enflasyonemeklilikötvdövizakpchpmhp
DOLAR
45,3993
EURO
53,3549
ALTIN
6.859,04
BIST
14.779,93
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul
Parçalı Bulutlu
25°C
İstanbul
25°C
Parçalı Bulutlu
Çarşamba Parçalı Bulutlu
23°C
Perşembe Az Bulutlu
17°C
Cuma Parçalı Bulutlu
21°C
Cumartesi Az Bulutlu
23°C

Hakan Fidan: Savaşı sonlandırmak için yeterli istek ve niyet var

Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, ABD ile İran arasında devam eden müzakerelerde en önemli önceliğin ateşkesin sürmesi olduğunu belirterek, “Ateşkesin alternatifi, savaşa geri dönmek ve kimse bu senaryoyu tekrar yaşamak istemiyor. Çünkü şu anda tüm dünya …

Hakan Fidan: Savaşı sonlandırmak için yeterli istek ve niyet var
13.05.2026 01:30
0
A+
A-

Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, ABD ile İran arasında devam eden müzakerelerde en önemli önceliğin ateşkesin sürmesi olduğunu belirterek, “Ateşkesin alternatifi, savaşa geri dönmek ve kimse bu senaryoyu tekrar yaşamak istemiyor. Çünkü şu anda tüm dünya ekonomisi ve enerji güvenliği, bu savaş nedeniyle zarar görüyor” dedi. Fidan, savaşı sonlandırmak için yeterli istek ve niyet olduğunu söyledi.

Bakan Fidan, Katar’ın Al Jazeera kanalında yayınlanan ve Resul Serdar Ataş’ın sorularını yanıtladığı röportajda, gündeme yönelik açıklamalarda bulundu.

Fidan, ABD ile İran arasındaki ateşkes görüşmelerine ilişkin, en acil önceliğin; ateşkesin devam etmesi olduğunu ve buna odaklandıklarını belirterek, “Ateşkesin alternatifi, savaşa geri dönmek ve kimse bu senaryoyu tekrar yaşamak istemiyor. Çünkü şu anda tüm dünya ekonomisi ve enerji güvenliği, bu savaş nedeniyle zarar görüyor” ifadelerini kullandı.

Herkesin bu savaşın müzakere edilen bir çözüm ile sonlanmasını umduğunu söyleyen Fidan, müzakere sürecinin inişli çıkışlı ilerlediğini ancak bunun müzakerelerinin doğası olduğunu belirtti. Fidan, müzakerelerdeki son anlaşmazlığın da bu sürecin bir parçası olduğuna işaret ederek, müzakerelerin devam edeceğini dile getirdi.

ABD tarafının, İran’ın teklifini reddettiğini ancak önerilerin her zaman yeniden müzakere ve ifade edildiğini aktaran Fidan, arabulucular ya da öneri sunan tarafların, kendi ifadelerini ve konumlarını gözden geçirebileceğini, “yeni, kabul edilebilir bir ifade” kullanmanın mümkün olduğunu vurguladı.

Fidan, Türkiye’nin ABD ile İran arasındaki müzakerelerdeki rolüne ilişkin, Türkiye’nin 2010’dan bu yana arabuluculuk süreçlerinde rol almaya çalıştığını, bu müzakerelerin Pakistan tarafından çok iyi şekilde yürütüldüğünü ifade etti.

ABD, İran ve bölge ülkeleriyle iletişimdeyiz

Türkiye’nin, Katar dahil bölge ülkeleriyle birlikte rolünün, arabuluculuk için elinden gelenin en iyisini yapan Pakistan’a olabildiğince yardım etmek olduğunu söyleyen Fidan, iki tarafla ve kendi aralarında iletişimi sürdürdüklerini dile getirdi.

