ABD’li yatırım bankası Goldman Sachs, Türk bankacılık sektörüne ilişkin yayımladığı değerlendirme raporunda Temmuz 2026 verileriyle kârlılığın ivme kaybettiğine ancak faiz makaslarındaki genişlemenin yakın dönem risklerini yönetilebilir kıldığına dikkat çekti.

Goldman Sachs analistlerinin BDDK ve TCMB verilerine dayanarak hazırladığı rapora göre, bankacılık sektörünün net kârı temmuz ayında bir önceki aya kıyasla yüzde 38 oranında geriledi.
1 Eylül tarihli rapora göre Haziran ayında yüzde 31,3 seviyesinde gerçekleşen sektörün ortalama özkaynak kârlılığı (ROE), Temmuz ayında yüzde 19,5 seviyesine çekildi.
Sektör genelindeki kârlılık kaybında faiz dışı diğer gelirlerdeki düşüş, artan faaliyet giderleri ile vergi ve diğer yükümlülüklerdeki yükseliş etkili oldu.
REKLAM
REKLAM
Rapordaki analize göre mülkiyet yapısına göre bakıldığında; özel bankalarda özkaynak kârlılığı Haziran’daki yüzde 30,2 seviyesinden Temmuz’da yüzde 10,3’e geriledi.
Kamu bankaları özkaynak kârlılığı Haziran’daki yüzde 25,4 seviyesinden Temmuz’da yüzde 14,5’e düştü.
Raporda açıklanan bu gerilemeye rağmen sektör kârlılığının, parasal sıkılaşma döngüsünün ilk safhalarında görülen dip seviyelerin üzerinde kalmaya devam ettiği vurgulandı.
Ağustos ayına ilişkin fonlama ve kredi dinamiklerini inceleyen Goldman Sachs, Türk lirası ticari kredi faizlerinin aylık bazda 0,1 puan, tüketici kredisi faizlerinin ise 0,4 puan arttığını aktardı.
REKLAM
REKLAM
Aynı dönemde TL mevduat maliyetlerinin 0,4 puan gerilemesiyle birlikte kredi-mevduat faiz makası genişlemeyi sürdürdü.
Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın Mart ayındaki geçici sıkılaşma adımlarının ardından ağustosta repo ihalelerine yeniden başlayarak efektif fonlama oranını yüzde 37 seviyesine çekmesinin, bankaların fonlama maliyetlerini düşürdüğü ve Net Faiz Marjı (NIM) toparlanmasını desteklediği ifade edildi.
Banka tavsiyeleri
Goldman Sachs analistleri, para politikasının gelecekteki patikası ve enflasyon seyrinin marjlar üzerinde belirleyici olmaya devam edeceğini öngörmekle birlikte, mevcut yayılma dinamiklerinin banka kârları üzerindeki baskıyı sınırlandıracağını belirtti.
REKLAM
REKLAM
Banka bazlı değerlendirmelerde ise şu görüşlere yer verildi:
Garanti BBVA (“Al”): Yapısal olarak güçlü fonlama yapısı ve toptan fonlamaya olan düşük bağımlılığı nedeniyle sektörde en çok tercih edilen hisse konumunu koruyor.
İş Bankası (“Al”): Benzerlerine göre sunduğu çarpan iskontosu ve orta vadede özkaynak kârlılığında yakalayabileceği yakınsama potansiyeli sebebiyle cazip bulunuyor.
Yapı Kredi & Akbank (“Nötr”): Faiz indirim sürecine ve düşen maliyetlere karşı yüksek hassasiyet taşımalarına karşın mevcut seviyelerde “Nötr” derecelendirmeyle izleniyor.