enflasyonemeklilikötvdövizakpchpmhp
DOLAR
46,1111
EURO
53,2217
ALTIN
6.416,01
BIST
13.860,59
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul
Az Bulutlu
25°C
İstanbul
25°C
Az Bulutlu
Çarşamba Açık
26°C
Perşembe Açık
27°C
Cuma Az Bulutlu
27°C
Cumartesi Hafif Yağmurlu
22°C

Hatay’da yüksek lisans tezi hayat kurtardı: Lifli karbon polimerleri güçlendirilen bina zelzelede yıkılmadı

Hatay’da yüksek lisans tezi hayat kurtardı: Lifli karbon polimerleri güçlendirilen bina sarsıntıda yıkılmadı

Hatay’da yüksek lisans tezi hayat kurtardı: Lifli karbon polimerleri güçlendirilen bina zelzelede yıkılmadı
21.02.2023 10:33
25
A+
A-

Hatay’da 2009 yılında akademisyenler tarafından güçlendirme çalışması yapılan bina sarsıntıda yıkılmadı. Prof. Dr. Güney Özcebe, liderliğinde bir grup, bir yüksek lisans tezinde dile getirilen prosedürü uyguladı, binayı yıkmadan, binada oturanların taşınmasına gerek olmadan karbon fiberlerle güçlendirdi.

Antakya’daki 9 katlı betonarme binada lifli karbon polimerleri ile yapılan güçlendirme, tuğla dolgu duvarların da yapı içerisinde yük taşıyıcı elemanlar olarak kullanılmalarını sağladı. Bina hem içeriden hem de dışarıdan güçlendirildi.

Eski binada 14 yıl önce yapılan güçlendirme projesinin yürütücüsü TED Üniversitesi Mühendislik Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Güney Özcebe projenin nasıl geliştiğini Gazete Duvar’dan Ogün Akkaya’ya anlattı.

1999 zelzelesinden sonra meydana gelen büyük yıkım sonrasında ‘Ne yapabiliriz?’ sorusuyla harekete geçildiğini söyleyen Özcebe, projenin başlangıcını “Aftan affa büyüyen, nasıl büyüdüğü belli olmayan denetimsiz yapılar ve o yapılarda yanlışlı imalatlar gündeme geliyordu. Bu yapılar altında insanlar kalmasın, insanlara gayrimenkulleri mezar olmasın diye bir gayret içinde olduk. Arkadaşlarım Orta Doğu Teknik Üniversitesi’nde çok ter döktüler ve sonunda bir ürün ortaya çıktı” dedi.

Özcebe şunları kaydetti:

“Temel amaçladığı insanları konutlarından çıkarmadan, mümkün olduğu kadar onları yerlerinde tutarak binalarını can güvenliklerini sağlayabilecek bir performans seviyesine çekmekti. Bu çok çok önemli bir emeldi. Zira siz bir binayı güçlendirmek için bina sakinlerini ‘Sen git sekiz on ay bir yerde otur. Ben senin binanı güçlendireceğim’ derseniz bunu yapmaya ne güç kâfi ne de imkân. 99 tane izin gerekiyordu tek tek aştık. Antakya’da olağan kaidelerde göçme arifesine gelmiş bir binayı içindeki sakinlerini çıkarmadan hatta onlarla vakit geçirerek onardık. Zelzelede binanın içindeki bütün insanlar kurtuldu. Bu da benim mesleksel hayatımda en üst seviye içimi rahat ettiren muvaffakiyetim olmuştur. Binadaki her bir kişinin bugün sağlıklı olarak hayata tutunması bir akademisyenin alabileceği en büyük ödüldür.

Bina çok sistemsiz bir binaydı. İçeriden betonarme döküm süreçler yapılamayacağı için içerideki bütün kesimleri, taşıyıcı duruma getirebilmek için tuğla duvarlarını bir betonarme duvar aynıi kullanabilmek için lifli karbon polimerleri kullanarak güçlendirilmesini sağladık. Duvarların zelzelede çatlayıp, patlayıp dökülmemesini, yük taşımasını sağladık. Binanın dışından da güçlendirme sürecine destek verdik. İçerideki taşıyıcı duvarları sarsıntıya karşı dirençli, güçlü hale getirebilmek için karbon nanofiber kullandık. O yıllarda bu teknoloji çok değerliydi. Bir ekip çalışmasıyla binayı ayakta tuttuk. Proje yalnızca bir binada gerçekleşti. Bizim maksadımız bu işin yapılabileceğini göstermekti”

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.