Gazeteci Sezgin Kartal hakkındaki iddianame hazırlandı

10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü’nde meskeninin kapısı kırılarak gözaltına alınan ve 13 Ocak’ta “örgüt üyeliği” kuşkusuyla tutuklanan gazeteci Sezgin Kartal hakkındaki iddianame hazırlandı. Google Maps’e bakan savcı, Kobane ve Suruç arası uzaklığın 10 km olmasını gazetecinin silahlı örgüt hareketlerine katıldığı savına destek gösterdi.
13 Ocak 2023 tarihinde tutuklanan KarşıMahalle muhabiri Sezgin Kartal hakkındaki iddianame hazırlandı. 24 Ocak 2023 tarihinde hazırlanan ve Kartal’ın savunmanlığını üstlenen Medya ve Hukuk Çalışmaları Derneği (MLSA) avukatlarına bugün bildiri edilen iddianamede Kartal’a “örgüt üyeliği” suçlaması yöneltildi.
İddianame: ‘Saç, alın, burun ve yanak yapısı ile birebirlik gösterdiğinin…’
Dört sayfalık iddianamenin iki sayfasında PKK/KCK/YPG tarihçesinden söz eden iddianame savcısı, Adana Cumhuriyet Başsavcılığının bir öteki kişi hakkında yürüttüğü soruşturma kapsamında 16 Eylül 2020 tarihinde gerçekleştirilen ev aramasında el konulan bir bilgisayarda 26 Eylül 2014 tarihli bir fotoğraf bulunduğundan bahsederek fotoğraftaki bir kişinin Kartal ile “saç, alın, burun ve yanak yapısı ilelik gösterdiğinin” 10 Kasım 2021 tarihli Ankara Bölge Kriminal Polis Laboratuvarı raporu ile tespit edildiğini öne sürdü.. Savcı, “daha detaylı” bir karşılaştırma raporu hazırlanması için İstanbul Jandarma Kriminal Laboratuvarı Müdürlüğü’ne yazılan yazıya hala karşılık verilmediğine de iddianamede yer verildi.
“Google üzerinden yapılan araştırmada 10 KM olduğunun belli olduği…”
MLSA’dan Murat Kök‘ün aktardığına göre iddianame savcısı, gazetecinin “terör örgütü ile bağlantısı”na en yenisi beş yıl önce olan gazeteci Kartal hakkındaki soruşturma ve dava evraklarını, derdest bir davayı ve ev aramasında ele geçirilen dijital gereçlerde yer alan fotoğrafları kanıt olarak gösterdi.
Gazeteci Kartal’ın savunmasına altı satır ve özet olarak yer veren savcı, gazetecinin hattı üzerinde HTS çalışmaları yapıldığını ifade ederek Kartal’ın suçlama konusu yapılan fotoğrafın çekildiği tarihten iki gün önce İstanbul’dan yola çıktığını ve 26 Eylül günü ise Şanlıurfa’nın Suruç ilçesinde baz sinyali alındığını öne sürdü.
Savcı, Kartal’ın telefonunun 26 Eylül 2014 tarihinde 20.19- 23.06 saatleri arasında sinyal vermeyi kestiğini ve bundan ötürü telefonunu kapattığının tespit edildiğini ifade ederek şu iddiayı öne sürdü:
“Suruç ilçesi ile fotoğrafın çekildiği Ayn el-Arab kenti arasındaki aralığın Google üzerinden yapılan araştırmada 10 KM olduğunun belli olduği, bu kapsamda şüphelinin bahse mevzu tarihte Suriye’nin Ayn el-Arab kentinde bulunan PKK/KCK/YPG silahlı terör örgütü üyeleri ile buluşup silahlı hareketlerde bulunmak amaçladığı ile Şanlıurfa ili Suruç ilçesinden yasa dışı yoldan yurttan çıkış yaptığı yönünde kuvvetli kuşkunun oluştuğu…”
Savcı, Kartal’ın tutuklanmasına destek gösterilen fotoğrafın çekildiği yeri belirtirken üstteki argümanlarına karşın fotoğrafın gündüz vakti çekilmiş olduğuna dair bir değerlendirmeye iddianamede yer vermedi.
İlk duruşma 4 Nisan’da
Savcı, “gazeteci kimliği altında örgüte müzahir yayınlar üzerinden silahlı terör örgütünün eylem ve ideolojisini halka sempatik olarak gösterme eforu içerisinde yazılar kaleme aldığı”nı ileri sürdüğü Kartal’ın “örgüt üyeliği” suçundan cezalandırılmasını talep etti.
İddianameyi kabul eden İstanbul 22. Ağır Ceza Mahkemesi, davayı görmeye 4 Nisan 2023 saat 14.00’te başlayacak.
‘Fotoğraf benzerliğini bu suçlamaya destek göstermek kötü niyetlidir’
İddianameyi yorumlayan MLSA Eş Yöneticisi Veysel Ok, iddianamedeki argümanların hiçbir türel desteği olmadığına dikkat çekerek şu değerlendirmelerde bulundu:
“Savcının savlarına tek ‘dayanağı’, Sezgin’in telefonunun baz sinyalleridir. Lakin hiçbir savcı, bir gazetecinin haber için nereye, nasıl, ne zaman ve neden gittiğini sorgulayamaz. Kaldı ki bunu ‘örgüt üyeliği’ gibi bir teze destek göstermek ne hukuka ne de mantığa uygundur. Hiçbir kriminal rapor alınmadan yalnızca ‘benzerlik’ üzerinden bir bireye ‘örgüt üyeliği’ gibi bir ithamda bulunmak kötü niyetli bir yaklaşımdır. Biz, tutukluğun hak ihlali olduğuna dair müracaatımızı Anayasa Mahkemesi’ne yaptık ama iddianameye bakacak olursak Sezgin tensip ile birlikte tahliye edilmelidir. En kötü ihtimalle Sezgin’in tahliye edilmesi gereken ilk duruşmada iddianamenin dayanaksızlığını gözler önüne sereceğiz.”