Fidan, bu süreçte bazen en zor durumun, müzakerenin tıkanması olduğunu ve yaratıcı fikirler arandığını aktararak, tarafların ve arabulucunun bazen bu fikirleri bulamadığını ve bu durumda dışarıdan güvenilir ortaklara ihtiyaç duyulduğunu anlattı.

Taraflarla doğrudan görüşülmesinin yanı sıra bölge ülkeleri olarak kendi aralarında da görüştüklerini belirten Fidan, bunun en başta bölge için çok önemli olduğunu, bu nedenle bölge ülkelerinin müzakere sürecine destek vermek için ellerinden geleni yaptığını söyledi.

Fidan, bölge ülkelerinin müzakere sürecine yaklaşımına ilişkin zaman zaman bazı küçük çatışmaların yaşandığını ve son zamanlarda ne yazık ki Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) ve bazı diğer ülkelerin saldırıya uğradığını hatırlattı.

Genel olarak ateşkesin şu anda sürdüğüne işaret eden Fidan, bölge ülkeleri arasında anlamlı iletişim ve danışma süreçlerinin işlediğini belirtti. Fidan, Mısır ve Ürdün dahil olmak üzere, bölgedeki tüm ülkelerin müzakere sürecinde ne durumda olunduğuna ve devam eden bu sürece daha iyi nasıl katkı verilebileceğine dair birbiriyle konuştuğunu aktardı.

Türkiye ile Katar arasında ABD-İran müzakerelerine dair koordinasyona ilişkin, Türkiye’nin çok şey yaptığını ve Katar’ın çalışma şeklinin de Türkiye’nin yıllardır yaptığına çok benzediğini dile getiren Fidan, “Aslında arabuluculuk işlerindeki koordinasyonumuz 10 yıldan fazla bir süredir devam ediyor. Bölgesel bir kriz nerede olursa olsun, Türk-Katar koordinasyonu ve ortak çabası oradadır.” dedi.

Katar’ın çalışma şeklini gerçekten takdir ettiklerini vurgulayan Fidan, Katar Emiri Temim bin Hamed Al Sani ile Katar Başbakanı ve Dışişleri Bakanı Muhammed bin Abdurrahman Al Sani’nin övgü peşinde değil, somut bir sonuç peşinde olduğunun altını çizdi.

Fidan, “Biz de böyle çalışıyoruz çünkü nihayetinde görmek istediğimiz şey, herhangi bir sorunun sonudur. Bu sefer, Körfez sorunu var. Geçen sefer, başka bir şey vardı. Diğer seferinde, Libya’da başka bir sorun vardı. Yani mükemmel bir koordinasyonumuz var.” ifadelerini kullandı.

“Türkiye, Hürmüz Boğazı’na çok bağımlı değil”

Diplomasinin başarısız olması ve tarafların tekrar savaşa girmesi halinde bir dizi senaryo olduğuna ve hangi senaryonun gerçekleşeceğine bağlı olarak farklı sonuçlarla karşılaşılabileceğine işaret eden Fidan, enerji ve enerji güvenliği açısından Türkiye’nin Hürmüz Boğazı’na çok bağımlı olmadığını vurguladı.

Fidan, “Orta Asya’dan, İran’dan, Rusya’dan ve Azerbaycan’dan Türkiye’ye petrol ve doğal gaz getiren 3 büyük boru hattı var. Enerjimizi gemilerle taşımadığımız için enerji güvenliği açısından etkilenmiyoruz” değerlendirmesinde bulundu.

“Büyük çoğunluğun kabul etmeyeceği yeni bir düzenleme, çatışma kaynağı olabilir”

Fidan, çoğunluğun görmek istediğini desteklediklerini, savaştan önceki statükonun herkesin memnun olduğu bir durum olduğunu belirterek, şöyle devam etti:

“Dolayısıyla büyük çoğunluk tarafından kabul edilmeyebilecek yeni bir düzenleme getirmek, yeni bir çatışma kaynağı olabilir. Bunu istemiyoruz çünkü bu, diğer gerilim noktaları veya düğüm noktaları için örnek teşkil edebilir ve dünya ekonomisi bunu kolayca kaldıramaz. Bu nedenle savaştan önce olduğu gibi tüm gemilerin serbest geçişini görmek istiyoruz.”

