Hablemitoğlu davasında yeni gelişme: Takipsizlik kararı kaldırıldı

Mahkeme, Necip Hablemitoğlu davasında suikaste dair ortaya çıkan görüntülerdeki kişilerin tespit edilmesine dair takipsizlik kararını ikinci kez kaldırdı. Hablemitoğlu ailesinin avukatı Ersan Barkın, “Yargılama sırasında bilirkişi raporlarıyla şüpheli oldukları sabit olan kişilerin kimliklerinin tespiti için tüm yolların denenmesi ve kişilerin tespitiyle mevcut sanıklarla bir iletişiminin saptanması gerekirken kovuşturmaya yer olmadığına ilişkin karar verilmesi kabul edilemezdi. Bu nedenle kararın sulh ceza hakimliğince kaldırılması Hablemitoğlu suikastine dair tüm şüpheli unsurların tespitini sağlaması açısından hayli olumludur” ifadelerini kullandı.
Veryansın’ın haberine göre, Ankara Üniversitesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Necip Hablemitoğlu’nun 18 Aralık 2002’de Ankara’daki evinin önünde öldürülmesine ilişkin davada yeni bir gelişme yaşandı. 2024 yılında bulunan Hablemitoğlu’nun son konferansının kaydı sonrasında takipsizlik kararı verilmişti. Ankara 9. Sulh Ceza Hakimliği, dosyadaki 30 Mayıs 2025 tarihli ikinci kovuşturmaya yer olmadığına ilişkin kararın kaldırılmasına hükmetti.
Hablemitoğlu ailesinin itirazını kabul eden mahkeme, geçtiğimiz günlerde meslekten istifa eden savcı Ergün’ün takipsizlik kararını “eksik soruşturmaya dayalı olarak verildiği için hukuka aykırı” olduğu gerekçesiyle kaldırdı.
Ailenin avukatı Ersan Barkın, kararı Veryansın Tv’ye yorumladı. Görüntülerdeki kişilerin kimlik tespitinin ve iletişimlerinin tespitinin hayati önemde olduğunu belirten Barkın, kovuşturmaya yer olmadığına ilişkin kararların “kabul edilemez” olduğunu vurguladı.
Barkın, şu ifadeleri kullandı:
“Yargılama sırasında bilirkişi raporlarıyla şüpheli oldukları sabit olan kişilerin kimliklerinin tespiti için tüm yolların denenmesi ve kişilerin tespitiyle mevcut sanıklarla bir iletişiminin saptanması gerekirken kovuşturmaya yer olmadığına ilişkin karar verilmesi kabul edilemezdi. Bu nedenle kararın sulh ceza hakimliğince kaldırılması Hablemitoğlu suikastine dair tüm şüpheli unsurların tespitini sağlaması açısından hayli olumludur.”