enflasyonemeklilikötvdövizakpchpmhp
DOLAR
44,8605
EURO
52,8877
ALTIN
7.005,83
BIST
14.587,93
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul
Çok Bulutlu
14°C
İstanbul
14°C
Çok Bulutlu
Cumartesi Çok Bulutlu
16°C
Pazar Az Bulutlu
17°C
Pazartesi Az Bulutlu
19°C
Salı Az Bulutlu
19°C

Gazze: Han Yunus’ta dört odalı evde 90 kişi yaşamak

Gazze: Han Yunus’ta dört odalı meskenlerinde 90 kişi yaşamak

Gazze: Han Yunus’ta dört odalı evde 90 kişi yaşamak
19.10.2023 11:00
2
A+
A-

Deirde Finnerty
BBC News

İsrail’in Gazze’ye yönelik hava hücumları başladığında, İrlanda vatandaşları İbrahim AlAgha ve eşi Hamida, uzun bir tatil için Gazze’de bulunuyordu.

Çift, Dublin’de doğan üç çocuklarını Gazze’deki akrabalarıyla tanıştırmak ve Filistin kültürünü onlara göstermek için bölgeye uçmuştu.

ama hayallerindeki büyük aile buluşmaları yerine patlamalar ve sığınaklara kaçışlarla karşı karşıya kaldılar.

İbrahim “Bitmeyen bir bombardımandı, meskenin sallanması bir türlü geçmiyordu” diye anlatıyor.

Hamas’ın İsrail’de 1.400’den fazla kişiyi öldürdüğü saldırısının akabinde İsrail de Gazze’yi bombalayarak en az 3 bin 300 kişiyi öldürdü.

İsrail, Gazze Şeridi’nin kuzeyinde yaşayan 1,1 milyon şahsa bölgenin güneyine gitmelerini söylediğinde İbrahim de ailesiyle birlikte Gazze kentindeki meskenlerini terk ederek güneyde, Han Yunus’taki ebeveynlerinin evine sığındı.

Kaçan diğer akrabaları ve arkadaşları da kendilerine katılınca dört odalı meskenin nüfusu 90’a çıktı.

İbrahim “Gelmek isteyen kimseyi geri çeviremezdim” diyor.

Dört odalı bir meskenlerinde 90 kişi yaşamak kolay değil. Her döşekte ikişer kişi, vardiyalar halinde uyuyor.

Mühendis olan İbrahim, pencerelerdeki camların patlamalarda kırılarak içeridekilere zarar vermesi ihtimaline karşı tedbir olarak pencereleri söktüğünü anlatıyor.

fakat besin, su ve elektrik erişimleri kısıtlandığı için evdekiler huzurlu değil.

“Uyandığımız andan uyuduğumuz ana kadar yalnızca hayatta kalmaya çabalıyoruz” diyor.

Evdekilerin bir kısmı her gün konserve yiyecek dağıtılan yerlerde bekliyor.

Komşularının odun fırınında ekmek yapma imkanları var ama azalan un ve su stokları nedeniyle günde fakat bir öğün yiyebiliyorlar.

Bu durum, onu beş yaşından küçük olan 30 çocuk için kolay değil.

“Sürekli su ve yemek istiyorlar. Elimizden geldiğince veriyoruz ama durum çok zor” diyor ve ekliyor:

“Biz büyükler olarak daha fazla dayanabiliyoruz, aç kalabiliyoruz ama çocuklar yemek istediğinde onlara hayır diyemiyoruz.”

İbrahim evdekilerin sıhhatinden telaş ediyor. Aralarında bir gebe kadın, bir de yakında ilaçlarının tükeneceğini söyleyen yaşlı bir şeker hastası adam var.

İçlerinden biri hastanelik olursa, onu hastaneye götüremeyeceklerini biliyorlar.

‘Oğlum çok endişeli’

İbrahim’in kendi çocukları da olaylardan derin şekilde etkilenmiş. Üç ve dört yaşlarındaki Omar ve Eileen her patlama sesinde korkuyor. İbrahim ve eşiyse onların dikkatini dağıtmak için oyunlar oynatmaya çalışıyor.

Geceleri de gürültüler onları yataklarından sıçratabiliyor.

İbrahim ailedeki en telaşlı kişinin ise 8 yaşındaki oğlu Sami’nin olduğunu, insansız hava araçları tarafından vurulmaktan korktuğunu söylüyor:

“Olan bitenleri anlıyor… Öfkemizi duyup hissedebiliyor ve nitekim telaşlı bir halde.”

Gazze’deki durum kötüleşirken İbrahim ve ailesi İrlanda’nın başşehri Dublin’e dönebilmek için teşebbüslerde bulundu.

Cumartesi günü “çok riskli” bir seyahati göze alarak, Gazze’den iki çıkış kapısından biri olan Refah’a gittiler.

Şimdi de, çatışmaların başından beri kapalı tutulan Refah Sınır Kapısı’nın hakikaten açılması durumunda, otomobillerinde oraya tekrar gidebilecek kadar yakıt kalıp kalmadığından emin değil.

“Umudumu kaybetmeye başlıyorum” diyor.

Gazze kentindeki El Ehli Hastanesi’nde yüzlerce kişinin vefatına yol açan atağın akabinde, evde kimsenin gözüne uyku girmediğini anlatıyor:

“Gerçekten hayatlarımızdan tasa ediyoruz. Hiçbir hudutları yok… herkes, her yer hedef alınabilir.

“Her gün işler daha da kötüleşiyor.”

 

ETİKETLER: , , ,
Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.