirilen cerrahi alet alımı ihalesini de kazandı.

Ağırel, İBB davasında itirafçı olan Aziz İhsan Aktaş’ın da itirafçı olduktan sonra tutuksuz yargılandığını ve dava sürerken televizyon programlarına katıldığını hatırlattı. Aktaş’ın rüşvet verdiğini söylediği bazı eylemler bakımından etkin pişmanlık hükümlerinden yararlandığını belirten Ağırel, rüşvet aldığı iddia edilen kişilerin ise tutuklu yargılandığına dikkat çekti.

Ağırel, yazısının devamında şu değerlendirmeyi yaptı:

“Burada kimseye peşinen suçlu ya da suçsuz demiyorum. Ama ortada bir gariplik var. Adalet yalnızca mahkeme salonunda verilen karardan ibaret değildir. Uygulamanın eşit görünmesi, aynı durumdaki kişilere aynı ölçünün uygulanması gerekir.”

Ağırel, itirafçılığın suçların aydınlatılmasını sağlayan hukuki bir mekanizma mı yoksa bazı kişiler açısından “ticari ve adli dokunulmazlığa dönüşen bir mekanizma” mı olduğunu sorguladı.

( ALINTI www.cumhuriyet.com.tr/yazarlar/murat-agirel/ibb-davasinda-ye… )

ETİKETLER: , , , ,
Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.