ABD ile İran arasında anlaşma sağlanması halinde Türkiye’nin ne tür katkılar ve mekanizmalar sunabileceğine ve Hürmüz Boğazı’nın mayınlardan temizlenmesinde bir rol oynayıp oynamayacağına ilişkin soru üzerine Fidan, herhangi bir mekanizma önermediklerini, Hürmüz Boğazı’ndaki sorunları ele alacak bir mekanizma oluşturmaya yönelik bazı önerileri yanıtladıklarını aktardı.

Fidan, sorunların farklı tanımları ve çözümleri olduğuna değinerek, bu fikirlerin görüşülmesi gerektiğini, Fransa ve İngiltere’nin farklı girişimlerde bulunduğunu, daha sonra bu girişimlerin birleştiğini hatırlattı.

“İran-ABD’nin görüşmeleri olumlu sonuçlandırmalarını umuyorum”

Bu süreçte görüşmelere katıldıklarını, fikirleri ve teklifleri gördüklerini anlatan Fidan, “İran ve ABD’nin görüşmelerini olumlu bir şekilde sonuçlandırmalarını, bir uzlaşma ve anlaşmaya varmalarını umuyorum. Sonrasında ek bir desteğe ihtiyaç duyulursa biz de orada olabiliriz. Ancak herhangi bir anlaşma ya da diplomatik bir sonuç olmadan katılımımızın anlamlı ya da olumlu olmayacağını düşünüyorum” diye konuştu.

Fidan, ABD ve İran’a barışçıl çözüm yönündeki tavsiyesine ilişkin tarafların 20 yıldan fazla süredir nükleer meseleyi görüştüğünü ve savaşın ana kaynağının da bu konu olduğunu vurgulayarak, geçen yıla kadar tarafların sıcak savaştan kaçındığını dile getirdi.

“Savaşı sonlandırmak için yeterli istek ve niyet var”

Sıcak savaşın gerçekleşmesinin ardından en kötüsüne şahit olduklarına işaret eden Fidan, şunları söyledi:

“İsrail’in provokasyonuyla İran ile ABD arasında tam ölçekli bir savaş. Artık tarafların tecrübe edeceği bir şey kaldığını düşünmüyorum. Bence artık durup, sadece ilgili iki ülkeyi değil, tüm dünyayı etkileyen bu soruna gerçek bir çözüm bulma zamanı geldi. Savaşı sonlandırmak ve taraflar arasında normal hayata dönmek için yeterli istek ve niyet var, bu iki taraftan alınan izlenim.”

Fidan, taraflar arasındaki durumun tırmanma eğiliminde olmasıyla hem dünya ekonomisi hem de bölgesel istikrar açısından daha fazla trajedinin ve olumsuzluğun ortaya çıkma riski bulunduğuna dikkati çekerek, “Sonuç olarak her iki tarafın da kalıcı bir çözüme ulaşmayı başarabileceğini düşünüyoruz” dedi.

ABD ve İran’ın anlaşmaya varamaması durumunda, bunun etkilerinin yeni bir bölgesel düzen oluşturup oluşturamayacağıyla ilgili soruya Fidan, “Evet oluşturabilir. Bu, son 30 yıldaki savaşlardan, terörizmden, istikrarsızlıktan, işgallerden ve bölgemizde yaşanan her şeyden acı dersler çıkaran bölgesel ülkelerle savaştan önce bile tartıştığımız bir konu. Bence bölgesel kapasite, gerçekten yaratıcı fikirler üretmek ve bunları uygulamak için yeterince olgunlaştı.” yanıtını verdi.

ETİKETLER: , , , ,
Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.