“Altılı Masa’ yahut ‘Millet İttifakı’ adayını açıklamadığı sürece yapılan hiçbir toplantının, açıklamanın, beyanın vatandaşın ruhuna dokunması mümkün değil!”

HaberTürk yazarı Sevilay Yılman, “Altılı Masa’ yahut ‘Millet İttifakı’ adayını açıklamadığı sürece yapılan hiçbir toplantının, açıklamanın, beyanın vatandaşın ruhuna dokunması mümkün değil!” değerlendirmesini yaptı. Millet İttifakı’nın açıkladığı Ortak Siyasetler Mutabakat Metni’nin kendisini heyecanlandırmadığını belirtti.
Yılman yazısında, “Nasıl bir mutabakat ve içeriğinde neler var?’ sorusuna dair pek bir şey yazmaya niyetim yok çünkü yazılan yazıldı ve hatta o gün toplam 240 sayfadan oluşan metin partilerin temsilcileri tarafından satır satır okundu salonda. Heyecanlanıp heyecanlanmadığımı merak ediyorsanız şayet karşılık vereyim: Hayır! Hiç heyecanlanmadım. Zira heyecanlandıracak sıra dışı hiçbir şey bulamadım ben o mutabakatta. Bildiğimiz, beklediğimiz ve olması gerekenler sıralanmıştı. Sürpriz yoktu yani… Ha, sıra dışı bir şeyler olsaydı farklı mı olurdu bendeki his? Olabilirdi ama sonuç şu ki: Olmadı. Bilakis hayal kırıklığı yaşadım. Mesela; ‘İstanbul Sözleşmesi’ gibi son derece değerli bir mukavelenin üzerine edilmiş tek bir cümle bile yoktu! Ya da ‘Kürt Problemi’nin tahliline dair ortak bir öneri… Ya da halkın en büyük sıkıntılarından biri olan başıboş sokak köpekleri probleminin nasıl hallolacağına dair radikal, net bir metot… Belli ki mutabakata varamamışlar bu bahislerde.” fikrini dile getirdi.
Yılman şu sözleri kullandı:
“Herhangi bir partinin holiganı olmayan sıradan vatandaşın, “Aday kim aday? Adayı önümüze koymadıktan sonra neye heyecan yapacağım, neye umut bağlayacağım?” Serzenişlerine de yerden göğe kadar katılıyorum! İster kabul edilsin ister edilmesin… Bu toprakların genetiğinde bir lider eşliğinde yürümek gibi bir gelenek vardır. Ve bu gelenek bundan ötürü da lideri belli olmayan bir oluşum ağzıyla kuş tutsa da toplumda istenilen beklentiyi yaratamaz! Hülasa “Altılı Masa” yahut “Millet İttifakı” adayını açıklamadığı sürece yapılan hiçbir toplantının, açıklamanın, beyanın vatandaşın ruhuna dokunması mümkün değil!”